Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/9290 K.2025/13257
10. Hukuk Dairesi 2025/9290 E. , 2025/13257 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1523 E., 2025/753 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/53 E., 2022/129 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yaşlılık aylığını bir süre kendisinin aldığını, daha sonra emekli maaşını alabilmesi için 16.08.2010 tarihinde eşi ...'e vekaletname verdiğini, davacının eşi 2019 yılı Ekim ayında ilgili bankaya emekli maaşını çekmek için gittiğinde banka eşi ...'in emekli maaşının Kurumca yatırılmadığının öğrenildiğini, Kurum tarafından ...'in ölü olup olmadığı konusunda tereddüt doğduğundan maaşını kesildiği şeklinde bilgi verildiğini, düzenli olarak emekli maaşını almakta iken davalı Kurum tarafından hiçbir tebligat ve bilgi verilmeden 01.10.2019 tarihinden bu yana keyfi bir şekilde emekli maaşı yatılmadığını, ödenmeyen ve biriken emekli maaşının ödenmesi ve emekli maaşının yeniden tahsis edilmesi gerektiğini belirterek şimdilik 500 TL lik kısmını alacak davasındaki tüm taleplerinin kabulü ile her türlü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının haksız ve kötü niyetli bir şekilde kesilen aylığının bağlanmasına, Ekim 2019 tarihinden itibaren ödenmeyen aylıkların faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı hakkında tesis edilen Kurum işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, aylık alanların ödeme ve yoklama işlemlerinin usul ve esaslarının 28.09.2008 tarihli ve 27011 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "gelir/aylık ödeme ve yoklama işlemleri hakkında tebliğ" ile düzenlendiğini, ...'in vekili olan eşi ...'in 25.11.2019 tarihli dilekçesi üzerine Kurum tarafından davacıdan, 18.12.2019 tarihli ve E.19947051 sayılı yazı ile hayatta olup olmadığına dair resmi makamlardan alınmış belgelerin gönderilmesi istenilmiş; fakat istenilen belgelerin gönderilmediği tespit edildiğinden aylıklarının ödenmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 2019 Kasım döneminden itibaren kesilen aylıklarının ödenmesi gerektiği tarihten itibaren yasal faizi ile ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumun istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıdan kaynaklı sebeplerle aylıkları ödenemediğinden, davacı lehine faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının Kurum tarafından kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanarak, Ekim 2019 tarihinden itibaren ödenmeyen aylıkların faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
1- 5510 sayılı Kanun'un 55. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkartılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nde gelir ve aylık alma şartlarının devam edip etmediğine yönelik yoklama işlemlerine ilişkin usül ve esaslarda “Yoklama İşlemlerinin Kapsamı başlıklı 74. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Türk Vatandaşı olmayan ve Kurumdan aylık veya gelir alan kişilerin aylık ve gelir alma şartlarının devam edip etmediği hususunun tespiti için Kurumca belge-istenebilir” hükmü ve 28.09.2008 tarihli ve 27011 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gelir/Aylık Ödeme ve Yoklama İşlemleri Hakkında Tebliğin “Yoklama Yöntemleri” başlıklı 7. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrasında; “(4) Kurum ödemeler kütüğü ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün nüfus kütükleri her ay 15 günü geçmemek üzere belirli periyodlarla karşılaştırılarak, cinsiyet değişikliği, ölüm veya evlenme nedeniyle gelir ve aylık alma hakkını yitirdiği tespit edilen sigortalı ve hak sahiplerinin gelir/aylık ödemeleri durdurulur. Yurt dışında ikamet ederek gelir/aylıklarını yurt içindeki veya yurt dışındaki bankalardan kendisi veya veli, vasi, vekil veya kayyım aracılığı ile alanlardan ikamet ettikleri yabancı ülkelerde ikametgâhlarına en yakın yetkili büyükelçilik veya konsolosluklardan gönderilmesi istenebilir. Söz konusu belgenin süresinde gönderilmemesi halinde gelir aylıklar durdurulabilir.” hükmü düzenlenmiştir.
2- İnceleme konusu eldeki davada, davacının almakta olduğu yaşlılık aylığı 28.09.2008 tarihli ve 27011 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Gelir/aylık Ödeme ve Yoklama İşlemleri Hakkında Tebliğ" gereğince davacının hayatta olup olmadığına dair resmi makamlardan alınmış belgelerin gönderilmesinin davalı Kurumca talep edilmesine rağmen davacı tarafça söz konusu belgelerin Kuruma verilmemesi sebebiyle davacının yaşlılık aylığının kesilmesi yönündeki Kurum işleminin iptali istenilmiş; Mahkemece davacı tarafça sunulan ve davacının siyasi mülteci olarak Yunanistan'da 30.06.2017 - 29.06.2020 tarihleri arasında oturma izninin bulunduğu ve 21.10.2021 tarihinde de ikamet durumunun yenilenmesi için başvuruda bulunduğuna dair belgenin davacının resmi kuruma bizzat başvurusuna ilişkin olması nedeni ile sağ olduğuna delil olduğu kabulü ile kesilen aylıkların ödenmesine karar verilmiş ise de söz konusu belgenin Yunanistan Emniyet Müdürlüğü, Yabancılar Dairesi tarafından düzenlenerek davacı tarafça Mahkemeye ibraz edildiği, oysa davacının sağ olduğuna dair resmi makamlarca düzenlenen belgelerin yine resmi makamlar aracılığıyla tespit edilerek Mahkemeye celbi gerekirken sadece taraflarca sunulan belgeye göre hüküm kurulması hatalı olmuştur.
3- Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.