Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6056 K.2025/12044
10. Hukuk Dairesi 2025/6056 E. , 2025/12044 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1484 E., 2024/2768 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/110 E., 2023/95 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından 13.04.2022 tarihinde davacıya tebliğ edilen ödeme emri ile 2018/11-12 ve 2019/1 dönemine ilişkin olarak Kurum alacakları ve gecikme zammına ilişkin olarak toplamda 72.533,94 TL talep edildiğini, ... Taahhüt A.Ş. - ... Müh. Ltd. Şti. İş Ortaklığının ticari tür ve unvanını değiştirmek suretiyle ... . Ticaret A.Ş. olarak devam ettiğini, davacının kurucu ortak olan ... Taahhüt A.Ş. dolayısıyla ... A.Ş.'nin yönetim kuruluna seçildiğini, davacının bizzat ... A.Ş.'nin hissedarı olmadığını, sonrasında ... Taahhüt A.Ş.'nin hissedarlığının sona erdiğini ve bu nedenle ... Şirketindeki yönetim kurulu üyeliği sıfatının da sona erdiğini, dava konusu borcun öncelikle borçlu şirketten tahsil yoluna gidilmesi gerektiğini, borçlu şirketin mal varlığının bulunduğunu, borçlu şirketin borçlarını yapılandırdığını belirterek, dava konusu ödeme emrinin iptalini, ödeme emrine konu asıl alacak ile gecikme zammı ve cezasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2022/111 Esas sayılı dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından 13.04.2022 tarihinde davacıya tebliğ edilen ödeme emri ile 2018/11-12 ve 2019/1 dönemine ilişkin olarak Kurum alacakları ve gecikme zammı/cezasına ilişkin olarak toplamda 1.137.779,38 TL talep edildiğini, borçlu şirketteki hisseleri devrettiğini ve temsilcilik sıfatının sona erdiğini belirterek, dava konusu ödeme emrinin iptalini, ödeme emrine konu asıl alacak ile gecikme zammı ve cezasının kaldırılmasını talep ve dava etmiş, bağlantı nedeniyle dosyalar birleştirilmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı şirketin borcu karşılayacak malı olmaması nedeni ile davacı adına ödeme emri gönderildiğini, davalı Kurum borçları nedeni ile öncelikle şirket vekiline ödeme emri gönderildiğini, şirket adına taksitlendirme talebinde bulunulduğunu, 2. taksitten sonra ödeme yapılmadığını, taksitlendirme aşamasında verilen nakdi teminat mektubunun Kurum borcuna işlendiğini, araçlara konulan yakalama şerhinin kaldırıldığını, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/652 Karar sayılı iflas kararına istinaden iflas masasına kayıt yapıldığını, davacının yönetici olduğunu ve açılan davanın haksız olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen yazı cevapları, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacının 06.11.2018 tarihinden 20.05.2020'ye kadar dava dışı işveren şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin şirketin borçlarından sorumlu tutulabilmesi asıl prim borçlusu şirket tüzel kişinin yönetim kurulu üyesi veya temsilcisi olmasının yeterli olduğu, 5510 sayılı Kanun gereği anonim şirket yönetim kurulu üyeleri için ayrıca temsil ve ilzam şartı aranmadığı, davacının dava konusu ödeme emrine konu 2018/11,12 ve 2019/1 döneminde dava dışı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, davacının sorumluluğunun 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinden kaynaklanmakta olup madde içeriğinde de anlaşılacağı üzere borcun asıl prim borçlusundan tahsil imkanı kalıp kalmadığının araştırılması şartının aranmadığı, dava konusu ödeme emrine konu borç dönemlerinin dava dışı şirket hakkında iflas kararının verildiği 10.03.2022 tarihinden öncesine ait olduğu, bu nedenle iflas kararı sürecinin davacı yönünden haklı bir sebep oluşturmadığı bu gerekçeler ile davacının dava konusu ödeme emirlerinden sorumlu olduğu anlaşıldığından davacının asıl ve birleşen davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamından dava konusu ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin davacının yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ilişkin olduğundan davacının bu borçlardan sorumlu olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu döneme ait borçların davalı şirket tarafından 7256 Sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığından dava konusu borçların niteliğinin değiştiğini, borçlu şirketin dava konusu asıl borçları yapılandırma sonucu taksitlendirilip ödenmeyen borca dönüştüğünü belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.