Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6609 K.2025/12920

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6609 📋 K. 2025/12920 📅 02.10.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/6609 E.  ,  2025/12920 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1754 E., 2025/416 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/267 E., 2023/150 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 657 sayılı Kanun hükümlerine göre 1980 yılı Mart ayında Emekli Sandığı kaydının başlatıldığını, öğretmen olarak Milli Eğitim Bakanlığına atamasının yapıldığını, 24.02.1983 tarihinde devlet memurluğundan istifa ederek görevinden ayrıldığını, bu dönem içerisinde Bağ-Kur kaydını açtırarak 3 yılı aşkın bir süre ticaretle uğraştığını, ticaretle meşgul olduğu bu dönem içerisinde işlerinin kötü gitmesi sebebiyle primlerini ödeyemediğini, bu sebeple iş yerini kapatarak 25.02.1986 tarihinde tekrar öğretmenlik görevine döndüğünü, 2012 yılında hizmet birleştirilmesinin yapılmadığını fark ederek Kuruma dilekçe ile başvurduğunu, 01.05.1980 tarihi itibariyle 5434 sayılı Kanun'a tabi olduğu gerekçesi ile Bağ-Kur kaydının iptal edildiğinin bildirildiğini ileri sürerek 02.03.1983-24.02.1986 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; davacının 02.03.1983-24.02.1986 tarihleri arasında kendi adına ve hesabına bağımsız çalışması nedeniyle 02.03.1983-24.02.1986 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, 06.03.1983 tarihli giriş bildirgesi ile vergi mükellefiyetine istinaden 02.03.1983 tarihinde Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilen davacının 24.02.1986 tarihine kadar Bağ-Kur sigortalısı kabul edildiği halde 01.05.1980 tarihinde başlayan 5434 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı sebebi ile Bağ-Kur sigortalılığının iptal edildiği, davacının hizmet belgesine göre 11.04.1980 tarihinde ilk kez 5434 sayılı Kanun kapsamında atamasının yapıldığı, 23.02.1983 tarihinde istifa ettiği ve 24.02.1986 yeniden göreve başladığı anlaşılmış olup 02.03.1983-24.02.1986 tarihleri arasında vergi mükellefiyetinin olduğu tarihlerde 5434 sayılı Kanun kapsamında çalışmasının bulunmadığının anlaşılması karşısında tespitine karar verilen tarihlerde kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasına dayalı olarak Bağ-Kur sigortalısı kabul edilmesi gerekli olup Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle; davanın kabulüne ilişkin kararın yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.