Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6810 K.2025/11950
10. Hukuk Dairesi 2025/6810 E. , 2025/11950 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/302 E., 2024/81 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı iş yerinde, 1999 yılının 11. ayında çalışmaya başladığını, SGK kontrol memurları tarafından işyerinde yapılan denetim sırasında davacı ve diğer arkadaşlarının sigortasız olarak 10 yılı aşkındır çalıştıklarını beyan etmeleri nedeniyle haksız ve kötü niyetli olarak davacının iş akdinin 2011 yılında fesih edildiğini, denetim raporu ile geriye doğru bir yıllık çalışmasının tespit edildiğini, primlerinin eksik yatırıldığını, davacının sadece 2005 yılında kısa bir süre gözünden ameliyat olduğu için raporlu olduğunu, SGK tarafından yapılan inceleme sonrasında davalı adına kayıtlı şahıs işletmesi olan ancak kardeşi ... ve babası ...'ın gayri resmi ortağı olduğu işyerinin aynı dönemde kapatılarak ... San. Tic. Ltd. Şti. ismiyle ... ve ...'ın ortaklığı ile aynı iş yerinde aynı işkolunda devam edildiğini belirterek, 1999 yılı 11. ayı ile 2011 yılı 7. ayı arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı ..., ... vekili cevap dilekçesinde; davalı olarak gösterilen müvekkillerinin babası ...'ın vefat ettiğini, müvekkiline ait iş yerinin 01.07.2002 tarihinde açıldığını, davacının müvekkili ...'e ait iş yerinde 05.05.2003 tarihinden 01.01.2006 tarihine kadar çalıştığını, 2005 yılı sonlarında gözünden ameliyat olduğunu, tedavi gördüğünü, 2006 yılında sağlık sorunlarını bahane ederek işten ayrıldığını, davacının 30.12.2009 tarihinde ikinci kez müvekkili iş yerinde çalışmaya başladıktan sonra 30.12.2010 tarihine kadar çalıştığını, bu tarihte yine kendi isteği ile işten ayrıldığını, tekrar işe dönmediğini, 2010 yılı Aralık ayı içerisinde SGK denetmenlerince müvekkili ...'e ait iş yerinde denetim yapıldığını, bu denetimin kendilerinin şikayeti üzerine yapılması üzerine davacı ve diğer işçilerin toplu olarak müvekkiline ait iş yerini terk ettiklerini, müvekkili ...'ün 2011 yılının Ocak ayında iş yerini kapattığını, müvekkili ... ile ilgisi bulunmayan .... San. Tic. Ltd. Şti. isimli şirket kurularak aynı iş kolunda faaliyete başladığını, ekonomik olarak zor durumda olan müvekkili ...'ün bu şirkette aylar sonra işçi olarak işe başladığını, davacının 2011 yılı Ocak ayında kapatılan iş yerinde 2011 yılı Temmuz ayına kadar çalışmasının mümkün olmadığını, davacının taleplerinin bir kısmının zamanaşımına uğradığını, davacı taleplerinden zamanaşımına uğrayan bölümlerin zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davanın haksız ve yersiz açıldığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
2-Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının hizmet cetveli ve dönem bordrolarında yer olan çalışmaları haricinde bir çalışmasının olmadığını, çalışmanın niteliği ve ödenen ücretlerin somut deliller ile ispat edilmesi gerektiğini, çalışma konusu, işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği dikkate alınarak ücret konusunun titizlikle araştırılması gerektiğini, kamu düzenine ilişkin hizmet tespit davalarında çalışma olgusunun somut ve net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini beyanla, davanın reddini istemiştir.
3-Dahili davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket nezdinde çalışmadığını, davacı sigorta müfettişlerinin denetiminden sonra işten kovulduğunu beyan ettiği, inceleme ile davacının en son 2010 yılı Aralık ayında çalıştığını tespit ettiklerini, şirketin ise 2011 yılında kurulduğunu ve davacının şirket nezdinde hiç çalışmasının olmadığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu belirterek öncelikle süresinde dahili dava dilekçesi verilmediğinden davanın usulden reddini, aksi halde davanın esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 20.01.2000 - 16.08.2001 tarihleri arasında ...’a ait ... sicil numaralı iş yerinde asgari ücretle, 17.08.2001 - 14.03.2002 tarihleri arasında ...’a ait ... sicil numaralı iş yerinde asgari ücretle, 15.03.2002 - 28.06.2002 tarihleri arasında ...’a ait iş yerinde asgari ücretle, 29.06.2002 - 04.05.2003, 20.09.2007 - 29.12.2009, 01.01.2011 - 20.03.2011 tarihleri arasında ...’a ait ... sicil numaralı iş yerinde asgari ücretle, . ... Ltd. Şti.'ye ait ... sicil no.lu iş yerinde 01.02.2011 - 30.03.2011 tarihleri arasında asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili, davalılardan ... ve .... vekilleri ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...1. Somut olayda, mahkemece davacının ilk dönem davalı ...'a ait ... sicil numaralı işyerinde 20.01.2000 - 16.08.2001 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de; gerekçeli kararla hüküm çelişecek şekilde davacının davalı ... işyerinde çalışma başlangıcının, bordro tanığı ...'ın davalı işyerinde 30.09.2000 tarihinde işe başladığı ve davacının da kendisinden üç ay sonra çalışmaya başladığı yönündeki beyanı dikkate alınarak davacının 30.09.2000 tarihinden üç ay sonra 30.12.2000 tarihinde işe başladığı kanaatine varıldığı belirtilmiş olmasına rağmen hükümde davacının davalı ... yanında sigorta başlangıcının 20.01.2000 olarak kabul edilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2.Davacının davalılara ait işyerinde kesintisiz çalışma iddiasında bulunduğu, sadece göz ameliyatı olması sebebiyle raporlu olduğu dönemde çalışmadığını belirttiği, mahkemece davacının raporlu olduğu bu dönemde iş akdi askıda kabul edilerek, işyerinde yapılan yerel denetim sonrası düzenlenen Durum Tespit Tutanağı ile davacının işe giriş tarihi 20.09.2007 olarak belirlenmiş olup, sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidildiği anlaşılmıştır.
