Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4101 K.2025/4793
9. Hukuk Dairesi 2025/4101 E. , 2025/4793 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/268 E., 2024/435 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerlerinde değişik alt işverenlerde 11.01.2003-31.08.2018 tarihleri arasında fasılasız açma ve kesme personeli olarak çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, ihale sözleşmesi gereği asgari ücretin %60 fazlası ücret ödenmesi gerekirken ücretin ve buna göre bir kısım işçilik alacaklarının eksik ödendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile yeni iş arama izni ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ücret farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirketin işçisi olmadığını, çalıştığı işverenler ile müvekkili Şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının işverenine işin anahtar teslimi olarak verildiğini, derdestlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının ücretinin imzalı bordro karşılığı ödendiğini, alt işverenin işçilerine asgari ücretin %60 fazlası ile ücret ödeneceği yönündeki düzenlemenin ihale dönemi başlangıcında hizmet alım sözleşmesinde yer aldığını, sonraki tarihlerde asgari ücretin %60 fazlasının ödeneceği yönünde bir düzenleme olmadığını, davacının her ihale dönemi sonrası ihaleyi yeni alan işverende yeni iş sözleşmeleri ile çalıştığını, daha önce çalıştığı işverenin ücreti üzerinden ücret ödenmesi ve ücretin güncellenmesi yönündeki talebinin dayanağının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere talep ve dava konusu yapılan bir kısım alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının işvereni şirketlere davanın ihbar edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 12.12.2022 tarihli kararı ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dosya kapsamında; davacının ücretinin artırılacağına ilişkin bir iş sözleşmesi bulunmadığı, ancak ihbar olunan ....Tic. Ltd. Şti. (... Şirketi) tarafından davacının imzasının yer aldığı 07.11.2017 tarihli iş sözleşmesinin sunulduğu ve bu sözleşmede davacının ücretinin de belirlendiği, Mahkemece bu iş sözleşmesi ile ilgili herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığının anlaşıldığı, öncelikle dava konusu döneme ilişkin davalı Şirketin alt işveren şirketlerle yaptığı hizmet alım sözleşmelerinin ve teknik şartnamelerin temin edilmesi; ayrıca 07.11.2017 tarihli iş sözleşmesinin imza ve içeriğinin davacıya sorulması, imzayı inkâr etmesi hâlinde imza incelemesi yapılması, dosyadaki eksiklikler giderildikten sonra; davacının düşürülmeden önceki en son ücreti, sonraki dönemler için asgari olarak sabit şekilde ödenmesi gereken ücret miktarı olarak kabul edilerek yeni ihalede asgari ücretle bağlantıda daha düşük bir katsayı belirlendiğinde yeni ihale ile belirlenen ücretin de altına düşmemek kaydıyla, asgari ücretle bağlantısı kesilen önceki ücretin uygulanmasına devam edilmesi, 07.11.2017 tarihli iş sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edilmesi hâlinde ise bu sözleşme döneminde, iş sözleşmesindeki ücreti dikkate alınarak davacının fark alacak hesabının yapılması gerektiği, bunun yerine ödenmesi gereken ücret miktarının, her dönem için o döneme ait asgari ücret esas alınarak “brüt asgari ücret+asgari ücretin fazlası” şeklinde kabul edilerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunda,; davacının 2017 döneminden önceki dönemde bordrolarının bulunması fakat sözleşme olmaması nedeniyle Yargıtay kararında belirtilen asgari ücretin %60 fazla anlaşmasının nerede kesildiğinin tespit edilemediği, ancak davacının son sözleşmesinde ücreti asgari ücretin üzerinde 1.982,00 TL olarak belirlendiğinden bu dönem ve sonrası ile önceki dönemler açısından ücret farkının çıkmadığı, davacının son ücretinin asgari ücret olduğu ancak 2015 yılında davacının fark ücret alacağının bulunduğu, davacının 2016 yılına ilişkin bordroları ve sözleşmesi sunulmadığından 2016 yılına ilişkin ücreti asgari ücret olarak esas alınarak ücret farkının buna göre hesaplandığının belirtildiği, davacının ödenmeyen ücret farkı, hafta tatili ücreti ve fazla çalışma ücreti alacakları olduğundan iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve bu nedenle kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davanın husumetten, zamanaşımından ve hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini,
2. Davacının ücretlerinin eksiksiz olarak ödendiğini,
3. Davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın kapsamı ve mahiyetine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ücretin tespiti ve alacakların hesaplanmasına ilişkindir.
