Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/16099 K.2025/11979
10. Hukuk Dairesi 2024/16099 E. , 2025/11979 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/879 E., 2024/1209 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/27 E., 2024/207 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan ... . San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin, davalı ... İnşaatın asıl işveren, diğer davalı ... Şirketinde 30.05.2016 tarihinde vinç montaj demontaj işinde usta yardımcısı olarak çalışmaya başladığını, 19.02.2017 tarihinde kule vincinin demontaj işi yani vincin sökümünü yaptığı esnada vinçten 4 metre yükseklikten kopan parçanın müvekkilinin üzerine düştüğünü, davalı işverenlerin meydana gelen kazada kusurlu olduklarını belirterek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL geçici iş göremezlik dönemi tazminatı, 25.000 TL sürekli iş göremezlik dönem tazminatı ile 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Davacı vekili 21.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 1.074.314,16 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
1-Davalı ... Kule Vinç vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinde yer alan beyanları kabul etmediklerini, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu kazada kusurun davacı da olduğunu, davacının gerekli eğitimleri aldığını ve eğitimini tamamladığında belgesini aldığını, kaza meydana gelmeden önce davacının fevri tutumları ile işi daha kısa yoldan ve emniyeti almadan yapmaya kalkıştığını, bu durum karşısında kendisinin uyarıldığını, bir kısım teknik önemler alması gerektiğinin söylenmesine rağmen davacının bu hususa dikkat etmediğini ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2-Davalı ... İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazlarının bulunduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkili firmasının kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davacı vekili, maluliyet neticesinde maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı taraf vekilleri dilekçelerinde söz konusu kaza olayında hiçbir kusurlarının bulunmadığını, kusurun davacıda olduğunu ifade ederek davanın reddini savunmuştur.
Somut olayda, davaya konu zararlandırıcı olayın iş kazası olduğu Kurum tarafından tespit edilmiştir.
Davacının maluliyet oranı SGK Kocatepe Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sağlık Kurulu Raporu ile %41 olarak belirlenmiştir. Kurum Yüksek Sağlık Kurulu da yine maluliyet oranını %41 olarak belirlemiştir. ATK 3. İhtisas Dairesi ile ATK 2.üst kurulu ise iş göremezlik derecesini %47 olarak tespit etmiştir. Böylece davacının iş göremezlik oranı kesinleşmiştir.
SGK tarafından hazırlanan 27.12.2017 tarihli tahkikat sonucunda davalı ... Kule Vinç şirketinin %80 oranında, davacının ise %20 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Mahkemizce aldırılan 05.04.2021 tarihli kusur raporunda davalı ... Kule Vinç şirketinin ihmalinin bulunduğu, davacı işçi ile davalı ... İnşaat şirketinin ise ağır ihmallerinin bulunduğu belirtilmiştir.
Mahkemizce aldırılan 05.05.2022 tarihli kusur raporunda davacı işçinin %20 oranında davalılar ile ihbar olunan ... şirketinin %80 oranında müteselsilen kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.
SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödemesinin yapıldığı ve maluliyet nedeniyle gelir bağlandığı anlaşılmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinin altıncı fıkrasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi; “bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişki” olarak tanımlanmıştır. Maddenin devamında, asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olacağı belirtilmiştir.
Dosya kapsamında yer alan davalılar arasındaki sözleşme ve tanık beyanları karşısında, davacının davalı ... Kule Vinç şirketinin işçisi olduğu, ... Kule Vinç şirketi ile ihbar olunan ... mimarlık şirketi arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, ... mimarlık şirketinin de işi davalı ... İnşaat şirketinden aldığı görülmektedir. Bu nedenle davalı ... Kule Vinç şirketinin alt işveren, davalı ... inşaat şirketinin asıl işveren, ihbar olunan ... mimarlık şirketinin ise ... şirketinin taşeronu olduğu belirlenmiştir.
05.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda tarafların kusurlarına ilişkin yapılan değerlendirmeler dosya kapsamına ve olayın oluş şekline göre uygun görülmüştür. Bu nedenle rapor denetime elverişli görülerek aktüerya bilirkişisinden rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili Kurum maluliyet oranına göre aktüerya raporu aldırılmasını istemiştir. Bunun üzerine 29.08.2022 tarihinde aldırılan aktüerya raporunda davacıya yapılan ödemeler düşülmek suretiyle hesaplama yapılmıştır. Denetime elverişli olarak hazırlanan rapor ile ıslah dilekçesi doğrultusunda davacı tarafın harcama giderlerine ilişkin iddiasını ispatlar nitelikte delil sunmadığı nazara alınarak maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının manevi tazminat talebi, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının maluliyet durumu, maluliyetin şekli ve vücut fonksiyonlarına göre neticesi bakımından günlük yaşamına yönelik etkisi, kaza tarihi ile kazanın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı gözetilerek takdir edilmiş ve davacının talebi kısmen kabul edilmiştir. ..." gerekçesiyle "davanın kısmen kabulü ile
1-1.074.314,16TL maddi tazminatın iş kazasının gerçekleştiği tarih olan 19.02.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-50.000,00 TL manevi tazminatın iş kazasının gerçekleştiği tarih olan 19.02.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... . San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... . San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... . San ve Tic A.Ş. vekili, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, maluliyet oranının tespit yönteminin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bakiye ömür sürelerinin tespitinde TRH yaşam tablosunun kullanılmasının hatalı olduğunu, PMF yaşam tablosunun kullanılması gerektiğini, müvekkili davalı firma ile dava dışı ... şirketi arasında anahtar teslimi iş sözleşmesi olduğunu, alt işveren olmayacağından sorumlu olmadıklarını, kusur oranını kabul etmediklerini, davacı işçinin diğer davalı ... Kule Vinç Şirketi ile ... Mimarlık Şirketi arasındaki sözleşme uyarınca davacının taleplerinden ... Mimarlık Şirketi ile diğer davalı firmanın sorumlu olduklarını, müvekkili firma yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranı dikkate alınmadan doğrudan pasif dönem için de tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, meslekte kazanma gücünün 2/3'ünün altında bir oranla yitirmesi halinde pasif dönemin gerçek zarar hesabından dışlanması gerektiğini, müvekkili firmanın iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tüm güvenlik önlemlerini almış olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatın fahiş olduğununu belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
A)Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı lehine hükmolunan manevi tazminat tutarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.