3.Dosya kapsamına göre davacının 07.12.2005-09.12.2005 tarihleri arasında Erciyes Üniversitesi Hastanesinde yatarak tedavi aldığı, bu tarihten sonra 07.08.2006 tarihine kadar ayakta tedavisinin devam ettiği, davacının davalılara ait işyerinde 24.12.2005 tarihine kadar devam eden ve sonrasında 01.01.2006 tarihinde 1 günlük hizmetlerinin Kuruma bildirilmiş olduğu, mahkemece buna göre 01.01.2006-20.09.2007 tarihleri arasındaki süre yönünden davacının tedavisi nedeniyle iş akdinin askında kabul edildiği, ancak davalılara ait işyerinde 26.09.2006-15.10.2006 tarihleri arasında kayıtlı çalışması bulunan bordro tanığı ... beyanında, kendisinin işe başladığı sırada davacının davalılara ait işyerinde çalıştığını ve kendisinin işten ayrılmasından sonra da çalışmaya devam ettiğini belirttiği anlaşıldığından mahkemece yapılacak iş davacının ayakta tedavisinin tamamlandığı 07.08.2006 tarihi ile yeniden sigortalılığının başladığı kabul edilen 20.09.2007 tarihleri arasındaki dönem yönünden davalı Kurum denetmenleri tarafından düzenlenen 30.12.2010 tarihli Durum Tespit Tutanağında mevcut davacı beyanı ve imzası irdelenmek üzere denetime konu davacı şikayet dilekçesi Kurumdan getirtilmeli, davacının tespit tutanağındaki imzası ile ilgili olarak isticvap beyanı alınmalı, irade sakatlığı bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları da dikkate alınmak suretiyle 07.08.2006-20.09.2007 tarihleri arasındaki dönemin askıda mı yoksa hizmet akdi ile mi geçtiği hususu netleştirilmeli, varılacak sonuca göre çalışmanın askıda olmadığı, kesintiye uğradığının anlaşılması halinde ise 05.05.2003 öncesi dönem hakkında hak düşürücü süre yönünden değerlendirme yapılarak bir karar verilmelidir.
4.Diğer taraftan hükümde davacının 01.01.2011 - 20.03.2011 tarihleri arasında ...’a ait ... sicil numaralı iş yerinde asgari ücretle çalıştığının tespit edildiği, daha sonra ... Ltd. Şti. ye ait ... sicil nolu işyerinde 01.02.2011 - 30.03.2011 tarihleri arasında asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verildiği, kabul edilen çalışma sürelerinin kendi içerisinde çakıştığı anlaşılmakla anılan dönemde vergi kayıtları ve dinlenen tanıkların beyanları dikkate alınarak davacının 01.01.2011 tarihinden sonraki çalışmalarının davalılara ait hangi işyerinde hangi süreler içerisinde geçtiği netleştirilerek sonucuna göre karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile davacının 30.12.2000 - 16.08.2001 tarihleri arasında ...'a ait ... sicil numaralı iş yerinde asgari ücretle, 17.08.2001 - 14.03.2002 tarihleri arasında ...'a ait ... sicil numaralı iş yerinde asgari ücretle, 15.03.2002 - 28.06.2002 tarihleri arasında ...'a ait iş yerinde asgari ücretle, 29.06.2002 - 04.05.2003, 08.08.2006 - 29.12.2009 tarihleri arasında ...'e ait .... sicil numaralı iş yerinde asgari ücretle, 01.01.2011 - 30.03.2011 tarihleri arasında ... Ltd. Şti.'ye ait ... sicil numaralı iş yerinde asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin 1999 yılından 2011 yılına kadar kesintisiz çalıştığını, tanık beyanlarının da buna göre olduğunu, buna rağmen Mahkemece ilk işe giriş tarihinin 30.12.2000 olarak kabul edilmesinin yerinde olmadığını, davacının gözünden ameliyat olduğu tarihte kısa süreli ara verdiğinin tanık beyanları ile sabit olduğunu, ancak Mahkemece 02.06.2006 - 07.08.2006 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu, 2011 yılı yönünden verilen tespit hükmünün hatalı olduğunu, davacının 2011 yılında 6-7. aya kadar çalışması olduğunu, bu yönde 30.03.2011 tarihine kadar tespit kararı verilmesinin yerinde olmadığını beyan etmektedir.
2.Davalılar ve dahili davalı vekilleri temyiz dilekçesinde; davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkille husumeti bulunan tanıkların beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, davacının müvekkilleri yanında yalnızca 05.05.2003 - 01.01.2006 ve 30.12.2009 - 30.12.2010 tarihleri arasında çalıştığını, bu tarihler dışında çalıştığına ilişkin yapılan tespitlerin hatalı olduğunu, davacının 2005 yılında geçirdiği göz ameliyatından sonra sağlık sorunlarını ileri sürerek iş akdini feshettiğini, 2009 yılında ise iyileştiğini, çalışmak istediğini beyan ederek yeniden çalışmaya başladığını beyan etmektedir.
3.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddi gerektiğini, Mahkemenin re'sen tanık belirleyip beyanlarına itibar ettiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde 1999 yılı 11. ayı ile 2011 yılı 7. ayı arasında geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.