Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/943 K.2025/3881
9. Hukuk Dairesi 2025/943 E. , 2025/3881 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2309 E., 2024/1961 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. İş Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 10.05.2024
SAYISI : 2022/696 E., 2024/407 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2024 tarihli ek kararı ile; davacının istinaf başvurusunun, kararın kararın kesin olarak verildiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Asıl kararın ve 10.05.2024 tarihli ek kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; inceleme konusu dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde temyizde duruşmaya tâbi davalar arasında belirtilmediğinden duruşma isteminin reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin %82 oranında fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, Nisan 2018 tarihinde kadroya geçiş sonrasında ise 9 ay boyunca davalı işyeri kayıtlarında görüleceği üzere yine davacının temel ücretinin asgari ücretin 1.82 katı olarak ödendiğini, Ocak 2019 tarihinden itibaren ise davacı işçinin ücretinde tek taraflı indirime gidilmek suretiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri ve Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası ile Öz Sağlık İş Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmeleri hükümlerine aykırı olarak davalı tarafından davacının ücretlerinin eksik ödendiğini iddia ederek fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye ve taşıt yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, dosyaya sunulduğu üzere davacı ile yapılan belirsiz süreli iş sözleşmesinin ücrete ilişkin maddesinde oran kısmının boş olduğunu, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, yanı sıra İstanbul ilinde sağlık çalışanlarının 2020 yılında pandemi dönemi nedeniyle başlayan toplu taşımadan ücretsiz yararlanma haklarının sonraki dönemde de devam ettiğini, Nisan 2020-Haziran 2021 ve 01.10.2021-30.06.2022 tarihleri arasında uygulandığını, ayrıca davacıya toplu iş sözleşmeleri kapsamında yol yardımının düzenlemelere uygun şekilde ödendiğini, talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sürekli işçi kadrosuna geçtiği 02.04.2018 tarihinden daha önce hizmet alım sözleşmeleri kapsamındaki çalışmaları nedeniyle asgari ücretle irtibatlandırılan ücret uygulamasının sona erdiği, ... ile imzalanan bireysel iş sözleşmesinde ücret kısmının boş bırakıldığı, miktar belirtilmediği, bu hâliyle işvereni bağlayıcı bir ücret hükmü bulunmadığı, davacının ilk kadroya geçişte ücretinin hizmet alım sözleşmesi döneminde almış olduğu ücret üzerinden ödenmiş olmasının sonraki dönemler yönünden de aynı şekilde ödenmesini gerektirmediği, zira işvereni ücret artışı yapmakla yükümlü kılan bir düzenleme bulunmadığı, davacının fark ücret taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2024 tarihli ek kararı ile; davacının istinaf başvurusunun, kararın kararın kesin olarak verildiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin davanın miktar itibari ile kesin olduğuna ilişkin kararının yerinde olmadığı belirtilerek işin esasına ilişkin olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava dilekçesindeki taleplerinin Mahkemelerce tam anlaşılamamış olduğunu, eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını,
2. Uzman raporunun dikkate alınmadığını, bilirkişilerin görevlerini ihmal ettiklerini, taleplerine rağmen bilirkişilerin celseye davet edilmediklerini,
3. Mahkemeye erişim hakkının, mülkiyet hakkının, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini,
4. Davacının temyiz giderlerini ödeyebilecek durumda olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret alacakları ile yol yardımı alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçen işçilerin geçiş aşamasındaki ücretlerinin tespiti ile bireysel iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün ileriye etkisine ilişkin ilke ve esaslar, Dairemizin 03.05.2023 tarihli ve 2023/3001 Esas, 2023/6593 Karar sayılı kararında açıklanmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.