Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/846 K.2025/3451

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/846 📋 K. 2025/3451 📅 16.04.2025

9. Hukuk Dairesi         2025/846 E.  ,  2025/3451 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3519 E., 2024/3571 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/401 E., 2023/460 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Bankada 06.01.1997 ile 28.02.2020 tarihleri arasında 23 yıl çalıştığını, haksız ve geçersiz bir şekilde iş sözleşmesinin feshedildiğini, aylık gelirinin ücret, eşya nakit ücreti, unvan tazminatı, göç ödeneği, iştirak görev ücreti, ikramiye, mali tahlil tazminatı, kira yardımı, yabancı dil tazminatı, jestiyon, temettü vb. olmak üzere yaklaşık 35.000,00 TL olduğunu, hak ettiği işçi alacaklarının ödenmediğini, bunun üzerine işçi alacaklarının ödenmesi için 16.05.2022 tarihli ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnameye 24.05.2022 tarihinde verilen cevapta açılan işe iade davasının reddedildiğinden ve kararın kesinleştiğinden söz edildiğini; ancak bu beyanının usul ve yasalara aykırı bulunduğunu, Bankanın 28.02.2020 tarihli fesih yazısında ve 24.05.2022 tarihli ihtarnameye cevap yazısında haklı fesih gerekçesi olarak müfettiş raporu ve eklerinin gösterildiğini, ancak 30.12.2019 tarihli soruşturma raporunun haklı fesih nedeni oluşturamayacağını, çünkü bu raporun hem mesnetsiz hem de şaibeli olarak hazırlandığını, müfettiş raporunda iddiaları ispat edecek tek bir delil, kayıt ya da belgenin bulunmadığını, müvekkilinin görev yaptığı süre boyunca tüm işlemlerini mevzuata uygun yaptığını, kaldı ki mevzuata aykırı işlem yapılmasının işveren Banka tarafından kurulan otomasyon sistemleri ve sıkı denetimler ile imkânsız hâle getirildiğini, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığına bankacılıkta zimmet suçlaması ile suç duyurusunda bulunulduğu ancak soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, 01.01.2019-31.12.2019 dönemine ait 12 aylık temettü (kar payı)/ek ödeme/olağanüstü ikramiye ve jestiyon (performans primi), 01.01.2020-28.02.2020 dönemine ait 2 aylık temettü (kar payı)/ek ödeme/olağanüstü ikramiye ve jestiyon (performans primi) ile fazla çalışma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak Adıyaman Şubesinin 06.06.2017-22.07.2019 döneminin olağan teftiş sırasında Ankara Merkez 2. Bölge satış müdürü olan davacının adı geçen Şubenin o dönemde müdürü iken kredi tahsislerinde birtakım yetki ve kural dışı işlemler gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, Teftiş Kurulu Başkanlığının 12.12.2019 tarih ve SR-19-089 sayılı talimatı ile soruşturma yapılmasına karar verildiğini, soruşturma sonucunda 23.12.2019 tarihinde görevden el çektirilerek Genel Müdürlük emrine alındığını, müfettiş tarafından hazırlanan 30.12.2019 tarihli raporda davacı iddiasının aksine iş sözleşmesinin haklı feshini gerektiren işlemlerin tespit edildiğini, davacının Ankara 15. İş Mahkemesinde açtığı işe iade davasında da işveren tarafından yapılan feshin haklı olduğu belirlenerek işe iade talebinin reddedildiğini, davacının istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 17.01.2022 tarihli ve 2021/3853 Esas, 2022/75 Karar sayılı kararı ile reddedildiğini, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 12/05/2022 tarihli kararı ile de temyiz başvurusunun reddedildiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, Adıyaman Cumhuriyet Savcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın yapılan feshin tekrar değerlendirilmesine gerekçe olamayacağını, davacının çalışma saatlerini düzenleyebilen üst düzey yönetici olduğunu, fazla çalışma ücretinin isteminin reddedilmesi gerektiğini, temettü alacakları ile ilgili alacak kalemlerini birbirinden ayrıştırması gerektiğini, görevden el çektirilmesi nedeni ile 23.12.2019-28.02.2022 tarihleri arası süre içinde aylık ücret dışında hiçbir ücret ekini talep edemeyeceğini, davalı Bankanın her yıl temettü ödemesi/dağıtımı yapması gibi genel bir uygulama bulunmadığını, ek ödemenin ise ülkedeki olumsuz ekonomik gelişmelerin ve tüketici fiyatın endeksi genel seviyesi ve diğer nedenler dikkate alınarak Yönetim Kurulunca tespit edilen uygulama esasları doğrultusunda bir defaya mahsus olmak üzere davacıdan daha düşük gelir seviyesindeki çalışanlara 2019 