Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/9135 K.2023/3447

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2021/9135 📋 K. 2023/3447 📅 19.06.2023

1. Hukuk Dairesi         2021/9135 E.  ,  2023/3447 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi, ... köyü 143 parsel sayılı taşınmazda hisse sahibi olduğunu, ... kızı ...'in ... 1. Kadastro Mahkemesinin (1956/358 E.) 1997/9 E. ve 2002/360 K. sayılı dosyasının 30/09/1963 tarihli duruşmasında kendisine düşen hissenin 20 dönümünü ... oğlu ...'e sattığını, 10 dönümünü müvekkillerin murisi ... oğlu ...'a sattığını ve geriye kalan kısmını da ... oğlu ...'a hibe ettiğini beyan ettiğini ve tapuya bu şekliyle tescil yapılmasını talep ettiğini, zilyetliğini de devrettiğini, halen müvekkillerinin kullandığını, ancak ... 1. Kadastro Mahkemesinin 1979 Esas ve 2002/360 Karar sayılı kararında satın alınan tarlanın müvekkillerinin murisi ... adına değil de ... adına tapuya kayıt ve tescil edildiğini, ...'in mirasçısız olarak vefat ettiğini ve mirasçının mirasının Devlete geçtiğini, davalı ... adına tapuda yaklaşık 50.803,20 m² yer düştüğünü, müvekkillerinin murisinin almış olduğu yerin ise 10 dönüm olduğunu, tapuda ... kızı ... (...)'in ... ilçesi, ... köyünün tapuda 143 parselde kayıtlı taşınmazda kendisine düşen hissenin 10.000 m²'sinin tapu kaydının iptaline ve müvekkillerin miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...'in mirasçısı bulunmadığından husumet Hazine'ye yöneltilmiş, davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 2011/220 E.-2014/185 K. sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2018/5610 Esas - 2019/2820 Karar sayılı kararıyla "Davacılar ... ve arkadaşları, çekişmeli 143 parsel sayılı taşınmazın tapu maliklerinden... payına düşen 10000 metrekare yüz ölçümündeki bölümünün, muris ... tarafından satın alındığını öne sürerek, taşınmazın bu bölümünün tapu kaydının iptali ile ... mirasçıları adlarına tapuya tescili isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece, 112 ada 1 (eski 143) parsel sayılı taşınmaz hakkında ... 1. Kadastro Mahkemesi’nin 1997/9 Esas sayılı dava dosyasının 30.09.1963 tarihli 34. oturumunda, tapu kayıt maliklarinden...’nin taşınmazın davaya konu 10 dönümünü davacılar muris ...’a sattığını ve zilyetliğini devrettiğini beyan ettiği ve taşınmaz bölümünün ...tarafından kullanıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dosyanın incelenmesinde, çekişmeli 143 parsel sayılı (yeni 112 ada 1) taşınmazın kadastro çalışması sırasında mera vasfıyla sınırlandırıldığı, ancak kişilerce ileri sürülen tapu kayıtlarının sınırları belirlenemediğinden Kadastro Mahkemesince belirlenmesi gerektiği belirtilmek suretiyle malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tutanağın Kadastro Mahkemesine aktarıldığı ve ... 1. Kadastro Mahkemesi’nin 1997/9 Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalan 722050 metrekarelik kısmının... ve diğer tapu malikleri adlarına hükmen tescil edildiği anlaşılmaktadır. Ancak davacıların murisi ..., taşınmaza uygulanan tapu kaydının maliki yada mirasçısı değildir. Ayrıca Kadastro Mahkemesinde görülen davada taraf olmasına rağmen, çekişmeli taşınmaz bölümünün adına tescili talebinde bulunmamış ve tapu maliki olan Hüsne'nin payını satın aldığını da ileri sürmemiştir. Öte yandan, davacılar tarafından, taşınmaza uygulanan tapu kaydının malikleri arasında, taşınmazın taksim edildiği iddia ve ispat da edilmemiştir. Kadastro tespitinden sonraki devir ve temlik Tapu Sicil Müdürlüğü’nde mümkün olup, tapu kayıt maliki Hüsne tarafından böyle bir devir ve temlik de yapılmamıştır. Yine taşınmazın davacıların murise devredildiği ileri sürülen 10000 metrekare yüzölçümündeki bölümünün taşınmazın zeminde neresine tekabül ettiği belli olmadığı gibi, tapu maliki Hüsne payına ne kadar tekabül ettiği de belli değildir. Hal böyle olunca, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğu" gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar murisi ...'ın Kadastro Mahkemesinde görülen davanın tarafı olmasına rağmen çekişmeli taşınmaz bölümünün adına tescili talebinde bulunmamış olması ve tapu maliki olan Hüsne'nin payını satın aldığını da ileri sürmemiş olması, davacılar tarafından taşınmaza uygulanan tapu kaydının malikleri arasında taşınmazın taksim edildiği iddia ve ispat da edilmemiş olması, muris ...'ın taşınmaza uygulanan tapu kaydının maliki ya da mirasçısı olmaması nedenleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; 713/6 gereğince Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde; “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüz ölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla davada uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesindeki sebeplerin varlığı halinde mümkündür.
2 Kadastro sonucu 112 ada 1 parsel (eski 143 parsel) sayılı taşınmaz 1270080/16511040 hissesinin ... (...) adına hükmen 05.01.2004 tarihinde tescil edilmiştir.
3. Temyizen incelenen karar, bozma kararına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin, yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
19/06/2023 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.