Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5102 K.2025/13026

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5102 📋 K. 2025/13026 📅 06.10.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/5102 E.  ,  2025/13026 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1624 E., 2023/2641 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/314 E., 2022/228 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacıya vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu, davacının vazife malulü olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, sabah saat 08:00 sularında işe giderken kazanın meydana geldiğini, davalı Kurum müvekkilin yaralandığı ve malul hale geldiği olayın fiilen görev yaptığı sırada meydana gelmediği gibi idarece sağlanan servis aracıyla işe giderken ya da işten dönerken geçirdiği trafik kazası sonucu da meydana gelmediğini belirterek müvekkilin talebini reddettiğini, vazife malullüğü hükümleri uygulanmadığı için genel idari hizmetler sınıfına geçirilmiş olup özlük ve maaş anlamında önemli kayıplar yaşadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vazife malullüğü aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ve Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla06.10.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, çalıştığı kurumca servis sağlanmayan, ancak işe gidiş gelişlerde ücretsiz olarak Belediye otobüslerine binebileceği belirtilen 5510 sayılı Kanunun 4/c kapsamında Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi Başkanlığı kadrosunda çalışan sigortalı polis memurunun işe giderken kendi hususi aracı ile kaza yapması sonucu yaralanması ve malul olmasının 5510 sayılı Kanunun 47. uyarınca vazife mallülü sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, "5510 sayılı kanunun 47. Maddesinde de açıkça ifade edildiği gibi kaza geçiren şahsın vazife malulü sayılabilmesi için malullüğün sigortalının vazifesini yaptığı sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya iş yerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa vazife malulü sayılacağı açıkça düzenlenmiş olup somut olayımızda polis memuru olarak çalışan davacının iş yeri servisi olmaması nedeniyle kendi aracıyla işe gidip geldiği, kaza tarihinde de kendi aracıyla seyrederken trafik kazası geçirdiği, Emniyet Müdürlüğünün cevabı yazısında davacının çalıştığı birime personel servisi olmadığı ancak otobüslerden ücretsiz olarak yararlanabileceklerinin ifade edildiği tüm bu hususlar meydana geldiğinde davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle vazife malulü sayılamayacağı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "Somut olayda, davacının yaralanmasına neden olan trafik kazasının idare tarafından sağlanan bir araçla işe geliş gidiş sırasında değil, davanın kendi temin ettiği araç ile trafikte olduğu sırada gerçekleştiği, bu nedenle meydana gelen olaya vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı" gerekçesi ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
3. Kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, çoğunluk görüşü ile ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeleri benimsenerek kararın onanmasına karar verilmiştir.
4. 5510 sayılı Kanun’un 47. Maddesi uyarınca;
“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25 inci maddede belirtilen malûllük;
* Sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya
* Vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya
* Kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da
* İdarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir.
Anılan hüküm uyarınca bir kişinin vazife malulü sayılabilmesi için malullüğün, hem görevin yapıldığı sırada, hem de ifa edilen görevin tesiriyle meydana gelmiş olması gerekmektedir.
5. Aynı maddenin 2 nci fıkrası uyarınca Vazife malûllükleri;
a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan,
b) Mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olmaktan,
c) Yasak fiilleri yapmaktan,
d) İntihara teşebbüsten,
e) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlama veya zarar verme amacından,
doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında vazife malûllüğü hükümleri uygulanmaz.
6. Yukarıda aktarılan düzenlemelerde, maluliyetin, görevin yapılması sırasında görevin neden ve etkisinden doğması halinde, ilgilinin vazife malulü sayılması ilke olarak kabul edilmiş; ilgilinin vazife malülü sayılmaması sonucunu doğuran nedenler, diğer bir ifadeyle malüliyeti doğuran eylem ile görev arasındaki nedensellik bağını kaldıran haller ise, Kanunun 48. maddesinde sayılmak suretiyle belirlenmiştir.
7. Danıştay 12. Dairesi göreve kendi hususi otomobili ile giden 5434 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalının trafik kazası geçirerek ölmesini, görevin tesir ve etkisiyle meydana geldiğini, vazife mallüğünden yararlanması gerektiğine karar vermiştir (Danıştay 12. Dairesi. 18.10.2021 tarih ve 2018/5382 E, 2021/5098 K.).
8. Somut uyuşmazlıkta, davacı sigortalı, servis temin edilmemesi nedeni ile görev yerine kendi aracı ile gitmektedir. Göreve giderken kaza geçirmiştir. Kazanın görevin tesir ve etkisi ile meydana geldiği açıktır. Bu nedenle vazife mallulü sayılması gerekir. Kararın bozulması görüşünde olduğumdan onama gerekçesine katılınmamıştır.