Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2618 K.2025/12717

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2618 📋 K. 2025/12717 📅 30.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/2618 E.  ,  2025/12717 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/620 E., 2024/297 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/345 E., 2024/228 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesi özetle; davalı şirketin yeraltı maden ocağında konveyor bant bakım onarımcısı olarak çalışan davacının 22.03.2022 günü saat 02.30 sularında çalışır ve dönen halde bulunan tambura kolunu kaptırması sonucunda iş kazası geçirerek vefat ettiğini, merhumun annesi ... ve babası ...'in maddi ve manevi açıdan, kardeşleri ... ve ... 'in ise manevi açıdan mağdur olduklarını ileri sürerek anne ... ve baba ... yönünden maddi ve manevi tazminat ile kardeşleri ... ve ... için manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduğunu, Uzunköprü Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/821 soruşturma numaralı dosyanın celbini, meydana gelen kazanın davacının tedbirsiz, dikkatsiz davranışından kaynaklandığını, asli kusurlu olduğunu, davacıların, davacının bakım ve gözetimi altındaki kişiler olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; toplanılan deliller ve bilirkişi raporlarına dayanılarak kararda belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..1-Tarafların istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminat taleplerinin belirsiz alacak davası olarak ileri sürüldüğünü, alacağın belirli hale gelmesi için bilirkişi raporu alındığını, rapora yapılan itirazların mahkemece reddedildiğini, rapor doğrultusunda dava değerinin arttırıldığını, hüküm tarihi itibariyle rapordaki miktarlar doğru olmasına rağmen, maddi tazminat yönünden hesap edilenden az bir miktara hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, baba ...'e oğlunun vefatı nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya tabi ödeme yapılmadığını, destekleyen ölçüsünün Sosyal Güvenlik Kurumlarından gelir bağlama oranları ile belirlenemeyeceğini, desteklemenin yalnızca parasal nitelikte olmayacağını, yardım ve hizmet ederek de olunabileceği kabul edildiğine göre, çocukların ana veya babaya destek olduklarının karine olarak kabulünün gerektiği, güncel hesaplama yöntemleri 2010 bakiye ömür tablosu, yapılan hesaplamaya göre anne ve baba yönünden maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, fahiş miktarda indirim yapılarak maddi tazminatın kabul edildiğini, rapora özellikle gelir yönünden itiraz ettiklerini, davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşmaması bakımından rapordaki gelire ilişkin verilere itiraz edildiğini, davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, bu sebeple istinaf ettiklerini, tazminat üzerine yasal faiz işletilmiş ise de, mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanması gerektiğini, manevi tazminatın yetersiz olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın meydana gelmemesi için kanundan doğan tüm edim ve yükümlülüklerini yerine getirildiğini, hükme esas alınan kusur raporunu hazırlayan bilirkişilerin hukukçu bilirkişi olmadığını, 20.10.2023 tarihli kusur raporunda, 22.05.20 23... .03.2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı sunulan itirazların hiç nazara alınmadan rapor tanzim edilerek hatalı şekilde hükme esas alındığını, davacı tarafların tazminat taleplerinin yasal dayanağı olmadığını, hiçbirinin ... işçinin bakım ve gözetim sorumluluğu altında olan destek altındaki kişiler olmadığını, TRH 2010 bakiye ömür dikkate alınarak davacılara hükmedilen tazminat miktarının artışına sebep olan ve sonrasında da hatalı sonuç veren miktarların ortaya çıktığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, uygun bir indirim yapılması gerektiğini, müteveffanın oğlu ile 11.08.2022 tarihinde ihtiyari arabuluculuk toplantısı yapılarak ödeme yapıldığını, poliçe teminat bedelinin de tahsil edildiğini, fahiş, ölçüsüz hakkaniyete aykırı hükmedilen manevi tazminatın kaldırılması gerektiğini beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık,iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.
1-Taraf vekillerinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Taraf vekillerinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE
2.Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3.Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerinden alınmasına,
4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.