Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5040 K.2025/12024

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5040 📋 K. 2025/12024 📅 17.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/5040 E.  ,  2025/12024 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1883 E., 2025/70 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/757 E., 2024/404 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Mahallesinde tütün üreticiliği yaptığını, toplamış olduğu yaprak tütünün .... İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürlüğüne teslim edildiğini ileri sürerek davacının 1997, 1998, 1999, 2000, 2001, 2002, 2003 yılları arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davalı Kuruma başvuru yapılmasının dava şartı olduğunu, davacının Kuruma başvuru yapmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ayrıca hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, davacı ile ilgili Kurum kayıtları incelendiğinde, davacının tescilinin 18.09.2012 tarihli Ziraat Odası kaydına istinaden bu tarih itibari ile yapıldığının Kuruma ibraz ettiği tekel belgesinde Kurum adına kesinti yapılmadığının görüldüğünü, tevfikattan ötürü geriye doğru tescil yapılamadığını, davacının bu yönde bir başvurusunun bulunmadığını, mülga 2926 sayılı Kanun'un 5. ve 7. Maddesinde belirtilen, süre içerisinde kayıt ve tescil yaptırmayanların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescili takip eden aylarında başlayacağını, mülga Kanun'a göre tescil talebi bulunmayan, davacı ile ilgili olarak 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 4/1 mad. bendine göre davacının Ziraat Odası kaydının başlangıcının 18.09.2012 tarihinde yapılan tescili olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tevkifat kesintisini yapmakla yükümlü olan Kurumun sorumluluğunun davacıya yüklemenin hukuken hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.