Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2253 K.2025/4603

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2253 📋 K. 2025/4603 📅 20.05.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/2253 E.  ,  2025/4603 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/648 E., 2024/2290 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/25 E., 2022/244 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2011-2016 yılları arasında Ö.... ve Tic. AŞ'ye ait .... Koleji olarak bilinen işyerinde sözleşmeli öğretmenlik yaptığını, söz konusu okulun 2016 yılının Temmuz ayında gerçekleşen darbe girişimi sonrasında .. iltisaklı olduğu kabul edilerek kapatıldığını, müvekkili davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) işten ayrılışa ilişkin kodun, Kanun Hükmünde Kararnameyle ayrılışa ilişkin kod 36 olarak bildirildiğini, SGK kayıtlarına düşen bu kod ile müvekkilinin çalışmak için Türkiye İş Kurumuna başvuru yapamadığını ve iş hayatından dışlanmış şekilde hayatını idame ettirmeye çalıştığını, müvekkilinin yardımcı öğretmen olarak çalıştığı bu okulda herhangi bir topluluğa aidiyet duymadan, salt geçimini sağlamak ve idealindeki mesleğin icrasını sağlamak adına çalıştığını, kendisinin herhangi terör ya da diğer suçlarla iltisaklı herhangi bir cemiyetin ya da cemaatin üyesi ya da sempatizanı olmadığını ileri sürerek SGK işten ayrılış sebebinin "işyerinin kapanması olarak" ya da mahkemenin resen uygun göreceği şekilde değiştirilerek düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın beş yıldan uzun süre geçtikten sonra açıldığını, yasal süresinde açılmayan davanın öncelikle bu nedenle; hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, kod değişikliğine ilişkin davanın açılmasından önce davacı tarafça müvekkili Kuruma yazılı başvuru yapılması ve ret cevabı verilmesi hâlinde bu davanın ikame edilmesi gerektiğini, ancak böyle bir başvuru yapılmadığından davanın bu yönüyle de reddi gerektiğini, çıkış kodlarının SGK tarafından resen düzenlenmediğini, çıkışı yapılacak personele ilişkin olarak müvekkili Kuruma bildirim yapılıp bunun üzerine de bildirilen koddan çıkış işlemlerinin gerçekleştirildiğini, dolayısıyla huzurdaki davada husumetin müvekkili Kuruma yönlendirilmesinin hatalı olduğunu, husumet yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacının çalıştığı sırada bu kurumun 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (667 sayılı KHK) gereğince kapatıldığı, davacının işten ayrılış bildirgesinde ayrılış kodunun 36 olarak belirtildiği, bu kodun davalı Kurumun kendi iç düzenlemelerine göre Olağanüstü Hâl - Kanun Hükmünde Kararname (KHK) olarak belirtildiği, davalı Kurumun kendi iç düzenlemelerine göre KHK ile kapatılan kurumlarda çalışanların işten ayrılış bildirgelerinde bu kodun verilmesinin zorunlu olduğu, davacının çalıştığı işyeri de 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlardan olmakla işten ayrılış bildirgesinde belirtilen 36 kodunun doğru olarak gösterildiği, davalı Kurumca işten ayrılış bildirgesinde hangi kodların verileceğine ilişkin düzenlemenin idari bir tasarruf olduğu ve bu tasarruf idari yargıda iptal edilmediği sürece KHK ile kapatılan kurumlarda çalışanların işten ayrılış bildirgelerinde bu kodun uygulanmasının gerektiği, dolayısıyla davacının işten ayrılış kodunun doğru olarak belirlendiği anlaşılmakla Kurum işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve saysısı belirtilen kararı ile; SGK Başkanlığının 2016/16 sayılı Genelgesi'nin "İşyerlerinin 5510 Sayılı Kanun Kapsamından Çıkarılması" başlıklı 1. maddesinde 667 Sayılı KHK ekindeki listede yer alan işyerleri ile ilgili "...KHK nedeniyle işyerinin kapatılması" seçeneği kullanılarak kanun kapsamından çıkış işleminin yapılacağı, KHK'larda bulunmayan işyerleri ile ilgili valiliklerin olağanüstü hâl birimlerince kapatılmasına karar verilen işyerleri hakkında valilikçe bildirilen tarih itibarı ile işyerlerinin kanun kapsamından çıkarılacağının belirtildiği, 2016/16 Sayılı Genelge'nin "İşten Ayrılış Bildirgesi İşlemleri" başlıklı 2. maddesinde "667 sayılı