Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/2339 K.2025/2765
9. Hukuk Dairesi 2025/2339 E. , 2025/2765 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/829 E., 2024/1005 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.08.1991 tarihinde Eskişehir 1. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı fabrikasında uçak montaj teknisyeni olarak çalıştığını, sendikalı olduğunu, toplu iş sözleşmesine göre ücretinin belirlendiğini, Eskişehir Motor Meslek Lisesi mezunu olduğunu, davalı işyerinde işe başlamadan önce başka işyerlerinde aynı işi icra ettiğini, dava dışı Alçın Mobilya San Şti.nde 01.06.1983-01.03.1984 tarihleri arasında, dava dışı Toprak Seramik AŞ'de 15.06.1987- 22.05.1991 tarihleri arasında çalıştığını, ilgili çalışmalarını bildirmesine rağmen davalı işyeri tarafından derece ve intibakının yapılmadığını, bu mağduriyetler nedeniyle işyeri ve sendika arasında protokol yapıldığını, protokol kapsamında da derece ve intibakının yapılmadığını ileri sürerek davacının 13. dereceden işe başlaması gerektiğine dair tespit ile derece ve intibaktan kaynaklanan fark ücret, ilave tediye ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının işe başlarken gerekli belgeleri sunmadığından toplu iş sözleşmesi gereğince 9. derecedeki ücretten işe başlatıldığını, davacının sonradan komisyona başvurduğunu, ancak komisyon tarafından yapılan incelemede davacının derece ve intibakı yapılacak işçiler arasında bulunmadığının tespit edildiğini, davalı tarafından yapılan işlemlerin mevzuata ve toplu iş sözleşmesine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli kararı ile; Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı) İşyerleri için Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası ile Türkiye Harb Sanayi ve Yardımcı İşkolları İşçileri Sendikası arasında akdedilen ve 01.03.2011-28.02.2013 tarihleri arasında geçerli olan 23. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin ücret derecelerinin belirlenmesine ilişkin 38. maddesinde; mesleğinde en az 3 yıl çalışmış Teknik Lise ve dengi okul mezunları ile en az 4 yıl çalışmış ve bu hususta belge almış Endüstri Meslek Lisesi ve dengi Teknik Okul mezunlarının 13. ücret derecesinden işe alınacaklarının düzenlendiği, dosya kapsamından davacının Eskişehir Motor Meslek Lisesinden 11.06.1982 tarihinde mezun olduğu, Türk Harb İş Sendikasına 12.08.1991 tarihinde üye olduğu, davacının daha önce aynı işi başka işyerinde çalışırken icra ettiği, davacı tarafından 13.03.2012 tarihinde işyerine yazılı başvuru yapılarak başka işyerlerinde geçen çalışmasına istinaden hizmet birleştirmesi yapılarak ücret intibakının yapılmasını talep ettiği, talebin işverence reddedildiği, davacının eğitim durumu ve davalı işyerinden önce kendi ünvanındaki çalışma süresi esas alındığında toplu iş sözleşmesinin 38. maddesi gereği 13. ücret derecesinden işe başlatılması gerektiği gerekçesiyle ıslah zamanaşımı def'i de değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 28.03.2024 tarihli kararı ile; dosyada mübrez diplomaya göre davacının endüstri meslek lisesi mezunu olduğu, davalı işyerinde uçak motorları bakım onarım teknisyeni olarak çalıştığı, davacının daha öncesinde de başka işyerlerinde motor bakım işinde çalıştığı, toplu iş sözleşmesine göre 13. ücret derecesinden intibakının yapılması için davalı bünyesinde yaptığı işte davalı işyerinde işe başlamadan önce toplu iş sözleşmesinin aradığı sürede çalıştığı ve toplu iş sözleşmesinin 38. maddesi esas alınarak davacının kadro derecesinin belirlenmesi suretiyle hesaplanan fark alacakların kabulünün yerinde olduğu, dava ve ıslah dilekçesi ile talebin somutlaştırılmasına dair verilen dilekçe içeriği nazara alındığında davacının 21.292,71 TL fark ücret, 3.929,00 TL ikramiye ve 3.072,35 TL ilave tediye alacağı talep ettiği, davacının yatırdığı harçların bu taleplere uygun olduğu, talebin somutlaştırılmasına dair verilen dilekçe içeriği ve karara esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının talebi gibi 3.072,35 TL ilave tediye alacağına hak kazandığı sabit iken Mahkemece söz konusu alacak tutar hüküm fıkrasına yazım hatasıyla “7” ve “0” rakamları yer değiştirilerek 3.702,35 TL olarak yazılmış ise de söz konusu yazım hatasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 304/1 hükmü uyarınca mahal mahkemesince düzeltilebilecek mahiyette olduğu ve bu hususun ortadan kaldırma sebebi yapılmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının dava dilekçesinde ilave tediye ve ikramiye alacaklarını toplam 1.000,00 TL talep ettiği, ıslah dilekçesinde zamanaşımı def'ini dikkate alarak ilave tediye ve ikramiye alacağını birlikte 7.001,35 TL olarak ıslah ettiği, talepleri somutlaştırmaya yönelik verilen dilekçede davacının ıslah ettiği miktarları; 2.715,10 TL ilave tediye, 4.286,25 TL ikramiye farkı olarak belirlediği, davacının bu talebi ile bağlı kalınarak ilave tediye alacağının 2.715,10 TL olarak hüküm altına alınması gerekirken talep aşılarak 3.702,35 TL'ye hükmedilmesinin hatalı olduğu, bu gerekçeye göre fark ikramiye yönünden değerlendirme yapılırken; ıslah zamanaşımı def'i doğrultusunda belirlenen ikramiye alacağının (dava dilekçesi ile istenen 500,00 TL ile birlikte) 3.929,00 TL olduğu, bu miktar aşılmadan ve usuli kazanılmış haklara riayet edilerek sonuca gidilmesi gerektiği, hükmedilen fark ücret alacağına 04.