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; sunulan tüm hizmet alım sözleşmeleri ve teknik şartnamelerde işçilere ödenecek ücrete ilişkin bir belirlemenin bulunmadığı, bordroların incelenmesinden davacının ücretinin 15.07.2013 tarihine kadar davacının iddia ettiği gibi asgari ücretin %60 fazlası olarak tahakkuk ettirildiği, davacının ... Şirketi ile yapılan 07.11.2017 tarihli iş sözleşmesinde ücretinin 1.982,00 TL aylık brüt olarak kararlaştırıldığının görüldüğü belirtilmiştir.
Dairemizin bozma ilâmı; "İhale şartname veya sözleşmesinde belirlenen ücretin etkisi ile ilgili olarak Dairemizce yapılan değerlendirmede; işçinin ihale ile belirlenen ücreti talep edebileceği, ancak bu ücretin asgari ücretle irtibatlandırılması durumunda, sonraki ihalede asgari ücretle bağlantı kurulmadığı takdirde ihalenin bitimi ile bu bağlantının kesileceği kabul edilmiştir. Diğer yandan, yeni ihalede asgari ücretle bağlantıda daha düşük bir katsayının belirlenmesi durumunda ise 4857 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi uyarınca bu ücretin altına düşmemek kaydıyla, asgari ücretle bağlantısı kesilen önceki ücretin uygulanmasına devam edilmelidir." şeklinde olup ücretin tespitinde her ihale döneminin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, asgari ücretle irtibatlandırmanın bulunduğu ihalenin süresi sona erdikten sonra yeni ihalede asgari ücretle bir bağlantı kurulmadığında artık önceki ihalenin oranının uygulanmasına devam edilemeyeceği belirtilmiştir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunun ücretin tespitine ilişkin tablosu incelendiğinde; 01.01.2015 tarihinden sonrası için de asgari ücretin %60 fazlasını hesaplamaya devam edildiği, 01.01.2016-31.12.2016 tarihleri arası dönem için ise bordro olmadığı belirtilerek 01.01.2017 tarihine kadar (davacının fark ücret talebi olmasına rağmen) asgari ücretin %60 fazlasıyla hesap edilen ücretin tamamının alacak olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. Mahkemece bu bilirkişi raporu hükme esas alınmış olup ancak önceki karar davacı tarafından istinaf edilmediğinden davalının usuli kazanılmış hakkı gözetilerek ilk hükümdeki miktarlara göre karar verilmiştir.
Bu hâliyle Mahkemece bozma gereği yerine getirilmemiş olup bilirkişi raporundaki hatalı hesaplama esas alınarak hüküm kurulması isabetsizdir. Ayrıca 01.08.2015-31.10.2017 dönemine ilişkin bir kısım ücret bordrolarının dosya kapsamında mevcut olmadığı anlaşılmakta olup söz konusu bordrolar getirtilmeden hesaplama yapılması bir başka hatalı yöndür.
Bu açıklamalara göre dosya kapsamındaki ihale sözleşmeleri ve şartnamelerde işçilerin ücretine ilişkin düzenleme bulunmaması karşısında ücret tespitinde izlenmesi gereken yol şöyledir: Davacının ücretinin 17.07.2013-31.07.2015 ihale döneminde fiilen asgari ücretin %60 fazlası olarak ödendiği sabittir. Sonraki ihale dönemi bakımından, aksine bir şartname veya iş sözleşmesi de bulunmadığı da dikkate alındığında önceki ücret miktarının sabit tutulması ve rakamsal olarak korunması gerektiği açıktır. Bu nedenle 01.08.2015-31.10.2017 ihale dönemi için davacıya ödenmesi gereken ücret, önceki ücret düşürülmeksizin (sabit tutularak) belirlenmelidir. Bir diğer ifade ile önceki sabit ücretin, 2016 ve 2017 yıllarına ait asgari ücretin altında kalmadığı da dikkate alındığında, davacıya 01.08.2015-31.10.2017 döneminde rakamsal olarak ödenmesi gereken ücret miktarı, önceki ücret miktarı ile aynıdır. Buna göre, söz konusu dönem bakımından dosyaya getirtilecek bordrolar da değerlendirilmek suretiyle suretiyle davacının fark ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı tespit edilmelidir. İş sözleşmesi bulunan 07.11.2017 tarihinden sonraki dönem bakımından ise bu tarihten itibaren sözleşme süresinin sonuna kadar iş sözleşmesinde kararlaştırılan ücret esas alınarak varsa bu ücret miktarı üzerinden fark alacakların hesaplanmalıdır.
Mahkemece bozmaya aykırı şekilde eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.