Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/12874 K.2025/353

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/12874 📋 K. 2025/353 📅 13.01.2025

9. Hukuk Dairesi         2024/12874 E.  ,  2025/353 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/863 E., 2024/1464 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/195 E., 2020/217 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının fitness koçu olduğunu, müvekkili ile davalı Kulüp arasında 15.02.2017-31.05.2018 tarihli belirli süreli iş sözleşmesinin imzalandığını, davalı Kulübün 21.12.2017 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmeyi 18.12.2017 tarihi itibarıyla feshettiğini bildirdiğini, davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğunu, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 438/1 hükmü uyarınca, sözleşme ile belirlenen süre sonuna kadar iş ilişkisi devam edecek olsa idi davacının kazanabileceği miktarın tazminat olarak kendisine ödenmesi gerektiğini, buna göre davalı tarafından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe göre 18.12.2017-31.05.2018 tarihleri arasındaki 5 ay 13 günlük ücret alacağı ile 6098 sayılı Kanun'un 438/3 hükmü uyarınca ek tazminat alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yabancı olması sebebi ile dava açabilmek için teminat gösterme zorunluluğu olduğunu, davacıya teminat göstermesi için süre verilmesi gerektiğini, göstermemesi hâlinde davanın reddi gerektiğini, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Talimatı'na göre Atletik Performans Uzmanı Kursunu tamamlamayanların bu görevi yapamayacağını, davacının sonradan TFF tarafından aranılan yeterliliğe sahip olmadığının anlaşıldığını ve davacının TFF nezdinde tescilinin yapılamadığıını, TFF mevzuatı gereği atletik performans uzmanı zorunlu kadro olduğundan, gerekli yeterliliğe sahip üçünçü bir kişi ile anlaşılarak ödeme yapılmak zorunda kalındığını, davacının görevinin, sözleşme maddesinde taaahhüt ettiği üzere Galatasaray AŞ takımını en iyi şekilde hazırlamak ve antrene etmek olduğunu, ancak bu görevini yerine getirmediğini, davalı Kulübün fesih öncesi oynadığı son dört deplasman müsabakasını kaybettiğini, teknik ekip değişikliğinden sonra davalı Kulübün kendi sahasında oynadığı tüm maçları kazandığını, yapılan feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında imzalanan teknik adamlık sözleşmesinin 15.02.2017-31.05.2018 tarihleri arasında geçerli olduğu, davalının 21.12.2017 tarihli bildirim ile iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın feshettiği, davacının yaptığı işin niteliği, dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre iş sözleşmesinin belirli süreli yapılmasında objektif nedenin mevcut olduğu ve taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli olduğu, sözleşme süresi içerisinde davacının başka bir yerde görev almadığının anlaşıldığı, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedilmesi nedeniyle davacının bakiye süre ücreti tutarında tazminata hak kazandığı, davacının iş sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle tasarruf ettiği miktar dikkate alınarak %25 oranında takdiri indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin ve ek tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 15.02.2017-31.05.2018 tarihlerini kapsayan belirli süreli iş sözleşmesi ile 15.02.2017-18.12.2017 tarihleri arasında görev yaptığı, iş sözleşmesinin davalı tarafça 21.12.2017 tarihli fesih bildirimiyle, baş antrenör dava dışı İ.T'nin sözleşmesinin 18.12.2017 tarihinde haklı olarak feshi nedeniyle davacının iş sözleşmesinin de feshedildiği, iş sözleşmesinde uyuşmazlığın Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) Oyuncu Statü Komitesi tarafından çözülmesine dair hüküm bulunsa da taraflarca yargılamada bu durumun öne sürülmemesi nedeniyle bu yöndeki itirazın yerinde görülmediği, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesi gereğince belirli süreli iş sözleşmesi olduğu, davacının sözleşmenin imzalanması sırasında yeterliliğine yönelik yanıltıcı bilgi vermesi ya da işini gerektiği gibi yapmayıp sözleşme hükümlerini ihlal ettiğine yönelik somut delil sunulmaması karşısında feshin haklı nedene dayanmadığı ve davacının bakiye süre ücreti tutarında tazminata hak kazandığı, davacının fesih sonrası sözleşme süresi bitimine kadar farklı bir yerde çalışmadığı, sözleşmenin sona ermesi yüzünden tasarruf ettiği miktar olacağı gözetildiğinde bakiye süre ücreti tutarında tazminattan yapılan indirim oranının yerinde olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 438/3 hükmü kapsamında istenen ek tazminat talebinin reddinin isabetli olduğu, davacı faiz başlangıcının fesih tarihi olduğunu belirtse de bu tarihte temerrüt oluşmadığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. 46.064.00 Euro tutarındaki bakiye süre ücreti tutarında tazminat talebi yönünden davanın tam kabulünü talep ettiklerini,