KHK’da sayılan işyerlerinde 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi çalışan sigortalıların işyerlerinin kapatılması nedeniyle iş akitleri 23/7/2016 tarihinden itibaren fesh edilmiş sayılacağından işten ayrılış tarihi 23/7/2016, 668 sayılı KHK’da sayılan işyerlerinde çalışan sigortalılar için işten ayrılış tarihi 27/7/2016 olarak dikkate alınacaktır. Bu sigortalıların işten ayrılış bildirgesi ünitelerce re’sen düzenlenecek olup işten ayrılış nedeni olarak “36-OHAL/KHK” kodu kullanılacaktır..." düzenlemesinin Danıştay 5. Dairesinin 24.06.2021 tarihli ve 2018/1062 Esas, 2021/2295 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği ve kararın kesinleştiği, OHAL KHK'sı ile kapatılan davacının işvereni Şirketin ihyasının mümkün bulunmadığı, ayrıca değiştirilmesi istenen kodun işveren tarafından değil doğrudan Kurum tarafından sicile işlendiği, bu kapsamda husumetin doğru yöneltildiği, davacının işten çıkış kodu terör örgütü ile iltisakı nedeni ile kapatılan işyerlerinde çalışan işçilerin işten çıkışlarında kullanılan kod 36 olduğundan, bu kodun çalışma hayatında olumsuzluklara yol açabileceği diğer taraftan dosya kapsamınca yapılan araştırmalar neticesinde davacının terör örgütü ile iltisak ve irtibatını gösterir delil, bu kapsamda davacı hakkında açılan soruşturma ya da kovuşturma dosyasının bulunmadığı, dolayısıyla terör örgütü ile tespit edilmiş bir bağlantısı bulunmayan davacının salt işten çıkış kodu nedeniyle maddi ve manevi zarara uğraması hakkaniyete uymayacağından davacının talebinin kabulü gerektiği, ancak gerek davacı vekilinin beyanından gerekse de Kurumun cevabi müzekkeresinden anlaşıldığı üzere karar istinaf edildikten sonra davacının talebi Kurumca düzeltilmiş olduğu ve davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmiştir. V. TEMYİZ
Davalı vekili temyiz başvurusunda;
1. Davacının başvurusu üzerine işten ayrılış kodunun düzeltildiğini, müvekkili Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini ve aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, başvuru hâlinde kararın düzeltilebileceğini ve davanın açılmasına müvekkili Kurumun sebebiyet vermediğini,
2. Davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının çalıştığını belirttiği ... Koleji olarak bilinen işyerinin .. ile iltisaklı olması nedeniyle kapatıldığını, Kurumun herhangi bir tasarrufu bulunmadığını, ayrıca Kurumun davacının terör örgütüyle bağlantısının bulunup bulunmadığını araştırma görevi olmadığını,
3. Yapılan Kurum işleminde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini beyanla ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, işten çıkış kodunun hatalı olduğunun tespitine ilişkin davada husumet, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti konularına ilişkindir.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru zorunluluğu" kenar başlıklı 4/1 hükmü şöyledir:
"31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan başvuruya altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz."
Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, 667 sayılı KHK ile kapatılan Kurumda çalıştığından işten ayrılış bildirgesindeki çıkış kodunun değiştirilmesi istemli davada SGK'ya husumet yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak yukarıda yer verilen yasal düzenleme dikkate alındığında davacının bu hususta herhangi başvuru yapmadan dava açtığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca davalı Kurumun dava açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyecektir. Bu durumda davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma sebebidir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin (5), (6) ve (8) numaralı bentlerinin hükümden çıkartılarak yerlerine; "5-Davacı tarafından ilk derece yargılamasında yapılan 15,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,", "6-Davacı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına", "8-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 133,00 TL istinaf giderinin davacı üzerinde bırakılmasına" bentlerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.