Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4875 K.2025/5293
9. Hukuk Dairesi 2025/4875 E. , 2025/5293 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/231 E., 2024/319 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... (Bakanlık) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekili davacı Şirketler arasında imzalanan sözleşme ile kurulan adi ortaklığın dava dışı Şirket tarafından açılan ihaleyi kazandığını, davalı Sendika tarafından adi ortaklığa ait işletmede toplu iş sözleşmesi imzalamak amacıyla yetki tespit başvurusu yapıldığını, davalı Bakanlıkça diğer davalı Posta ........................ İşçileri Sendikasının (Sendika) yetkili olduğunun tespiti üzerine müvekkili Şirketlerce söz konusu olumlu yetki tespitinin iptali için açılan davanın reddine hükmedildiğini, bu kararın kesinleşmesinin akabinde davalı Sendika tarafından müvekkili Şirketlere .............. Noterliğince düzenlenen 28.12.2022 tarihli ve 15620 yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, bu ihtarnamede yalnızca toplu iş sözleşmesi teklifininin dilekçe ekinde sunulduğunun belirtildiğini ve ekinde toplu iş sözleşmesi taslağının bulunduğunu, ihtarnamede görüşmeye davet, çağrı veya benzeri bir beyan yer almadığını, davalı Sendika tarafından 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 46. maddesine uygun şekilde çağrı yapmadığını ileri sürerek davalı Sendikanın yetki belgesinin hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; 6356 sayılı Kanun'un 46. maddesinde toplu görüşmeye çağrıya ilişkin şekil şartı belirtilmediğini, bu nedenle çağrı şeklinin toplu iş sözleşmesi sürecinin devam etmesinin önünde bir engel teşkil etmeyeceğini, Kurum işleminde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını ve diğer iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalı, davaya cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin19.10.2023 tarihli kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 14.03.2024 tarihli kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı Sendika tarafından davacılara 6356 sayılı Kanun'un 46/1 hükmünde belirtilen toplu görüşme çağrısının yapılmadığı, yetki belgesinin hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde: 6356 sayılı Kanun'un 45. maddesinde toplu görüşmeye çağrıya ilişkin şekil şartı belirtilmediğini, çağrı şeklinin toplu iş sözleşmesi sürecinin devam etmesinin önünde bir engel teşkil etmeyeceği değerlendirilerek dava konusu yetki belgesinin düzenlendiğini, bu durumda müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, Bakanlıkça yapılan işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yetki belgesinin hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.