b. Faizin sözleşmenin fesih tarihi olan 18.12.2017 tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini,
c. 6098 sayılı Kanun'un 438/3 hükmü uyarınca 6 aylık ücret tutarı nispetinde ek tazminata hükmedilmesi gerektiğini,
d. Davacının fesihle birlikte masraflarının azalmadığını, aksine arttığını; bu nedenle bakiye süre ücreti tutarında tazminattan indirim yapılmasının haksız olduğunu, davacının fesihten sonra hiçbir kazancı olmadığını, indirim yapılmaması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin (5.2) maddesinde davalı Kulübün erken fesih hâlinde 5 aylık ücret tutarında bir tazminat ödemekle yükümlü olacağına dair açık sözleşme hükmü de dikkate alındığında hükmedilen alacağın 5 aylık ücret tutarından az olmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Taraflar arasındaki sözleşmede uygulanacak hukuk olarak FIFA talimatlarının seçildiğini, bu durumun Mahkemece gözetilmesi gerekirken buna dikkat edilmediğini,
b. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 2/2hükmü uyarınca
yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilememesi hâlinde Türk hukuku uygulanabileceğinden gerek İlk Derece Mahkemesinde gerekse de İstinaf Mahkemesinde yapılan yargılamalarda böyle bir araştırma yapılmadan doğrudan Türk hukukunun uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu,
c. Davacının takımı iyi hazırlayamaması nedenleriyle takımın maçları kaybetmesi sonrasında iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, bakiye süre ücreti tutarında tazminat talebinin reddi gerektiğini,
d. Takdiri indirim oranının az olduğunu, davacının kazanmaktan kasten feragat ettiği giderlerin araştırılmadığını, davacının kasıtlı olarak bakiye sürenin bitimi akabinde işe girdiğini, dosya kapsamında tarafların durumu, davacının zararı azaltma yükümlülüğüne aykırı davranışları, yapmaktan kurtulduğu giderler, iş arayıp aramadığı ve diğer çalışma imkânları dikkate alındığında hükmedilecek bakiye süre ücreti tutarında tazminattan %25'ten daha fazla indirim yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, uygulanacak hukuk, feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davacının bakiye süre ücreti tutarında tazminata ve 6098 sayılı Kanun'un 438/3 hükmüne göre ek tazminata hak kazanıp kazanmadığı, bakiye süre ücreti tutarında tazminattan indirim yapılıp yapılamayacağı, indirim miktarı ve faiz başlangıç tarihi hususlarına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca, işçi muaccel alacaklarını tek tek belirtmek kaydıyla ihtarname ile işvereni temerrüde düşürebilir. Söz konusu ihtarnamede alacak miktarlarının belirtilmesi gerekmez. Dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak bu bağlamda değerlendirildiğinde, dava konusu alacağın dava tarihinden önce arabuluculuk aracılığıyla talep edilmesi karşısında davalı işverenin arabuluculuk son tutanak tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir. Bu sonuç davalı işverenin usulüne uygun davet edilmesine rağmen arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı durumlarda da geçerlidir. Dolayısıyla somut olayda davalının daha önce temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğinden, hüküm altına alınan bakiye süre ücreti tutarında tazminata arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı tarafın tüm, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davacı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının bakiye süre ücreti tutarında tazminata ilişkin ikinci bendinde yer alan "dava tarihi olan 20/06/2018 tarihinden" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "arabuluculuk son tutanak tarihi olan 30.05.2018 tarihinden" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.