Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/12522 K.2025/28

🏛️ 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/12522 📋 K. 2025/28 📅 06.01.2025

9. Hukuk Dairesi         2024/12522 E.  ,  2025/28 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1201 E., 2024/1397 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/597 E., 2023/222 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar arasında muvazaalı ilişki bulunduğunu, müvekkilinin muvazaalı olarak alt işveren yanında kepçe operatörü olarak çalıştırıldığını, bu nedenle davalı ... çalışanlarının yararlandığı toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğini belirterek fark ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) uyarınca kadroya geçirildiğini, davacının müvekkili yanında çalışmadığını, alt işverenler yanında çalışmasının olduğunu, müvekkilinin ihale sözleşmesi kapsamında sadece yüklenici sıfatının olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının 696 sayılı KHK uyarınca kadroya geçirildiğini, diğer davalılar ile aralarında muvazaalı bir ilişkinin söz konusu olmadığını, 696 sayılı KHK ile birlikte muvazaalı şekilde işçi çalıştırmanın neredeyse mümkün olmadığını, davacıya toplu iş sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken tüm ücretlerinin ödendiğini, davacının 14.10.2020 tarihinde kendi isteği ile iş sözleşmesini sonlandırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 696 sayılı KHK ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23 ve 24. maddeler uyarınca davacının kadroya geçirildiği, işçilerin aynı şekilde çalışmaya devam ettikleri, davalılar arasında muvazaanın olmadığı, bu nedenle davacının fark alacak talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince şirket hissesinin büyük bir kısmının veya tamamının belediyeye ait olması, şirket işçilerinin belediyelerin faaliyet alanındaki işlerde çalıştırılması, emir ve talimatları belediye yetkililerinden almaları, belediye işçileri ile benzer işlerde çalıştırılmalarının muvazaa kriteri olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle davalılar arasında muvazaanın kabul edilemeyeceği, taraflar arasında imzalanan sulh sözleşmesinin geçersiz olduğu, davacının fazla çalışma alacak talebinde bulunabileceği ancak dosya kapsamında bulunan puantaj kayıtlarına ekli iş emirleri doğrultusunda fazla çalışma yapılan dönemlere ilişkin ödemelerin yapıldığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu,
2. Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu,
3. Muvazaa iddiası dışında da fazla çalışma alacağı talepleri bulunduğunu, ancak Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, talep edilen alacaklardan davalı Belediyenin sorumlu olduğu dönem ile dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanması noktalarında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.