Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4795 K.2025/5436
9. Hukuk Dairesi 2025/4795 E. , 2025/5436 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2314 E., 2025/161 K.
DAVA TARİHİ : 05.05.2021
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; miktar itibarıyla kesin olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 29.01.2025 tarihli karar ile istinafa konu edilen miktar karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 15.04.2025 tarihli ek karar ile; kararın kesin olarak verildiği gerekçesiyle temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.04.2025 tarihli ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiştir.
Dairemizin 12.10.2022 tarihli ve 2022/11990 Esas, 2022/12180 Karar sayılı ilâmı ile; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davalı vekilinin kararı istinaf ettiğini belirtmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi dosyayı Yargıtaya gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine iade etmek yerine, yetkisiz olarak dosyayı inceleyerek 29.01.2025 tarihli karar ile istinaf başvurusunun kesinlik sebebiyle usulden reddine, bu karara yönelik temyiz başvurusunun da 15.04.2025 tarihli ek karar ile kesinlik nedeniyle reddine karar vermiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) “Bozmaya Uyma veya Direnme” başlıklı 373. maddesine göre Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren İlk Derece Mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneği de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir. 6100 sayılı Kanun'un 373/4 hükmü uyarınca Yargıtayın bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Açıklanan yasal düzenlemeye göre, bozma sonrası verilen 11.07.2023 tarihli İlk Derece Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması mümkün değildir. Somut olayda ise, Bölge Adliye Mahkemesince bozma sonrası karara ilişkin olarak ikinci kez istinaf incelemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Kanun'un açık hükmü hilafına, bozma sonrası ikinci kez istinaf incelemesi yapılması hatalıdır.
Açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin yetkisiz olarak verdiği 29.01.2025 tarihli asıl ve 15.04.2025 tarihli ek kararların ortadan kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesine sunulan kanun yoluna başvurma dilekçesi temyiz dilekçesi olarak nitelendirilerek yapılan incelemede, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı Hastanede çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenmeyen ücret farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın husumetten reddi gerektiğini, davacıya nakil bildiriminde yer alan yevmiyeye göre ücretin ödendiğini, devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan dolayı davalı Bakanlığın sorumluluğunun bulunmadığını, davacının ödenmeyen alacağı bulunmadığını, davacı tarafça talep edilen faizin başlangıç tarihi ile türüne de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece; İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu doğrultusunda talep aşımı yapılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını,
2. Davacının talebinin yürürlükteki mevzuat ile toplu iş sözleşmesine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; İlk Derece Mahkemesince taleple bağlılık ilkesine uygun şekilde karar verilip verilmediğine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesince yetkisiz olan verilen 29.01.2025 tarihli ve 2023/2314 Esas, 2025/161 Karar sayılı asıl kararı ile 15.04.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.