Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2042 K.2025/4787

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2042 📋 K. 2025/4787 📅 22.05.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/2042 E.  ,  2025/4787 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2821 E., 2024/1931 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 35. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/137 E., 2023/398 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkete ait .. isimli ve yönetim kurulu ve iştigal konusu aynı olan (aile şirketi) ... ....ve Tic. AŞ'ye ait .. ve .. isimli gemilerin yönetimi ve işletilmesi amacıyla 01.11.2015-14.03.2019 tarihleri arasında Designated Person Ashore (DPA) olarak hizmet verdiğini, müvekkilinin üç farklı gemiye vermiş olduğu hizmetin karşılığı olarak aynı kişi tarafından ödeme yapıldığını, yapılan ödemelerin hangi gemiye verilen hizmet karşılığı olduğunun müvekkili tarafından tutulan cari hesap dökümlerinden görüleceğini, müvekkilinin verdiği hizmet karşılığı bedeli davalı Şirketten alamadığını, yapılmış ödemelerin verilen hizmetlerin karşılığına yeterli olmadığını, müvekkilinin alacağının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1352/1-(ı) hükmü gereği deniz alacağı olduğunu ileri sürerek hizmet alacağının davalı Şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili Şirket arasında ticari bir ilişki bulunmadığından ileri sürülen taleplerin yargılamasının ticaret mahkemesinde görülemeyeceğini, davacının vermiş olduğu hizmet için kararlaştırılan ücretin müvekkili Şirket tarafından ödendiğini, davacının müvekkili Şirkete ait Derin isimli gemi için DPA hizmeti verdiğini, davacının dava dışı diğer Şirket ve gemilerle ilgili iddialarını kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) 10.07.2020 tarihli ve 2019/365 Esas, 2020/130 Karar sayılı görevsizlik kararı ile İstanbul 35. İş Mahkemesine tevzi edilen dosyada da görevsizlik kararı verilmesi üzerine yargı yeri belirlenmek üzere dosyanın gönderildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 31.01.2022 tarihli ve 2021/1126 Esas, 2022/180 Karar sayılı kararı ile İstanbul 35. İş Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
2. Yargı yeri olarak belirlenen İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı donatan Şirkete ait Derin gemisinde DPA yetkilisi olarak görev ve hizmette bulunduğu, ayrıca aynı donatan Şirket yönetimi/ortakları ile aynı iştigaldeki aile/grup şirketi olan... ve Tic. AŞ'ye ait Azize ve Halide isimli gemilere de DPA hizmetini verdiği, dosyada bulunan üst yetkili ve mevzuat düzenleyici resmi mercinin "Bir DPA en fazla 7 gemiden sorumlu olabilir." açık bildiriminde bulunduğu, davacının 3 gemiye hizmet verdiği, iddiasını ispatla yükümlü davacının davalı ile aralarında anlaştığı ücretten başkaca ek ücrete hak kazandığına dair iddiasını ispat edemediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının Derin isimli gemiye yaptığı hizmetin karşılığını alamadığını, ek ücret değil bu gemiye ilişkin hiç ücret alamadığını, Azize ve Halide isimli gemiler için ödenen ücretlerin bu gemi için karıştırılmaması gerektiğini,
2. Gerek bilirkişi raporuyla gerekse davalı tarafın ikrarı ile davacının davalı Şirkete DPA olarak hizmet verdiği sabitken dosyada emsal ücret araştırması yapılmamasının hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından davacının piyasa koşullarındaki rayiç ücretinin saptanması ve alacağının hesaplanması gerekirken Mahkemece alacağın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının talep ettiği alacağa hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.