yılında yapılmasının kararlaştırıldığını, davacıya hak kazandığı ikramiye ödemelerinin yapıldığının bordrolar ile sabit olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığı kesinleşmiş Mahkeme kararı ile tespit edildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin yerinde olmadığı, jestiyon (performans primi), temettü (kar payı), ek ödeme, olağanüstü ikramiye ve fazla çalışma ücreti alacaklarına ilişkin olarak; davacının 23.12.2019 tarihinden sonra fiilî bir çalışmasının bulunmadığı, bu nedenle 23.12.2019-28.02.2020 tarihleri arasında davacının aylık ücreti dışında jestiyon, temettü, olağanüstü ikramiye alacağı talebinde bulunamayacağı, 01.01.2019 ile 23.12.2019 tarihleri arasında ise Bankanın temettü (kar payı) ödemesi yapmadığı, olağanüstü ikramiye adı altında bir ücret eki ve ödemesinin bulunmadığı, Bankanın yılda bir defaya mahsus olarak ödediği atıfet niteliğindeki ek ödemeye hak kazanamadığı, Bankanın her çalışanına jestiyon ödemesi yapmadığı, Banka İcra Kurulunun Banka çalışanlarına bilanço sonrası yılda bir almış olduğu kararla yönetici düzeyindeki çalışanlara olumlu ya da olumsuz jestiyon ödemesi kararı aldığı, bu kararı alırken objektif kriterler getirerek istifa, ikale ve iş sözleşmesinin haklı feshi durumunda jestiyon ödemesinin yapılmamasına ilişkin karar aldığı hususlarının bilirkişi raporunda tespit edildiği, davacının Bankada üst düzey yönetici olduğu, kendi çalışma saatlerini düzenleyebildiği, işyerinde fazla çalışma ücretleri ödemeleri ile ilgili evrakları onaylayan konumunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Haklı fesih nedeni yapılan müfettiş raporunun hatalı kanaate dayalı olduğunu,
2. İşe iade davasında verilen kesinleşmiş kararın kıdem ve ihbar tazminatının reddine gerekçe gösterilmesinin yerinde olmadığını,
3. Temettü/olağanüstü ikramiye/ek ödeme ve jestiyon ücreti alacağına hak kazandığını,
4. Üst düzey yönetici olmadığını, fazla çalışma yaptığının kayıtlar ile sabit olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile temettü/olaganüstü ikramiye/ek ödeme ve jestiyon ücreti ile fazla çalışma ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya içeriğinden jestiyon ödemesinin; davalı Banka uygulamasında yönetici düzeyindeki çalışanlarına verilen görev, yüklenen sorumluluk ile Banka bilançosuna sunulan katkı da değerlendirilmek suretiyle idari karara bağlı olarak yapılabilen bir ödeme olduğu, Banka özelinde her mali yıl sonu olan Mart ayında, bir önceki yıla ilişkin yıl sonu bilançosu düzenlenirken İcra Kurulunca bir önceki yıla ilişkin olarak yapılan değerlendirmelerde jestiyon ödemesi yapılıp yapılmayacağı, yapılacak ise kimlere ve hangi oranlarda yapılacağı konusunda karar verildiği ve verimliliğin artırılması yolunda her türlü çabayı göstererek, görevini bağlılıkla sürdürmekte olan yönetici konumundaki çalışanlara gelecek yıllara ilişkin olarak bağlılığı teşvik etmek amacı gözetilerek karara bağlandığı anlaşılmaktadır. Aynı şekilde Banka çalışanlarına, verimliliğin artırılması için her türlü çabayı göstererek çalışma ülküsü bakımından gelecek yıllara ilişkin olarak çalışanların bağlılığını teşvik etmek amacıyla yılda bir defaya mahsus ek ödeme yapılması da karara bağlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacıya, 2020 yılı için hakkında alınmış olan işten geçici el çektirme tedbiri nedeniyle fiilî çalışması olmadığından ek ödeme/jestiyon ödemesi yapılmamıştır. 2019 yılı için ise davalı Bankada yönetici pozisyonda çalışanlara ek ödeme/jestiyon ödemeleri yapılmasına karşın iş sözleşmesinin müfettiş raporuna istinaden haklı nedenle sonlandırıldığı gerekçesiyle davacıya bu ödemelerin yine yapılmadığı görülmektedir.
Yukarıda da ifade edildiği üzere bu ödemeler, çalışana yüklenen sorumluluk ile Banka bilançosuna sunduğu katkı değerlendirilerek çalışanların verimliliğini artırma ve teşvik için yapılmaktadır. 2020 yılında fiilî çalışması olmadığından davacıya söz konusu ödemelerin yapılmaması yerinde ise de 2019 yılında fiilen çalışan davacıya salt iş sözleşmesinin 2020 yılında müfettiş raporuna istinaden haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle bu ödemelerin yapılmaması isabetsizdir Açıklanan nedenlerle yanılgılı değerlendirmeyle davacının 2019 yılına ilişkin ek ödeme/jestiyon ödemelerinin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.