Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/1645 K.2025/4375

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1645 📋 K. 2025/4375 📅 14.05.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/1645 E.  ,  2025/4375 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3242 E., 2024/4206 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/309 E., 2024/426 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 06.03.2008 tarihinden itibaren davalı nezdinde Coğrafi Bilgi Sistemleri Müdürlüğünde müdür olarak çalışmakta iken 06.03.2024 tarihli dilekçesi ile iş sözleşmesinin emeklilikten kaynaklı olarak sonlandırılması için talepte bulunduğunu, 2024 yılı Mart ayı içerisinde emekli olduğunu, emeklilik sebebi ile kıdem tazminatı ödendiğini ancak herhangi bir ihbar tazminatı ödemesi yapılmadığını, 2024 yılı Nisan ayından itibaren emeklilik sebebi ile işten ayrılan işçilere ise ihbar tazminatı ödendiğini, işyeri uygulaması hâline gelen emeklilikte ihbar tazminatı uygulamasından müvekkilinin mahrum bırakıldığını ileri sürerek ihbar tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş sözleşmesinin müvekkili tarafından feshedilmeyip davacının emekliliği nedeniyle sona erdiğini, bu nedenle ihbar tazminatı ödemesi yapılmadığını, haksız ve hukuksuz bir uygulama bulunmadığını, varlığı belli şartların gerçekleşmesi ile vücut bulan kıdem ve ihbar tazminatı gibi edimlerin işyeri uygulaması kapsamında sayılmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; iş sözleşmesini haklı olarak fesheden tarafın ihbar tazminatı talebinde bulunamayacağı, haklı bir neden olmaksızın ve ihbar süresi tanımaksızın iş sözleşmesini fesheden tarafın diğer tarafa ödemesi gereken bir tazminat olan ihbar tazminatının işyeri uygulaması olduğu ileri sürülerek talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacının da kabulünde olduğu üzere kendisinin emekli olarak iş sözleşmesini feshettiği, bundan dolayı ihbar tazminatı talebinin yerinde olmadığı, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanabilmek için yasada belirtilen şartların oluşması gerektiği, bu şartlar oluşmadan davalı tarafın yönetim hakkı kapsamında diğer işçilere kıdem ya da ihbar tazminatı ödemiş olmasının işyeri uygulaması olduğu anlamına gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının işverene yaptığı başvuru sonucunda emeklilik nedeni ile işten çıkışının yapıldığının taraflar arasında tartışma dışı olduğu, taraflar arasında iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirilmesine ilişkin bir sözleşme de bulunmadığı, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle işçi tarafından feshi hâlinde ihbar tazminatı ödenmesinin yasaya aykırı olduğu, davalı işverence birkaç işçiye hatalı olarak ihbar tazminatı ödenmesinin işyeri uygulamasının varlığını ortaya koymayacağı, nitekim davalı işveren ile dava dışı işçi arasında bu yönde farklı koşulların oluşmuş olabileceğini, hatalı ödeme durumunun çalışmış olan ve hâlen çalışmaya devam eden tüm işçiler bakımından hak bahşetmeyeceği, her feshin iddia ile savunma kapsamında ve kendi içindeki delil durumuna göre değerlendirilmesi gerektiği, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedilmeyip bizzat davacı tarafından emeklilik nedeniyle feshedilmesi karşısında İlk Derece Mahkemesince davacının ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği (aynı yönde Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2023/4745 Esas ve 2023/7513 Karar sayılı kararı) gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Kararın eksik araştırma ve incelemeye dayalı, haksız ve hukuka aykırı olduğunu,
2. Müvekkilinden önce emeklilik sebebiyle işyerinden ayrılan ve ihbar tazminatı alan işçiler bulunduğunu, davalı işyerinde işyeri uygulaması hâline gelen emeklilikte ihbar tazminatı uygulaması hakkından müvekkilinin mahrum bırakıldığını,
3. Dosyaya bildirilen ve ibraz edilen delillerin toplanmadığını, tanıklarının dinlemediğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının ihbar tazminatı alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.