Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6123 K.2023/2864

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/6123 📋 K. 2023/2864 📅 24.05.2023

1. Hukuk Dairesi         2022/6123 E.  ,  2023/2864 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, dava dışı eşinin bir daire satın almak isteyerek, ihbar olunan ....Limited Şirketine başvurduğunu ve 30753 ada 3 parseldeki 5. Kat, 17 no.lu bağımsız bölüm için 170.000,00 TL bedel karşılığında anlaştıklarını, evin tescili kendi adına yapılacağından arsa sahibi olan davalı ...'a vekaletname verdiğini, kat irtifakı kurulurken yüklenici yetkilisi olan davalı vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak bağımsız bölümün yarısını adına tescil ettirip geriye kalanını kendi üzerinde muhafaza ettiğini, vekil tarafından zarara uğratıldığını ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya bakma görevinin tüketici mahkemesinde olduğunu, daire satışı başlıklı sözleşmede herhangi bir imzasının bulunmadığını, davanın sözleşmede satıcı olarak adı geçen yükleniciye yöneltilmesi gerektiğini, sözleşmede taşınmazı davacıya satacağına ilişkin bir madde bulunmadığını, hangi bağımsız bölümün devir edileceğinin dahi belirtilmediğini, sözleşmede de davacıya devre ilişkin hüküm bulunmadığını, davacının ödemeyi ispat etmesi gerektiğini, verilen vekaletnamede alım - satım yetkisinin bulunmadığını, vekaletnamenin de geçersiz olduğunu, taşınmazda paydaş olduğundan, davacıya vekaleten işlem yapılamayacağını bu nedenle vekaletnamenin konusunun imkansız olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yüklenici yetkilisi olan davalının alt yüklenici ile anlaşmaları kapsamında tam daireye karşılık gelen payı davacıya devrettiği, ancak alt yüklenici ....Limited Şirketinin edimini eksik yerine getirmesi sebebiyle kat irtifakı kurulurken kanun hükümlerine aykırı değerlendirme yapılmak suretiyle davacıya kat mülkiyetine aykırı olarak tam daire tesisi ve tescilinin yapılmadığı, davacıya tam daire teslim edilmesi hususunda anlaşma yapıldığının davalının da kabulünde olduğu, bu kapsamda davacının, ....Limited Şirketinin imalatından sorumlu tutulamayacağı, sözleşmede böyle bir hüküm bulunmadığı, uyuşmazlığın devredilen pay hakkında kat irtifakı tesis edilirken davalının yaptığı işleme ilişkin olduğu, payın devri bakımından eksiklik bulunmadığı, buna göre 311/569 payın tapu kaydının iptali ve tescili talebinin kabulünün mümkün olmadığı, uyuşmazlığın çözümü bakımından tüm kat irtifakı maliklerine açılacak dava ile kat irtifakındaki hisselerin düzeltilmesi gerekeceği düşünülebilir ise de ilgili dava bakımından sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğu, eldeki davadaki talebin bu şekilde yorumlanamayacağı gibi tüm maliklere yönelen davanın da bulunmadığı, davacının talebinin kabulü durumunda usule uygun kat irtifakı düzenlemesi yapılması halinde davacıya sözleşme kapsamının dışına çıkılarak birden fazla dairenin kat irtifakı gereğince tescilinin gerekebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili, Mahkemece uyuşmazlık konusunun yanlış tespit edildiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığının bilirkişi raporları ve tanık beyanlarıyla ispatlandığını, davalı tanıklarının yanlı beyanda bulunduklarını, davalının kötüniyetli hareket ettiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili, davacının davasını ....Limited Şirketine yöneltmesi gerekirken müvekkili açısından herhangi bir borç ve yükümlülük getirmeyen sözleşmeden dolayı davanın müvekkiline karşı yöneltilmesinin hatalı olduğunu, satış sözleşmesi başlıklı sözleşmede de aynı hususların aynı şekilde bu sözleşme için de geçerli olduğunu, müvekkili bu sözleşmede sadece yapımcı firma olarak geçtiği için davaya konu daireyi devretmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, sözleşme başlıklı taşeronluk sözleşmesinin ise müvekkili ile ....Limited Şirketi arasında akdedilmiş olduğunu, davacının bu sözleşmenin tarafı olmadığını, davacının bu sözleşmeye dayanarak müvekkilinden bağımsız bölümün tescilini talep etme hakkının da olmadığını, davacının, davaya konu bağımsız bölümü ....Limited Şirketinden aldığını, bu hususun bütün aşamalardaki beyanları ve dinlettiği tanıkların ifadeleri ile sabit olduğunu, müvekkilinin, davacıya devredilmesi gereken payın çok çok üzerinde arsa payı devrettiğini, her ne kadar davanın sulh hukuk mahkemelerinde arsa payı düzeltim davası olarak açılması gerektiği gerekçesiyle ret kararı verilmiş ise de yüklenicinin sözleşme konusu işleri ifa edip etmediğinin, buna bağlı olarak davacının daireye hak kazanıp kazanmadığının araştırılmadığını, belirttikleri yönlerden davanın ret gerekçesinin değiştirilmesi gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteğinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının yapmış olduğu sözleşme ve tanık beyanlarına göre bir bağımsız bölüm satın aldığı, buna istinaden arsa payı devredildiği, ancak davalının davacının vekili olarak kat irtifakı tesisini yaparken davacıya bir tam bağımsız bölüm verilmesi gerekirken paylı bağımsız bölüm verildiği, böylece davalı vekilin vekalet görevini vekil edenin yararına olacak şekilde kullanmadığı, davacının sözleşme yaptığı dava dışı ... ... Limited Şirketi ile davalı arasında bulunan ilişki gereği eksik ... yapılması hususundaki ihtilafın davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, taşınmazda bilirkişi raporuna göre meskenler için belirlenen arsa paylarının çok farklı olduğu belirtilmiş ise de tüm bağımsız bölümlerin arsa payı düzeltilmesinin ayrı bir davada değerlendirilebileceği, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1.b.2. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davacının yüklenici .... Limited Şirketinin ... karşılığı arsa payı ve buna denk gelen bağımsız bölümü teslim alacağını, ancak öncelikle şirketin sözleşmeden doğan edimini eksiksiz ifa etmesi gerektiğini bildiğini, davalının satış protokollerinin tarafı olmadığı gibi davacı ile ... Limited Şirketi arasındaki satım ilişkisinden arsa payını teminat olarak devrederken haberdar olduğunu, davacının da bu durumu bildiğini, davalının sadece ... Limited Şirketinin talimatı üzerine yarım daireye denk gelen arsa payını davacıya devrettiğini, şayet .... Limited Şirketi taşeronluk sözleşmesinden doğan edimini eksiksiz ifa etseydi davalının zaten tam daireye denk gelen arsa payını ya da bağımsız bölümü davacıya devredeceğini, ancak şirket edimini yerine getirmediğinden davacının yaptığı daire bedeli ödemelerini eldeki dava ile davalıdan tahsil etmeye çalıştığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nda (TBK) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506. maddesinde aynen; "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir. Vekil üstlendiği ... ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda ... ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye 5.943,54 TL
onama harcının temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.