Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6727 K.2025/12220

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6727 📋 K. 2025/12220 📅 22.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/6727 E.  ,  2025/12220 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2065 E., 2024/3467 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/225 E., 2023/300 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2012 yılı Eylül ayında davalıya ait ... plakalı özel halk otobüsünde şoför olarak işe başladığını ve yine davalıya ait ... plakalı özel halk otobüsüyle değişimli olarak 2020 Mayıs ayına kadar çalıştığını, ancak çalıştığı tüm süreler boyunca davalı işverence müvekkilinin SGK primlerinin yatırılmadığını, müvekkili işverenden SGK primlerinin yatırılmasını ve hak ettiği ücretlerinin ödenmesini istemesine rağmen davalı işverenin müvekkilini sürekli oyaladığını, SGK girişini bildirmediğini, primlerini yatırmadığını ve ücretlerini de ödemediğini, müvekkilinin iş akdini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek müvekkilinin 2012 yılı Eylül ayından 2020 Mayıs ayına kadar davalı işveren yanında tam gün ve bilfiil çalıştığının tespitine, müvekkilinin tüm çalışma süreleri boyunca ödenmeyen SGK primlerinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir anlaşma olmaksızın 2018 yılının Ocak ayından yazılı iş sözleşmesinin gerçekleştirildiği 04.02.2019 tarihine kadar geçen sürede şoförlerden birisinin işi çıkması halinde anlık şoför ihtiyacından dolayı duruma göre saatlik ihtiyaca binaen çağrılması karşılığında saatlik ücretlerinin ödendiğini, yapılan bu çalışmanın sigortalılık niteliği taşımaması nedeniyle SGK'ya bildirimde bulunulmadığını, ekte sunulan kısmi süreli iş sözleşmesinden de görüleceği üzere davacının 04.02.2019 tarihinde müvekkilinin yanında çalışmaya başladığını ve bu tarihten itibaren SGK'ya gerekli bildirimlerin yapıldığını, maaş bordrolarının ve puantaj kayıtlarının ekte sunulduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiği için reddi gerektiğini, SGK'nın davada fer'i müdahil olduğu, davacının çalıştığını iddia ettiği hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği, ya da çalıştığının Kurumca tespit edilip edilmediği, hizmetin geçtiği iddia edilen yıllarda işyerinin gerçekten var olup olmadığı, 506 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, hususlarının Kurumdan sorulmasını, davacının, çalıştığını iddia ettiği yıllara ait işyeri kayıtları ve ücret tediye bordroları celp edilerek, davacının bu iş yerinde çalıştığını gösterir kayıt ve belgelerin bulunup bulunmadığının araştırılması, böylece çalışma iddiasının öncelikle belge ve kayıtlarla tespit edilmesi gerektiğini, çalışma konusunun sürekli kesintili mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların beyanları değerlendirilirken o iş yerinde davacıyla birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler, komşu ve yakın iş yerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenmesini, iddia edilen çalışmanın devamlı mı yoksa (part-time) kısmi-zamanlı mı hususu nitelik olarak araştırılmasını, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği ile bu beyanların kontrol edilmesini, gerekiyorsa keşif yapılmak suretiyle, işyerinin müdür, şef, ustabaşı, postabaşı ve diğer çalışanları ile iş yerine komşu işyerlerinde, bu yeri bilen ve tanıyanların dahi re’sen dinlenerek tanık beyanlarının sağlıklı olup olmadığının, denetlenmesini ve çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak bir biçimde belirlenmesini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile
Davacının, ... sicil numaralı ... unvanlı iş yerinde hizmet akdiyle 01.01.2018-18.03.2020 tarihleri arasında; toplam 184 günlük sosyal güvenlik destek primine tabi hizmetinin SGK'ya eksik bildirildiğinin tespitine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil SGK vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacı ile davalı arasında iş akdinin unsurlarından olan bağımlılık unsuru olmadığını, davacının çalıştığını iddia ettiği hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği, ya da çalıştığının Kurumca tespit edilip edilmediğini, Çalışma konusunun sürekli kesintili mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların beyanları değerlendirilirken o iş yerinde davacıyla birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler, komşu ve yakın iş yerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenilmelidir. İddia edilen çalışmanın devamlı mı, yoksa (part-time) kısmi-zamanlı mı hususu nitelik olarak araştırılmadığını, Kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlaması ancak aynı güçte deliller ile mümkün olduğunu, bu iddianın tanık beyanları ile ispatı mümkün olmadığını beyan ederek yerel Mahkememe ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı ...'e ait özel halk otobüsünde 2012 Eylül-2020 Mayıs ayları arası çalıştığı iddiasıyla açılan hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla fer'i müdahil SGK vekili tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.