Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/705 K.2025/3450
9. Hukuk Dairesi 2025/705 E. , 2025/3450 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1410 E., 2024/1523 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/313 E., 2024/104 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 17.04.2007-07.01.2014 tarihleri arasında alçı sıva ustası olarak net 1.500,00 USD aylık ücret ile davalı Şirketin Rusya’daki işyerinde çalıştığını, davalının üç öğün yemek ve kalacak yer temin ettiğini, sabah 08.00'den akşam 19.00’a kadar çalıştığını, haftanın 3 günü ise 22.00’ye kadar çalıştığını, 2 haftada 1 gün istirahat verildiğini, diğer hafta tatil günlerinde çalıştığını, dinî bayramların birinci günü dışında tüm ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından iş bitimi nedeniyle feshedildiğini, müvekkiline zorla istifa ve ibraname imzalatıldığını pasaportu davalı işverende olan davacının pasaportunun verilmesi için bu istifa ve ibranameleri imzalama şartı konulduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ileri sürdüğü iddiaların yersiz olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatı alacağı bulunmadığını, müvekkili Şirket nezdindeki 18.04.2007-31.12.2008, 23.02.2009-30.11.2009, 04.12.2009-13.12.2010 i1e 01.03.2011-07.01.2014 tarihlerindeki çalışmalarının istifa etmesi sonucu sona erdiğini, 07.01.2014 tarihli istifa dilekçesinin dosyaya sunulduğunu, davacı müvekkili Şirketi ibra ettiğinden kıdem ve ihbar tazminatı istemlerinin reddi gerektiğini, müvekkilinin işçilerin ücretlerini mevzuata uygun olarak eksiksiz ve banka aracılığıyla ödediğini, davacıya tüm işçilik alacaklarının zamanında ve eksiksiz ödendiğini, çalışmaların ya da ücretlerin hiç bildirilmemesi ya da eksik bildirilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkili Şirkette fazla çalışma uygulaması olmadığını, işin niteliği gereği fazla çalışma yapılmasının zaruri olduğu bazı istisnai durumlarda ise bunun karşılığının işçilere tam olarak ödendiğini, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacağının bulunmadığını, müvekkili Şirketin tüm işçilerine yasal izinlerini mevzuata uygun olarak kullandırdığını, işçinin sürekli hafta tatili kullanmadan fazla çalışma yaparak çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili Şirketin Rusya’daki şantiyesinde Rusya ve Türkiye'nin resmî ve dinî bayramlarında çalışma yapılmadığını, istisnai hâllerde işçilere tatil çalışma ücretlerinin ödendiğini, alacak kalemleri için yasal faiz oranı uygulanması gerektiğini, davacı yanın talep ettiği alacaklara karşı zamanaşımı def'inde bulunduklarını açıklayarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin usul ve yasaya uygun kaldırma kararı doğrultusunda davalı vekilinin itirazlarını karşılamak için davacı asılın isticvabına başvurulduğu, sonrasında ek bilirkişi raporu alındığı, dosya kapsamındaki asılın beyanı ve rapordaki hesaplamalar dikkate alınarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukukî nitelendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Islaha karşı zamanaşımı savunmasının dikkate alınmadığını,
2. Hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini,
3. Davacının istifa ile işten ayrıldığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını,
4. İşçilik alacaklarından yasal kesintilerin yapılmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılacak şekilde son bulup bulmadığı ile davacının çalışma süresi tespiti ile hüküm altına alınan alacaklardan yapılan yasal kesintilerin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ileri sürülen temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.