Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5962 K.2025/12027
10. Hukuk Dairesi 2025/5962 E. , 2025/12027 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2242 E., 2025/161 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/264 E., 2023/171 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; SGK Osmangazi Sosyal Güvenlik Merkezince 26/12/2019 tarih ve 2019/405214/226 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmen raporuna istinaden davacı şirkete 7.732.34 TL re'sen prim farkı borcu tahakkuk ettirilmesine ilişkin Kurum işleminin ve davacının itirazının reddine ilişkin SGK Bursa Prim İtiraz Komisyonunun 10.06.2021 tarihli kararın iptaline, davacının SGK indirimlerinden yararlanmaya devam etmek amacıyla yatırmak zorunda kaldığı 7.732.34 TL prim farkı alacağının Kurum hesabına yatırıldığı 25.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket hakkında yapılan ihbar üzerine düzenlenen 26.12.2019 tarih ve 2019/405214/226 sayılı durum tespit raporuna istinaden iş yeri çalışanı ... adına eksik bildirimde bulunulan 2019/1-11. dönemleri için Ek/Asıl aylık prim ve hizmet belgesi istenildiğini, bir aylık süre zarfında düzenlenmediği için bu belgelerin Kurumca resen düzenlendiğini ve davacıya 12.03.2021 tarihinde 7.732,34 TL prim tahakkuk ettirildiğini, davacı işverenin resen tahakkuk ettirilen prim borcu ödemesini tahakkuk edilen ay içerisinde 25.03.2021 tarihinde yaptığı ve işverenlerin e-Bildirge programından Kurum tarafından yapılan tüm işlemlerin de anında takip edebildiği için resen tahakkuk edilen borç bilgisi yazısı gönderilmediğini, davacının 12.04.2021 tarihinde yaptığı başvurunun da İtiraz Komisyonu kararı ile reddedildiğini, Kurum tarafından yasal prosedür işletilerek yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ..., sözlü beyanlarında özetle; 2017 yılında davacı şirkette çalışmaya başladığını, 2017 yılından 2020 yılına kadar iş yerinde çalışan herkesin ücretinin asgari ücret olarak gösterildiğini, geri kalan ücretin elden tamamlandığını, elden verilen ücret için tediye makbuzuna imza attıklarını, imzalı tediye makbuzlarının kendilerine verilmediğini, şirketle yaptığı görüşmelerinde bu hususun düzeltileceği söylenmesine rağmen düzeltilmemesi üzerine 2019 yılında Kuruma şikayette bulunduğunu, daha sonra denetime gelindiğini, denetimde de aynı şekilde ifade verdiğini, Kurumdan gelenlerin denetim sonucu gerekli düzeltmelerin yapılacağını söyledikleri için hak kaybı olmayacağını düşünerek dava açmadığını, ücret bordrolarını imzalamak zorunda olduğunu, aksi halde ücretini alamayacağını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurumca 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesindeki düzenlemeye uygun olarak yasal prosedür işletilerek yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davalı Kurumca re'sen tahakkuk ettirilen prim farkı borcuna ilişkin Kurum işleminin iptali ile ödenen tutarın yasal faizi ile birlikte iadesi istemine ilşkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.