Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/447 K.2025/3468
9. Hukuk Dairesi 2025/447 E. , 2025/3468 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2055 E., 2024/2028 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/215 E., 2024/178 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddine karar verilen ve davacı tarafça temyize konu edilen toplam miktarın karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.12.2012-30.12.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde mühendis ve satın alma müdür yardımcısı olarak çalıştığını, ücretinin 5.500,00 USD olduğunu ancak müvekkilinin ücretinin on ay boyunca eksik ödendiğini, eksik ödenen ücret alacağının tahsili amacıyla icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek davalının itirazının iptali ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ücretinin tam olarak ödendiğini, işyerinde yürürlükte bulunan İnsan Kaynakları (Yurt Dışı Personel İstihdamı) Genel Kurallar ve Özlük Hakları Yönetmeliği'nde "..yurt dışındaki projeler sevk olacak fakat bu sevk süresinden önce Türkiye'de eğitim alacak personel için Türkiye'de bulundukları süre bir maaş döneminde 21 gün ve üstünde ise dolar ücretinin TL karşılığının %70i brütlendirilir ve bu ücretin net Türk Lirası karşılığı ödeme yapılır.." düzenlemesinin bulunduğunu, davacının ücretinin Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işyerinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında davacının ücretinin tam olarak ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işyerinde yürürlükte bulunan Yönetmelik'te tüm personel için eğitim verileceğinin düzenlenmediği, davacının eğitime tâbi personel olduğunun ve yurt dışı projeleri öncesinde davacıya eğitim verildiğinin ispatlanamadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının ücretinin Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ödendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının ücretinin eksik ödenip ödenmediğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
B. Davalı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.