Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/9362 K.2025/12323

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/9362 📋 K. 2025/12323 📅 24.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/9362 E.  ,  2025/12323 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2289 E., 2025/916 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/14 E., 2023/175 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Tokat İli ... ilçesi ... Kasabasında şeker pancarı üreticiliği yaptığını ve tarımsal faaliyette bulunduğunu, pancar ekicisi çiftçilerden Bağ-Kur prim kesintileri gün, ay olarak kesilmemekte ve pancar ekimi yaptığı yılda teslim ettiğini, safi pancar miktarı için tahakkuk eden pancar bedelinin %1 oranında Bağ-Kur kesintisi yapıldığını, pancar bedellerinin ödenmesine müteakip ayda ilgili Bağ-Kur il müdürlüğüne ödeme yapıldığını, 09.01.2023 tarihinde davalı Kuruma davacının başvurarak Bağ-Kur prim kesinti tarihinden bu yana tüm hizmetlerinin verilmesini talep ettiğini, davalı Kurumun 16.01.2023 tarih ve ... sayılı yazısı ile ret cevabı verildiğini, ... Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğü kayıtlarından da görüldüğü üzere 2010 yılı ... pancar sözleşme ve grup numarası ile ekimi bulunduğu, davacıdan 31,43 TL. Bağ-Kur prim kesintisinin yapıldığını belirterek davacının 01.06.2011-31.12.2011 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı definde bulunduğunu, davacının satmış olduğu üründen 2010 tarihinde Bağ-Kur kesintisi yapıldığını, 01.10.2008 tarihinden sonra satılan ürün üzerinden yapılan tevkifat kesintisine istinaden 4/b tescil yapılmasının mümkün olmadığını, 01.10.2008 tarihinden itibaren tarımsal faaliyette bulunması nedeniyle kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı sayıldıkları halde, sigortalılıkları başlatılmayan ve sattıkları ürün bedellerinden tevkifat yapılanların sigortalılıkları Ziraat Odasına kayıtlarının yapıldığı tarihinden itibaren bir yıl içinde tespitlerininin yapılması halinde odaya kayıt tarihinden, bu süreyi geçirenlerin ise tespitlerinin yapıldığı tarihten itibaren sigortalılıkları başlatılacak olup, bunlar hakkında 22.05.2007 tarihli ve 26529 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7 seri numaralı tebliğ hükümleri uygulanmayacağını, davacının ziraat oda kaydı devam etmesi sebebiyle 4/b sigortalılığı talep tarihi olan 09.01.2023 tarihinde başlatıldığını, davalı Kurum bir kamu kuruluşu olduğundan, Kurum kayıtlarının esas olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 01.06.2011 - 31.12.2011 (bu tarihler dahil) tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesinin 4 numaralı alt bendi kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 2926 sayılı Kanun'a tâbi tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve tesciline ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.