Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3363 K.2025/5155
9. Hukuk Dairesi 2025/3363 E. , 2025/5155 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2218 E., 2024/2399 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/324 E., 2024/344 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 27.03.2020 tarihinde davalı İdare ile imzalamış olduğu belirsiz süreli iş sözleşmesi ile sürekli işçi kadrosunda temizlik görevlisi olarak istihdam edildiğini, ancak müvekkilinin hiçbir zaman temizlik görevlisi olarak çalışmadığını, 27.03.2020- 27.03.2022 tarihleri arasında 2 yıl süreyle kesintisiz olarak acil servis sekreteryasında veri kayıt personeli olarak çalıştığını, davalı İdarenin müvekkiline tebliğ ettiği yazı ile muvafakati alınmadan iş sözleşmesinde esaslı değişiklik yaparak vasıfsız bir iş olan temizlik görevlisi olarak çalıştırmaya başladığını, müvekkilinin üyesi olduğu Sendika ile İdare arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmü uyarınca müvekkilinin vasıfsız bir işte çalıştırılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek temizlik görevlisi olarak görevlendirilmesine ilişkin kararın iptali ile iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesine uygun mahiyette veri kayıt görevlisi olarak vasıflı bir işte görevlendirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargıda açılması gerektiğini, davacının belirsiz süreli iş sözleşmesi ile 27.03.2020 tarihinde göreve başlatıldığını, davacının personel mevzuatına uygun şekilde asli görevi dışında herhangi bir işte çalıştırılmadığını, hâlen asli görevine devam etmekte olduğunu, bu nedenle davanın haksız ve mesnetsiz olarak açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Mahkemesi kararı ile uyuşmazlıkta adli yargının görevli olduğunun belirlendiği, davacının davalı Bakanlığa bağlı ...................... Devlet Hastanesinde her ne kadar temizlik görevlisi olarak istihdam edildiği bildirilmiş ise de davacının davalı işyerinde göreve başladığı 27.03.2020 tarihinden 27.03.2022 tarihine kadar belirsiz süreli iş sözleşmesi ile 2 yıl boyunca acil servis sekreteryasında veri kayıt personeli olarak çalıştığı, davacı işçi, davalı tarafından temizlik işlerini yapmak üzere görevlendirilmiş ise de toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmündeki "Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız bir işte çalıştırılamazlar." düzenlemesi gereğince davacının talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre davacının .............. Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 18.03.2020 tarihli ve 83/25 sayılı kararına istinaden açıktan İzmir İl Sağlık Müdürlüğü ... Devlet Hastanesine atandığı, 27.03.2020 tarihinde göreve başladığı, davacının yaklaşık 2 yıl acil servis sekreterliğinde 2-3 ay kadar da poliklinik sekreterliğinde çalıştığının işyeri kayıtları ve tanık anlatımlarından anlaşıldığı, davacının özlük dosyasındaki görevlendirme evraklarına göre de 1 yıldan uzun süreli şekilde veri kayıt elemanı olarak çalıştığının görüldüğü, buna göre toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmüne göre davacının talebinin yerinde olduğu, ancak işçinin hangi işyerinde hangi işte çalışacağı konusundaki yönetim hakkının işverene ait olduğu, işvereni bu konuda değişiklik yapmaya zorlayacak ve yönetim hakkına müdahalede bulunulmasını gerektirecek bir hükmün mevzuatımızda bulunmadığı hususları dikkate alındığında işverence yapılan görevlendirmenin hukuka aykırılığının tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Taleplerinin yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunun tespiti olduğunu, bu nedenle mevcut olmayan bir eda talebi varmış gibi karar tesis edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu,
b. Bölge Adliye Mahkemesince davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak tespit hükmü kurulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu,
b. Davacının personel mevzuatına uygun şekilde asli görevi dışında herhangi bir işte çalıştırılmadığını,
c. Sürekli işçi kadrosuna kendi iradesi ile temizlik hizmetleri görevi için başvuran davacının temizlik görevi dışında başka bir işkolunda çalışma talebinin haklı veya geçerli hiçbir yasal mazereti bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının temizlik işinde görevlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunun tespiti istemine ve vekâlet ücretine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesinde, davalı işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmüne dayanılarak davacının vasıfsız bir işte çalıştırılmasının mümkün olmadığı belirtilerek vasıfsız işte görevlendirilmesine ilişkin işlemin iptali ile daha önce yapmakta olduğu bilgi veri kayıt görevlisi olarak vasıflı bir işte görevlendirilmesini talep ettiği görülmektedir. Sözü edilen talebe ilişkin olarak işverenin yönetim hakkına müdahale teşkil edecek şekilde icrai nitelikte bir karar verilemeyeceği dikkate alındığında; davacının talebi, işverenin 15.09.2021 tarihli görevlendirmesinin hukuka aykırı olduğunun tespitine ilişkindir.
Bu bağlamda değerlendirme yapıldığında; Bölge Adliye Mahkemesince, toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmü gereğince davacının temizlik işinde görevlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunun tespitine, diğer taleplerin davalının yönetim hakkında değişiklik yapmaya zorlayacak ve yönetim hakkına müdahalede bulunulmasını gerektirecek bir hükmün mevzuatta bulunmadığından reddine; reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, işverence yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu; ancak işverenin yönetim hakkına müdahale teşkil edecek şekilde icrai nitelikte bir karar verilemeyeceğinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de bu durumda yapılması gereken davanın kabulü ile 15.09.2021 tarihli işveren işleminin hukuka aykırı olduğunun tespitine karar verilmesinden ibarettir. Bu husus gözetilmeden, davacının taleplerinin ayrı ve müstakil bir talep ve dava konusu olarak değerlendirilip, dava kısmen reddedilerek davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
3. Ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297/2 hükmüne göre hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm yerinde "Toplu İş Sözleşmesinin 29/d maddesi gereğince ... " şeklinde gerekçeye dair açıklama yazılması da hatalıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı tarafın tüm, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasında yer alan "Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE," ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "Davanın KABULÜNE," ibaresinin yazılması,
Hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine "1- Davacının temizlik işinde görevlendirilmesine ilişkin 15.09.2021 tarihli ve E-22447147-929 sayılı işlemin hukuka aykırı olduğunun tespitine," ibaresinin yazılması,
Hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "2-Davacının TİS 29/d hükmü gereğince daha önce yapmakta olduğu bilgi işlem-veri kayıt veyahut da aynı vasıfta işleri yapmakla görevlendirilme talebinin ise REDDİNE," ibaresinin hükümden tamamen çıkartılması,
Hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinde yer alan "7-Davanın reddedilen kısmı yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T göre 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin hükümden tamamen çıkartılması,
Hüküm fıkrasından çıkartılan (2) ve (7) numaralı bentlerden sonra gelen bent numaralarının buna göre devam ettirilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
Davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.