Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6179 K.2025/12532

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6179 📋 K. 2025/12532 📅 25.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/6179 E.  ,  2025/12532 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/12 E., 2025/404 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/136 E., 2022/408 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait fidan çiftliğinde uzun yıllar eşi ile birlikte çalıştığını, çalışma sürelerinin 2010/Mart ile 2010/Ekim döneminde Ekim ayı hariç 7 ay, 2011/Mart ile 2013/Ekim döneminde 3 yıl 7 ay (yalnızca hava durumunun uygun olmadığı günler hariç olmak üzere) 2014/Mart ile 2014/Ekim arasında Ekim ayı hariç 7 ay, 2015/Mart ila 2015/Ekim döneminde Ekim ayı hariç 7 ay, 2017/Mart ila 2017/Ekim döneminde Ekim ayı hariç 7 ay süreyle çalıştığını belirterek 2010-2017 dönemindeki bu hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının talepleri dikkate alındığında 5 yıllık zamanaşımına uğradığını, hizmet tespit davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde ispatlanmasının gerektiğini, müvekkilinin 2003-2004 yıllarında tabiatı çok sevmesi nedeniyle kıraç bir araziyi ağaçlandırarak özel bir orman kurduğunu, davacının eşi ...’ün 2011-2012 yıllarında, müvekkilin ağaçlandırdığı alanın yakınlarına ev yaptıklarını ve müvekkiline başvurarak defaatle çalışmak istedikleri yönünde talepte bulunduğunu, her defasında reddedildiğini, ormanda başkasının çalışmasına ihtiyaç olmadığını, ağaçların yetişkin hale geldiğini, tamamında damlama sulama olduğunu ve yazları 3 ay 10 günde bir dalgıç motorun düğmesine basılıp 2 saatte bir vanalarının çevrilmesi ile sulamanın tamamlanacağını, bunu da hafta sonları kendisinin seve seve yapacağını, bu iş için bir kişi çalıştırmaya gerek olmadığını belirterek talebin reddedildiğini, ...’ün davacının ağaçlarının arasında yer alan takriben 1 dekar kadar yere kendi adına ve hesabına sebze ekmek istediğini,ilgili alanın bir kısmını kullanmasına izin verdiğini, ...’ün bu alanda kendi adına ve hesabına sebze ektiğini, daha sonra davalıya ait 13.1 50... alana sahip tarlaya da sebze ekip ekemeyeceğini sorduğunu ancak bu talebi reddettiğini, ancak ısrarlarına dayanamayarak 386 89... ,14,15,16 parsellerden oluşan 70.0 00... alana sahip yere fiğ ve aynı yıl arkasından da silajlık mısır ekmeye başladığını, bu yerde ...’ün eşi davacı ... ile birlikte burada çalıştığının haricen öğrenildiğini, ... ile tarlanın kullanımı konusunda uyuşmazlığa düşülmesi üzerine davacının eşinin bu davayı açtırdığını, müvekkilinin 2003/Mart, Nisan, Mayıs, Eylül, Ekim aylarında kurulumunu tamamladığı ağaçların oldukça büyüdüğü ormanda davacının yapacağı bir işin olmadığını, bizzat kendileri tarafından 13.0 00... alanda sebze ile 70.0 00... alanda silaj işlerinin yürütülmesi karşısında davalının ormanında çalışamayacaklarını belirterek iş bu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne; davacının yılın belli dönemi hem kendi işinde hem de davalıya ait işlerde çalıştığının, davacının herhangi bir SGK kaydı bulunmadığından, belirtilen sürelerde hem kendi işinde hem de davalıya ait işte çalışması nedeniyle yarı zamanlı olarak çalıştığı göz önünde bulundurulduğunda günlük çalışma süresinin yarısında davacının kendi işini, yarısında davalıya ait işleri yaptığının tespiti ile
01.03.2010-30.09.2010 arasındaki 7 aylık dönemde her ay 15 gün olmak üzere 105 gün,
01.03.2011-30.09.2013 arasındaki 2 yıl 4 aylık dönemde her ay 15 gün olmak üzere 420 gün,
01.03.2014-30.09.2014 arasındaki 7 aylık dönemde her ay 15 gün olmak üzere 105 gün,
01.03.2015-30.09.2015 arasındaki 7 aylık dönemde her ay 15 gün olmak üzere 105 gün,
01.03.2017-30.09.2017arasındaki 7 aylık dönemde her ay 15 gün olmak üzere 105 gün olmak üzere toplam 840 gün hizmetinin olacağı, prime esas kazancının dönemin asgari ücreti düzeyinde olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili özetle,
1.Dosya kapsamında dinlenen objektif ve somut verilerle desteklenmeyen tanık beyanlarına itibar edilmesinin hukuka aykırı kararın ortaya çıkmasına neden olduğunu,
2. Tanık ...'ın bordro tanığı kabul edilerek beyanının hükme esas alınmış olduğunu, ancak bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere müvekkile ait bahçe alanı hakkında tescilli bir iş yeri bulunmadığını, söz konusu tanığın çalışmasının olmadığını,
3. Çalışma olgusunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili özetle,
1. Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verildiğini, 2010-2017 tarihleri arasında toplamda 840 günlük çalışmanın tam olarak ispat edilemediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.