Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4179 K.2025/4694
9. Hukuk Dairesi 2025/4179 E. , 2025/4694 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/271 E., 2024/1624 K.
DAVA TARİHİ : 23.06.2016
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.03.2015 tarihinde davalı Şirketin ... metro inşaatı işinde 2.750,00 USD aylık ücretle kaynakçı ustası olarak işe başladığını, işyerinde üç öğün yemek, servis ve barınma imkânının olduğunu, işyerinde çalışmanın 12’şer saatlik iki vardiya hâlinde yapıldığını, 06.30-19.00 arasında çalıştığını, barındığı yerin işyerine uzaklığı nedeni ile günde 1,5 saat yolda geçirdiğini, işyerinde cuma günleri tatil olmasına rağmen ayda 2 hafta tatilinde çalıştığını, yine millî ve dinî bayramlarda da çalışmasına rağmen yapılan bu çalışmaların karşılıklarının ödenmediğini, çalışma şartlarının çok ağır olması, iyileştirilmemesi ve yasal haklarının ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesini zorunlu olarak 01.04.2016 tarihinde feshettiğini, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle fesih ettiği hâlde kıdem tazminatı ve diğer alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 06.03.2015 tarihi itibarıyla davalı Şirketin taahhüdü altında bulunan ve ...’da yürütülen ... projesi kapsamında, davalı ile davacı arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmesi uyarınca 3.604,50 TL aylık ücret ile kaynakçı olarak çalışmaya başladığını, 30.03.2016 tarihinde iş sözleşmesine son verdiğini, şantiyede gündüz vardiyasının 06.30-18.30 ve gece vardiyasının ise 18.30-06.30 saatleri arasında olduğunu, 12 saatlik vardiyaların içerisinde 1 saatlik yemek molasının ve vardiyaya göre vakit namazları için 30’ar dakikalık iki molanın olduğunu, davacıya barınma için tahsis edilen yerin şantiye alanına 17 km uzaklıkta bulunduğunu, 20-30 dakikada şantiyeye ulaşıldığını, servis aracı ile ulaşımın sağlandığını, davacının aylık ücretinin ... sınırları içerisinde bulanan bankaya yatırıldığını, davacının yaptığı tüm fazla çalışma ve hafta tatili çalışmalarının karşılığının davacıya ödendiğini, dinî ve resmî bayramlarda personelin kabulü durumunda çalışma yapıldığını ve karşılığının ödendiğini, davacının iş sözleşmesini eşinin rahatsızlığı sebebi ile feshettiğini, fesih tarihinden fiilî olarak işten ayrıldığı güne kadar olan ücretlerinin ve diğer alacaklarının kendisine ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesinin 13.07.2020 tarihli kararı ile; dosyaya sunulan davacının imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma ve hafta tatili tahakkukları bulunmakta ise de bunun, davacının aylık temel ücret tutarı olduğu anlaşılan net 2.750,00 USD’nin bölünmesi suretiyle gösterilen tutarlardan ibaret olduğu, tanık beyanları doğrultusunda davacının çalıştığı dönemde bilirkişi raporunda belirlenen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının mevcut bulunduğu ancak karşılıklarının ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı, davacının iş sözleşmesini eşinin rahatsızlığı özel nedenini bildirerek istifa suretiyle sona erdirdiği, yanı sıra iradesinin fesada uğratıldığı, baskı altında kaldığı yönünde de bir iddia ileri sürmediği gerekçeleriyle ve 11.03.2020 tarihli bilirkişi ek raporundaki hesaplamalara dayanılarak davacının kıdem tazminatı talebinin reddi ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli kararı ile; dava dilekçesinde fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin ödenmemesinden dolayı iş sözleşmesinin haklı nedenle işçi tarafından feshedildiği beyan edilmiş ise de davacının eşinin rahatsızlığı nedeniyle istifa ettiğine dair dilekçenin mevcut olması ve iradesinin fesada uğratıldığının ispat edilememesi nedeniyle kıdem tazminatı talebinin reddinin yerinde olduğu, ücret bordrolarında fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkukları bulunmasına karşın hep aynı net tutarın