Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2198 K.2025/3626
9. Hukuk Dairesi 2025/2198 E. , 2025/3626 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2584 E., 2024/3419 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/632 E., 2024/494 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...Sendikasının üyesi olduğunu, davalıya ait işyerlerinde davalıdan ihale ile iş alan alt işverenler nezdinde çalıştığını, davacının ilgili işçi sendikasına üye olduğunu, davacının üyesi bulunduğu işçi sendikası ile ilgili alt işveren arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine Yüksek Hakem Kurulunca toplu iş sözleşmesinin karara bağlandığını, toplu iş sözleşmesi hükümlerinin davacı hakkında uygulanmadığını ve bir kısım alacaklarının ödenmediğini, davalı işverenin ödenmeyen alacaklardan asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürerek toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ve davacıya ödenmeyen ücret farkı, ikramiye ve sosyal yardım alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının sendika üyeliği, toplu iş sözleşmesi ve Yüksek Hakem Kurulu kararının davalıya ve ihbar edilenlere bildirilmediğini, alt işverene bırakılan hizmet alım işinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 62/1-(e) hükmüne göre değil aynı Kanun'un 3/(g) hükmü kapsamında ihale edildiğini, davalı Kurumun ihale makamı olduğunu, davanın husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, hizmet alım sözleşmesinin ilgili maddelerine göre işçilerin malî ve sosyal hakları ile özlük haklarından ihbar edilen Şirketlerin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava dışı yüklenici firma işçisi olarak davalıya ait işyerinde çalıştığı, hizmet alımına konu işin iletim trafo merkezlerinin işletilmesi işi olduğu, toplu iş sözleşmesi kapsamının ...'nin (...) hizmet alımı ihaleleri kapsamında yer alan işyerleri olduğu, ihale sözleşmesinin 4734 sayılı Kanun'un 62/1-(e) hükmü kapsamında personel teminine dayalı hizmet alım sözleşmesi kapsamında olmadığı, davalı ...'ın asıl işveren konumunda bulunduğu ve davacının işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, davacının toplu iş sözleşmesinin imza tarihlerinden öncesinde ...Sendikasına üye olduğu, toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı bulunduğu, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmediği, dosyada bulunan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkili Teşekkülün dava konusu alacaklardan sorumluluğunun bulunmadığını, Bölge Müdürlüğünce 4734 sayılı Kanun'un 3/(g) hükmü uyarınca yapılan ihaleler sonucunda hizmet alımı yapıldığını,
2. Davacının sendika üyeliğinin, toplu iş sözleşmesi ve Yüksek Hakem Kurulu kararının davalıya ve ihbar edilenlere bildirilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasında, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacaklardan davalının sorumlu olup olmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
İhalelerde işçilere ödenecek ücret belirlenmiş ise ihale kapsamında çalışan işçinin ihalede yazılı ücretin kendisine ödenmesini talep etmesi mümkündür. Bazı ihalelerde ise işçilere ödenecek ücret asgari ücretle irtibatlandırılarak asgari ücretin belli bir oran fazlası olarak kararlaştırılmaktadır. Bu tür ihalelerde ihalenin bitimi ile ücretin asgari ücretle bağlantısının kesileceği açıktır.
İhale şartname veya sözleşmesinde belirlenen ücretin etkisi ile ilgili olarak Dairemizce, işçinin ihale ile belirlenen ücreti talep edebileceği, ancak bu ücretin asgari ücretle irtibatlandırılması durumunda, sonraki ihalede asgari ücretle bağlantı kurulmadığı takdirde ihalenin bitimi ile bu bağlantının kesileceği kabul edilmiştir.
Diğer yandan, yeni ihalede asgari ücretle bağlantıda daha düşük bir katsayının belirlenmesi durumunda ise 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 22. maddesi uyarınca bu ücretin altına düşmemek kaydıyla, asgari ücretle bağlantısı kesilen önceki ücretin uygulanmasına devam edilmelidir.
Üzerinde durulması gereken bir diğer husus ise iş sözleşmeleri ile daha düşük bir ücret kararlaştırılıp kararlaştırılamayacağıdır. 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesinin son fıkrası uyarınca taraflar iş sözleşmesinin koşullarında her zaman esaslı değişiklik yapabilirler. Bu kapsamda iş sözleşmesi ile ücretin düşürülmesi her zaman mümkündür. Sonuç olarak ihalede asgari ücretle bağlantılı olarak belirlenen ücretin, iş sözleşmesi ile daha yüksek bir katsayı belirlenerek yükseltilmesi mümkün olduğu gibi daha düşük bir katsayı belirlenmek suretiyle düşürülmesi de mümkündür. Belirtilen sebeple, eski ve yeni ihale ile belirlenen ücretin karşılaştırılmasında 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesinin göz önünde bulundurulması gerektiği yönündeki kural, iş sözleşmesi ile ücretin düşürülmesi durumunda uygulanmaz.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ihale ile ücretin asgari ücretin %70 fazlası olarak belirlendiği ancak davacının 2020 yılı ücretinin taraflar arasındaki iş sözleşmesiyle asgari ücretin %60 fazlası olarak belirlendiği ve böylece ücretin oransal olarak düşürüldüğü davacının da bu şekilde yapılan oransal düşüşe yazılı bir onayının bulunmadığından ücretin asgari ücretin %70 fazlası olması gerektiği kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre somut olay değerlendirildiğinde; davacının ücretinin iş sözleşmesi ile düşürülmesi mümkün olduğu hâlde, Mahkemece ücretin iş sözleşmesi ile dahi düşürülemeyeceği gerekçesiyle farklı bir sonuca ulaşılması hatalıdır. Ancak bu hatanın temyiz sebebi olarak ileri sürülmemesi karşısında bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıda yer alan ilave gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.