Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6772 K.2025/12218

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6772 📋 K. 2025/12218 📅 22.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/6772 E.  ,  2025/12218 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/329 E., 2025/274 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2024/236 E., 2024/499 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı taraf dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.08.2014 – 12.02.2018 tarihleri arasında davalıya ait otelde muhasebe müdürü olarak çalıştığını, müvekkilinin çalıştığı dönemde 4.000,00-TL maaş almasına rağmen SGK'ya 2.000.00 TL net maaş olarak gösterildiğini, sigorta primlerinin eksik ödendiğini, maaş ödemelerinin bir kısmını bankadan, bakiyesini ise elden aldığını, müvekkilinin 12.02.2018 tarihinde emekli olduğunu ve 2.776,76-TL aylık bağlandığını, davalı tarafça müvekkilinin çalıştığı dönemlerde sigorta primlerinin eksik ödenmesi nedeniyle müvekkiline düşük emekli maaşı bağlandığını belirterek müvekkilinin 19.08.2014 – 12.02.2018 tarihleri arasında davalıya ait otelde muhasebe müdürü 4.000,00-TL maaş ile çalıştığının tespiti ile müvekkiline maaş bağlandığı tarihten itibaren maaşındaki farkın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının çalıştığı yerin Göynük Kemer Antalya olduğunu, Kemer adli yargı çevresine bağlı olduğunu belirterek davanın yetkisizliğine karar verilmesini, davacının iki ayrı dönemde çalıştığını, 18.08.2014 tanzim tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi ile 19.08.2014 tarihinde işe başladığını, sözleşmede “aylık 2.000,00-TL net ücret ile çalışacağı, ücreti banka hesabına yatırılacağının” düzenlendiğini, çalıştığı süre içinde iş yerinin uyguladığı genel ücret zamları oranında ücret artışları olduğunu, bordrosuna yansıdığını, çalıştığı sürede tüm bordrolarını çekincesiz olarak imzaladığını ve ücretin tamamını banka hesabından aldığını, 12.02.2018 tarihinde şirkete yazılı olarak başvurarak yaşlılık aylığına başvuracağından işten ayrılmak istediğini, bu sebeple kıdem tazminatının ödenmesini talep ettiğini, kıdem tazminatı, 12.02.2018 tarihindeki son aylık brüt ücreti olan rakamdan hesaplanarak mutabakat protokolünde belirtildiğini, kıdem tazminatının, maaş hesabına yatırıldığını, davacının 19.08.2014 - 12.02.2018 tarihine kadar maaşlarının banka hesabına yatırıldığını, bu döneme ilişkin tüm maaş bordrolarını çekincesiz imzaladığını, 12.02.2018 tarihi itibarıyla işten ayrılarak iş yeri ile ilişiğini kestiğini, davacıdan kısa bir süre sonra (yaklaşık iki ay kadar 04.05.2018) yeni bir çalışan buluncaya kadar geçici yardım talep edildiğini, davacının işe girişi 04.05.2018 tarihinde önceki işten ayrılışındaki son brüt ücretinden yapıldığını, davacının yeni çalışan bulununca 13.07.2018 tarihinde yazılı olarak ayrılmak istediğini bildirerek işten ayrıldığını, 04.05.2018 - 13.07.2018 tarihleri arasındaki aylık ücretlerinin davacıya ait maaş hesabına ödendiğini, maaş bordroları, mutabakat protokolleri, ibranameler ve diğer ücret belirten belgelerin davacı tarafından çekincesiz imzalandığı yazılı kanıtlar olduğunu, davacının farklı ücret aldığı iddiası doğru olmadığını, kötü niyetle çekincesiz imzalanan tüm ücret belgelerine rağmen dayanaksız olarak davanın açıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının çalışmış olduğu iş yeri adresinin Kemer olduğunu, davanın Kemer Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinde açılması gerektiğini, 14.02.2018 tarihli tahsis talebine istinaden 01.03.2018 tarihinden itibaren 4A' ya tabi 5375 gün şartını yerine getirerek 7892 gün SSK hizmetiyle 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-G maddesine göre 2107009447 tahsis numarasıyla emekli olduğunu, prime esas kazanç miktarına yönelik iddiasının yazılı belgelerle ve Kurum kayıtlarına eş değer belgelerle kanıtlanması gerektiğini, Kurum davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davanın kabulü halinde dahi aleyhe yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; senetle ispat kuralının SGK mevzuatından kaynaklı davalarda uygulanmayacağını (YHGK 2016/2141 E. 2020/585 K. 16.07.2020 T.), Yargılama sırasında, davalı işverenin çalışanların maaşlarının resmi kısmını bankadan, üst kısmını da elden ödediği ortaya çıktığını, bu ödemelere ilişkin tanıklarında ifade ettiği gibi işveren tarafından aylık personel hakedişleri adı altında belge düzenlendiğini, işveren imzalı bu belgeler daha önce dosyaya ibraz edildiğini, belgelerde açıkça görüldüğü üzere müvekkilinin net ücretinin 4.000,00-TL olduğunu, bir kısmı "bankadan ödenen" açıklaması adı altında, bir kısmı da "diğer hakediş" adı altında imza karşılığı elden ödendiğini beyan ederek Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prime esas fark kazancın tespit ve tahsili istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.