Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5121 K.2025/12214

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5121 📋 K. 2025/12214 📅 22.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/5121 E.  ,  2025/12214 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1756 E., 2025/57 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/68 E., 2022/376 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin ... Evleri Sitesinde davacıya ait ... Caddesi No:... numaralı villada 1 Ağustos 2004 yılında tam günlü ev hizmetlisi olarak göreve başladığını, 23 Haziran 2014 yılında işten çıkarılana kadar çalıştığını, müvekkilinin işe girdiği ilk günden itibaren 08.30-17.30 saatleri arasında sürekli ve düzenli olarak haftanın beş günü davalıların temizlik, yemek, ütü vs. ve evin bakımı ile ilgili diğer her türlü işlerinde çalıştığını, ancak 23 Haziran 2014 yılında sebep gösterilmeden işten çıkarıldığını, müvekkilinin en son aylık net 1000 TL maaşla çalıştığını, müvekkilinin işe başladığı tarihte sigortasının yapılmadığını, uzun yıllar davalıların yanında ev hizmetlisi olarak sigortasız olarak çalıştırıldığını, müvekkilinin davalıların yanında çalışırken şeker hastası teşhisi konulduğunu ve sürekli olarak insülin kullanmasının zorunlu hale geldiği halde davalıların sigorta işlemlerini yapmadıklarını, ancak müvekkilinin işini kaybetmemek için çalışmaya devam etmek zorunda kaldığını, müvekkilinin 01.08.2004 yılında davalıların yanında çalışmaya başladıktan sonra işten çıkarılana kadar, davalılar talep ettikçe hafta içi geç çıktığını, bazen hafta sonları işe gittiğini ve hatta davalıların kızının evine de ihtiyaç oldukça temizlik yapmaya gittiğini, müvekkilinin davalıların yanında çalıştığı müddetçe haftada 1-2 defa akşam 19.00 gibi çıktığının da olduğunu, müvekkilinin 2004 yılından bu yana davalıların yanında ev hizmetlerini yerine getirdiği hakkında tanıklarınında beyanda bulunacaklarını, ayrıca davalılara ait villanın bulunduğu Kasaba Evleri site yönetiminden çıkarılan “çalışan izin kartı” ile ilgili olarak yazışma yapılması gerektiğini, davalılara ait evde sürekli ve düzenli olarak tam günlü çalıştığını kanıtladığını, söz konusu çalışan kartı, davalılara ait evin bulunduğu güvenlikli sitede, site yönetimi tarafından ancak kat malikinin veyahut ilgili villa sakininin onayı ile çalışanlara verilme ve çalışanların siteye giriş ve çıkış yapmalarını sağladıklarını, dolayısı ile iş bu çalışan izin kartının müvekkili davalıların yanında sürekli, düzenli ve tam günlü çalıştığının kanıtı olduğunu, davacı müvekkilin davalıların ev hizmetlerinde 01 Ağustos 20 04... Haziran 2014 tarihleri arasında aralıksız, sürekli ve tam günlü, haftanın en az 5 günü bazen 6 gün olarak çalıştığının tespitini, davacının davalıların yanında çalıştığı sürelerin sigortaya kaydına ve bu sürelere ait primlerin davalılar tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmesini, yargılama harç ve masrafları ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının ileri sürdüğü vakıaların tarihleri ve bu tarihe dayalı talepleri göz önüne alındığından zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerinin geçtiğini, davacının çalışmasının süreklilik arz etmediğinden 5 yıllık zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri geçen taleplerin reddini, işveren durumda olabilecek olan koca olduğundan , ...'nun karısı olan ...'na karşı ikame olunan davanın reddini, davacının hizmet tespiti süresini 2004 yılına kadar götürdüğünü, bu nedenle uyuşmazlığa uygulanacak olan mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu olduğunu, buna göre ev hizmetleri , mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun ilk halinde kanun kapsamı dışında bırakıldığını, bu kanunların uygulanmasında sigortalı sayılamayacaklarını, davacının ayda 10 günü geçmediğini, davacının genellikle haftada bir gün ve mevsim değişikliğinin temizlik gerektirdiği haftalarda ise iki gün ev hizmetini yaptığını, davacının bu nedenle çalışmasının sürekli sayılamayacağını, davacının başka işverenlere ait işyerlerinde de çalıştığnı ve başka kişilerin evlerine de temizliğe gittiğini ve bu nedenle çalışmasının sürekli olmadığını, davacının evde gündelik yaşamın gerektirdiği, temizlik gibi ev hizmetini yaptığını, bu nedenle davacının çalışmasının , tam zamanlı çalışmayı gerektirmediğini, bazı haftalar 