Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3010 K.2025/5208

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3010 📋 K. 2025/5208 📅 19.06.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/3010 E.  ,  2025/5208 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/4214 E., 2024/3970 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/569 E., 2023/141 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... bünyesinde hizmet alımı sözleşmesi kapsamında alt işveren işçisi olarak çalışmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında davalı İdarede sürekli işçi kadrosuna atandığını, kadroya geçiş sırasında davacı ile davalı arasında yapılan bireysel iş sözleşmesinde aylık ücretin, asgari ücretin belli bir yüzde fazlası olarak düzenlendiğini; ancak davalı tarafça söz konusu yüzdelik kısmın uygulanmayıp ücretlerin eksik ödendiğini ileri sürerek fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye, fark ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, işçilerin 01.01.2018 tarihinde almakta oldukları günlük çıplak ücretlerine %4 oranında zam yapıldığını, davacının ücretinin 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerek bu ücrete %4 zam uygulanmadığını, 2018 yılı ücretinin korunarak %4 oranında zam yapıldığını, davacının ücretinin düşürülmesinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ve davalı Kurum arasında sürekli işçi kadrosuna geçenlere özgü yapılan tip belirsiz süreli iş sözleşmesinin ücrete ilişkin düzenlemesine göre davacının ücretinin geçişin yapıldığı 02.04.2018 tarihinden itibaren, asgari ücretin belli bir yüzde fazlası olarak olarak tespit edildiğinin anlaşıldığı, 01.01.2019 tarihinden itibaren ise önceki ücretine %4 zam uygulanmak suretiyle ücret ödenmeye başlandığı, bilirkişi raporunda hesaplama dönemi ve yönteminde bir hata bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda arabuluculuk başvuru tarihine kadar hesaplama yapılmışsa da iş sözleşmesinde ücretin ayın 15’i ile takip eden ayın 14’ü arasını içerdiği, bu hâli ile davacının 15.01.2021-14.02.2021 tarihleri arası ücreti henüz muaccel olmadığından hesaplamanın 14.01.2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) yapılması gerekirken 28.01.2021 tarihine kadar yapılmasının hatalı olduğu, diğer yandan davanın, kısmi dava olarak açıldığı, faiz türü ve başlangıcının davacı tarafından sınırlandırıldığı ve özellikle de dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz talep edildiği hâlde tüm alacaklara talep aşılacak şekilde arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalı olduğu gibi ikramiye alacağına talep gibi mevduat faizini aşmamak suretiyle yasal faiz işletilmesi gerekirken tüm miktara mevduat faizi işletilmesi, ulusal bayram ve genel tatil alacağı yönünden dava edilen miktara mevduat faizi, ıslah edilen miktara ise mevduat faizini geçmemek üzere yasal faize hükmedilmesi gerekirken hatalı şekilde faiz başlangıç ve türünün belirlenmesinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükümü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının ücretinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre belirlendiğini, Bakanlığın genel uygulamasının hukuka uygun olduğunu,
2. Davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretin esas alınmasını, bir yandan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını, bu durumda işçilere hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın yapılması gibi (çifte zam) bir durum oluşacağını ve ücretlerin fâhiş bir hâl alacağını,
3. Davacının ücretinin düşürülmediğini, davacının ücretinin 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerek bu ücrete %4 oranında ücret zammı uygulanmadığını, davacının 2018 yılı ücreti korunarak bu ücret üzerine %4 oranında ücret zammı yapıldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile talep edilen fark ücret alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı hususlarındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.