Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2584 K.2025/3475

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2584 📋 K. 2025/3475 📅 17.04.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/2584 E.  ,  2025/3475 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 12.02.2025
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/417 E., 2024/121 K.
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : İstanbul 22. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/327 E., 2015/459 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 12.02.2025 tarihli ek karar ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla kesinlik sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacının 110.639,63 TL’lik alacağının reddine karar verilmiş ve bu miktar temyize konu edilmiş olup bu miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
Diğer taraftan davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararı katılma yoluyla temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 366. maddesine göre, temyiz yolu bakımından kıyas yoluyla uygulanan 6100 sayılı Kanun'un 347 ve 348. maddeleri uyarınca; temyiz dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, karşı tarafın temyiz dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde vereceği temyize cevap dilekçesi ile katılma yolu ile temyiz yoluna başvurabilir. Katılma yolu ile temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(c) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının asıl karara ilişkin temyiz dilekçesi davalı vekiline 17.02.2025 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz dilekçesinin ise yasal süre geçirildikten sonra 14.03.2025 tarihinde verildiği anlaşılmış olup açıklanan sebeplerle davalının temyiz isteminin, 6100 sayılı Kanun'un 347, 348, 366 ve 352. maddeleri uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesince verilen 12.02.2025 tarihli ek kararın ONANMASINA,
B. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.