2-3 saat olarak çalıştığını, sabah başlayan çalışması ise öğlen saatlerinde sona erdiğini, sadece mevsim değişikliğinin gerektirdiği temizliğin yapıldığında tam gün çalıştığını, dolayısıyla hizmet ilişkisinin unsurlarının oluşmadığını, davacının siteye giriş kartının bulunması onun tam gün çalıştığını göstermeyeceğini, siteye girebilmesi için verilen bir belge olduğunu, davacının haksız bir durum yaratma gayretini önlemeye çalıştığını, davacıya hiçbir zaman aylık olarak net bir ücret ödenmediğini, belirsiz aralıklarla geçici olarak ya da çağrı üzerine ev hizmeti yaptığından ve her seferinde o dönemin ev hizmetleri görenlerin aldığı o günkü hizmet bedelinin ödendiğini, davacının SGK'nın sunduğu haklara haksız kavuşmasının ve haksız bir durum yaratma gayretinin önlenmesi için belirsiz aralıklarla geçici olarak ya da çağrı üzerine ev hizmeti yaptığından davanın reddini , muhakeme masraflarının da davacı üstünde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 6552 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun'un 64. Maddesi ile 30.01.1950 tarihli 5521 sayılı İş Kanunu'nun 7. maddesine eklenen fikra kapsamında müvekkili kurumun davada fer'i müdahil olduğunu davacının iş yerinde devamlı olarak hizmet akdiyle davacının iş yerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunu tanık beyanları dışında resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile ispatlaması gerektiğini, HMK Md 200 gereğince iddianın yazılı delillerle ispatlanmasını, ücret konusunda dinletilen tanık beyanlarının çalışıldığı iddia edilen iş yerinin kapasite ve niteliğinin gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğini, mutlaka tanık dinlenmesi gerekiyorsa tanıkların çalışıldığı iddia edilen işyerindeki işi bilen ve tanıyan aynı zamanda dönem bordrolarında kayıtlı kişiler olması gerektiğini savunarak davanın reddini , yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Davanın kısmen kabulü ile
Davacının davalılara ait evde(... Mah. ... Cad. No: ... Sitesi .../İstanbul), ev hizmetlerinde 01.10.2007 – 23.06.2014 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak dönemin sigorta primine esas asgari ücretleriyle çalıştığının kabulü ile,
01.10.2007 – 31.12.2007 tarihleri arasında 90 gün günlük 19,50 TL brüt ücretle ;
01.01.2008 – 30.06.2008 tarihleri arasında 180 gün günlük 20,28 TL brüt ücretle ;
01.07.2008 – 31.12.2008 tarihleri arasında 180 gün günlük 21,29 TL brüt ücretle ;
01.01.2009 – 30.06.2009 tarihleri arasında 180 gün günlük 22,20 TL brüt ücretle ,
01.07.2009 – 31.12.2009 tarihleri arasında 180 gün günlük 23,10 TL brüt ücretle ;
01.01.2010 – 30.06.2010 tarihleri arasında 180 gün günlük 24,30 TL brüt ücretle ;
01.07.2010 – 31.12.2010 tarihleri arasında 180 gün günlük 25,35 TL brüt ücretle ;
01.01.2011 – 30.06.2011 tarihleri arasında 180 gün günlük 26,55 TL brüt ücretle ;
01.07.2011 – 31.12.2011 tarihleri arasında 180 gün günlük 27.90 TL brüt ücretle ;
01.01.2012 – 30.06.2012 tarihleri arasında 180 gün günlük 29,55 TL brüt ücretle ;
01.07.2012 – 31.12.2012 tarihleri arasında 180 gün günlük 31,35 TL brüt ücretle ;
01.01.2013 – 30.06.2013 tarihleri arasında 180 gün günlük 32,62 TL brüt ücretle ;
01.07.2013 –31.12.2013 tarihleri arasında 180 gün günlük 34,05 TL brüt ücretle ;
01.01.2014 –23.06.2014 tarihleri arasında 173 gün günlük 35,70 TL brüt ücretle ; çalıştığının TESPİTİNE,
Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,...” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, fer'i müdahil Kurum vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü sürelerin dikkate alınmadığını, husumet itirazının hatalı değerlendirildiğini, ...'nun işveren sıfatı bulunmadığını, davacının ev hizmetlerinde çalışan (gündelikçi/temzlikçi) olduğunu, devamlı ve düzenli çalışma olgusu gerçekleşmediğini bu nedenle yerel mahkeme kararını hukuka uygun bulan bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının geriye dönük 5 yıllık sürenin dışında kalan taleplerinin hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, dosyada fiili çalışmayı ortaya koyacak herhangi bir yazılı belge bulunmamasına karşın yalnızca çelişkili tanık beyanlarına dayanılarak yapılan hesaplama ve verilen kabul kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının ispatlanamayan davasının bu yönüyle de reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.