Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/906 K.2025/3713
9. Hukuk Dairesi 2025/906 E. , 2025/3713 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2337 E., 2024/2461 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/134 E., 2024/471 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2010 yılı Mayıs ayında işe başladığını, son aylık ücretinin net 7.200,00 TL olduğunu, ayrıca 315,00 TL civarında yemek ödemesi yapıldığını ancak ücretinin düşük gösterildiğini, müvekkilinin iş sözleşmesinin 09.01.2017 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olarak bildirimsiz feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 05.10.2010 tarihinde işe girdiğini, 06.01.2017 tarihinde de şirket kuracağını söyleyerek istifa ettiğini, istifa etmesi nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davacının son aylık ücretinin brüt 2.395,20 TL olduğunu, ödemelerin banka yoluyla yapıldığını, davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 05.10.2010-09.01.2017 tarihleri arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, fesih tarihinde aylık net 6.850,00 TL ücret aldığı, yemek sosyal yardımından yararlandığı, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek bir şekilde sona erdiğini ispat külfetinin davalı işverende olduğu, davalı tarafça cevap dilekçesinde davacının istifa ettiği ileri sürülmüş ise de istifayı gösterir bir belge sunulmadığı, dinlenen davalı tanığının beyanları da dikkate alındığında davalının istifa savunmasına itibar edilemeyeceği, iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan işverence tazminatsız ve bildirimsiz olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yıllık ücretli izin alacağı bulunduğu, haftalık çalışma sürelerini aşan çalışma yapıldığı ve hafta tatili ile genel tatil günlerinde çalışıldığının davacı tarafından usulüne uygun delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işyeri çalışanı tarafından davacıya gönderilen mesaj örnekleri, davalı işyeri yetkilisi tarafından açıklama kaydı olmaksızın davacının banka hesabına yapılan ödemeler, davacının yaptığı iş ve kıdemi, emsal ücret verisi birlikte dikkate alındığında davacının yemek yardımı hariç aylık net 6.850,00 TL ücret ile çalıştığının kabul edilmesinin dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olduğu, davalı tarafça davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeksizin sona erdiğinin ispatlanamadığı, davacı işçinin fazla çalışma yaptığı, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yaptığını iddia ettiği, bu iddianın tanık anlatımları ile ispat edilmeye çalışıldığı, ancak çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği dikkate alındığında davacının bu çalışma iddialarını ispat edemediği, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Davacının son aldığı aylık ücretin net 7.200,00 TL olduğunu, bu nedenle aylık ücretin net 6.850,00 TL olarak kabul edilmesinin hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu,
2. Hesaplamalara esas alınan ücret hatalı olduğundan yapılan hesaplamaların eksik olduğunu,
3. Müvekkilinin fazla çalışma yaptığı, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı ispatlanmasına rağmen bu alacakların reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,
4. Asgari geçim indirimi alacağının kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının ücretinin miktarı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.