ödenmesinin bordro hilesi yapıldığını ortaya koyduğu, bordrolarda ödenen 2.750,00 USD'nin davacının temel ücreti olduğu, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun açıklamalı ve gerekçeli olduğu ve hesaplamaların yerinde bulunduğu, yanı sıra yabancı para borcuna uygulanacak faizin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesinde düzenlenmiş olduğu, dava konusu fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücret alacaklarının yabancı parayla tahsili talep edildiğinden, bu alacağa 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca, ''Devlet Bankalarınca Amerikan Doları üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faize'' hükmedilmesi gerekirken mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 23.11.2023 tarihli kararı ile; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yerinde görülmediği belirtilerek davacı işçinin, davalı Şirketin ... metro inşaatı şantiyesinde 10.03.2015 ile 01.04.2016 tarihleri arasında çalışmış olduğu, taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmesinin 2. maddesinde; işverenin çalışılan ülkedeki çalışma düzenini gösterir belgeyi hazırlayarak işçiye vereceği, işveren tarafından işçiye verilen belge ile çalışılan ülke mevzuatı arasında farklılık olması hâlinde işverenin işçiye verdiği belgeyi uygulamak zorunda olduğunun kararlaştırıldığı, sözleşmenin ekinde bulunan taraflarca imzalı “yurt dışı hizmet akdi eki” başlıklı belgede davacının aylık 26 güne ilişkin çalışma süresinin 208 saat olarak düzenlendiği, bu düzenleme 4857 sayılı İş Kanunu’nda yer alan haftalık 45 saatlik çalışmanın üzerinin fazla çalışmayı oluşturacağına dair nispi emredici nitelikteki hükme aykırı olamayacağından; fazla çalışmanın haftalık 45 saatin üzerindeki çalışma olarak kabul edilerek tanık beyanlarına göre davacının haftalık 19,5 saat fazla çalıştığı sonucuna ulaşılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak sözü edilen belge içeriğine göre aylık ücretin günlük 8 saatlik çalışmanın karşılığı olmakla, haftalık 45 saatin üzerindeki 3 saatlik fazla çalışmanın da kararlaştırılan aylık ücretin içinde bulunduğu, bu husus gözetilmeden fazla çalışma ücretinin hesaplanmasının hatalı olduğu, ayrıca davacının ayda 2 hafta tatilinde çalıştığının kabul edilmesi yerinde ise de dosyada bulunan Türkçeye çevrili ve davacı imzalı Temmuz ve Ağustos 2015 aylarına ilişkin ücret bordrolarındaki hafta tatili ücreti tahakkuklarının, hafta tatili alacağından mahsup edilmeden karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 23.11.2023 tarihli bozma kararına uyulmak suretiyle gerçekleştirilen yargılamada alınan bilirkişi raporundaki fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacaklarına ilişkin yeniden yapılan hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması sebebiyle uyuşmazlığa uygulanacak hukukun 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümleri gereğince belirlenmesi gerektiğini, iş sözleşmesinde açıkça hukuk seçimi yapıldığını, mutad işyeri hukukunun ... hukuku olduğunu, ödemelerin riyal üzerinden ... bankasına yapıldığını, bu nedenle yabancılık unsuru göz ardı edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,
2. İş sözleşmesinde fazla çalışma dâhil aylık ücret belirlenmesi hâlinde kararlaştırılan fazla çalışma süresinin ayrıştırılarak işçilik alacaklarına esas alınacak temel ücretin tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmediğini,
3. Hesaplamalarda davacının yurda giriş çıkış kayıtlarının da hiçbir şekilde göz önünde bulundurulmadığını,
4. Ücret bordrolarında yer alan tahakkukların mahsup edilmediğini,
5. Davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca işçilik alacağına ilişkin taleplerini dolar kuru üzerinden talep etmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının hesaplanması ile karşılığının ödenip ödenmediğine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.