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmişse de söz konusu bilirkişi raporunda fark ücret alacağı hesap tablosunda ödeme tarihleri net bir şekilde belirtilmediğinden uyuşmazlık konusu dönemde uygulanan toplu iş sözleşmesinde ücret bakımından açıkça bir ödeme günü kararlaştırılıp kararlaştırılmadığının araştırılması, böyle bir hükmün mevcut olmaması hâlinde fark ücret alacağına dava ve ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma sonrasında Mahkemece temin edilen toplu iş sözleşmesi geçici madde 1 hükmünde ödemelere ilişkin belirli bir tarih bulunmadığından dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davalı İdarenin işlemlerinin mevzuata ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun olduğunu,
b. Bilirkişi raporunun denetime elverişsiz olduğunu ve hatalı tespitler içerdiğini,
c. Davalı İdare lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini, davanın reddedilen kısmı üzerinden değil maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Alacak kalemlerine işletilen faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu,
b. Alacaklara ödenmediği her ay için faiz işletilmesi gerektiğini, aksi kanaat hâlinde İdarenin temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, toplu iş sözleşmesinde ücretlerin her ayın 14’ünde ödeneceğine dair hüküm bulunmasına rağmen dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; hükmedilen fark ikramiye ve fark ücret alacaklarında faiz başlangıç tarihi noktalarındadır.
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Hüküm altına alınan fark ikramiye alacağında faiz başlangıç tarihi bozma kapsamı dışında kaldığından, usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak fark ikramiye alacağında hükmedilen miktara, bozma öncesinde hükme esas alınan 04.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda her ay için belirlenen ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalıdır.
3. Bozma sonrasında yapılan yargılamada, Mahkemece toplu iş sözleşmesinde belirli bir ödeme tarihi öngörülmediği gerekçesiyle ücret farkı alacağına dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de bu kabul yerinde değildir. Zira davacı dava dilekçesinde ücret alacağına toplu iş sözleşmesi doğrultusunda her ay için ayrı ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek işletme kredisi faizi ile, aksi kanaat hâlinde ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Dosya kapsamından davacı tarafından intibak ve ödemelerin yapılması için davalı işverene 21.12.2017 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği ve dava açılmadan önce davalının temerrüde düşürüldüğü ancak bu belgenin Dairece yapılan temyiz incelemesi sırasında gözden kaçırıldığı anlaşılmaktadır. İlgili ihtarnamede "..ücret alacağının; iş bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren derhal müvekkilin bilinen banka hesabına veya vekil olarak tarafımıza derhal ödenmesi.." şeklinde talepte bulunulmuştur. Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi hâlinde dahi usuli kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtayın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür.
Açıklanan nedenlerle fark ücret alacağına dava ve ıslah tarihi yerine ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 22.12.2017 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekmektedir.
4. Diğer taraftan davanın kısmen kabulüne karar verilmesine ve yargılama giderleri de buna göre paylaştırılmasına rağmen hüküm fıkrasında davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulması da yerinde görülmemiştir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı tarafın tüm temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "Davanın KABULÜ" ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "Davanın kısmen kabulüne" ibaresinin yazılması, (1) numaralı bendinin ikinci paragrafında yer alan "Brüt 21.292,71 TL ücret alacağının 2.000,00 TL'sinin dava tarihinden, kalan kısmının ıslah tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," ibaresinin çıkartılarak yerine "Brüt 21.292,71 TL ücret alacağının temerrüt tarihi olan 22.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," ibaresinin yazılması, (1) numaralı bendinin üçüncü paragrafında yer alan "Brüt 3.929,00 TL ikramiye farkı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," ibaresinin çıkartılarak yerine "Brüt 3.929,00 TL ikramiye farkı alacağının 04.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda (bozma öncesinde alınan) her ay için belirlenen ödeme tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.