Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6287 K.2025/11951

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6287 📋 K. 2025/11951 📅 17.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/6287 E.  ,  2025/11951 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/9 E., 2025/121 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/216 E., 2024/212 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 14.09.2005 tarihinde davalı işverene ait iş yerinde çalışmaya başladığını, davalıya ait iş yerinde 5-6 ay çalıştıktan sonra sigortasının yapılmadığını fark ettiğini, davacının davalı iş yerinde ilk işe girişinin 14.03.2006 tarihinde 1040604 iş yeri sicil numarası ile yapıldığını, bundan kısa bir süre sonra bilgisi dışında 29.03.2006 tarihinde işten çıkışının bildirildiğini, SGK kayıtlarında yapılan incelemede, 1040604 sicil numarasının ...San. Tic. Ltd. Şti.ye ait olduğunun görüldüğünü, davacının hiçbir zaman ...unvanlı iş yerinde çalışmadığını, sürekli olarak davalıya ait iş yerinde çalıştığını, davacının çalıştığı iş yerinin ...unvanlı iş yerine fason iş yaptığını, bu nedenle sigorta girişinin bu şirketten gösterildiğini, sigortalı çalışmasının davalı işveren tarafından ilk kez ... iş yeri sicil numarası ile 22.06.2006 tarihinde bildirildiğini, ancak bundan kısa bir süre sonra 18.10.2006 tarihinde çalışmaya devam etmesine rağmen işten çıkışının bildirildiğini, netice olarak, davacının 14.09.2005 tarihinden 10.02.2012 tarihine kadar kesintisiz olarak davalı işverene ait iş yerinde çalıştığını, çalışmaya ara verdiğini, daha sonra 23.12.2013 tarihinde tekrar davalı işverene ait iş yerinde çalışmaya başladığını, davacının 23.12.2013 tarihinde tekrar girdiği davalı işverene ait iş yerinde kesintisiz olarak 2017 yılının Kasım ayına kadar çalıştığını, ancak müvekkilinin işe girişinin başlangıçta yine bildirilmediğini, 17.05.2017 tarihinde bildirildiğini, davalı işverene ait iş yerinde çalışmasına rağmen sigortalılık hizmetlerinin eksik bildirildiğini, nakış işçisi olarak asgari ücretten çalışmakta iken nakış ustası olduktan sonra asgari ücretin üzerinde maaş aldığını, en son aldığı ücretin net 1.600,00 TL olduğunu beyanla; davacının davalıya ait iş yerinde 14.09.2005-10.02.2012 ve 23.12.2013-13.11.2017 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığının tespitine, sigortalı olarak gösterilmeyen 14.09.2005-21.06.2006 (14.03.2006-29.03.2006 tarihleri arasında sigortalılık kaydının davalı işveren adına tescili), 19.10.2006-10.02.2012 ve 23.12.2013-16.05.2017 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendisine ait iş yerinde zaman zaman çalıştığını, davacıyı çalıştığı zamanlarda sigortalı olarak gösterdiğini, davacının istikrarsızlığı ve başarısızlığından dolayı defalarca çeşitli yerlerde iş yerleri ve şirketler açmış olduğunu, davacının borçlarından ve cezalarından dolayı iş yapamamış olduğundan dolayı kendisinden faydalanmak amacıyla yalan söyleyerek ve bunları düşünerek bu davayı açtığını, davacının istikrarlı çalışmış olsaydı bu kadar zaman sigortasız olmasının mümkün olmadığını, bu kişinin yalanlarıyla sigortasız günlerini kendisinden tamamlamak amacıyla faydalanmak istediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; taraflarına husumet yöneltilebilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, davacının tespitini istediği dönemde 14.03.2006 tarihinde .... sicil numaralı ...San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde işe başladığını ve 29.03.2006 tarihinde işten ayrıldığını, daha sonra 22.06.2006 tarihinde davalıya ait iş yerinde çalışmaya başladığını ve 18.10.2006 tarihinde işten çıktığını, 14.02.2012-31.07.2012 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur prim ödemelerinin bulunduğunu, davacının 17.05.2017 tarihinde yeniden davalıya ait iş yerinde işe başladığını ve bu kez 13.11.2013 tarihine kadar çalıştığını, Kurum'un kayıtları esas olup davacının bunun aksini aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtilafa konu 14.09.2005-13.03.2006 tarihleri arası dönem yönünden, davalıya ait iş yerinden yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmemiş olması ve davacının çalıştığının Kurumca da tespit edilememiş olması karşısında hak düşürücü süre nedeniyle, ihtilafa konu diğer dönemlerde ise davacı tarafın davalıya ait iş yerinde geçtiği iddia edilen fiili çalışmalarının varlığını yöntemince ispat edemediği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, delil durumu itibariyle Denizli 4. İş Mahkemesi 2024/216 Esas, 2024/212 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıya ait iş yerinde 19.10.2006-10.02.2012 dönemi ve 23.12.2013-16.05.2017 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığının tespiti ve tescilini talep ettiklerini, işveren tarafından 22.06.2006 tarihinde bildirilmekle 18.10.2006 tarihine kadar da sigortalı gösterildiği, 22.06.2006 tarihinden sonrası için hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini, ancak devamında ihtilafa konu dönemde davalıya ait iş yerinde geçtiği iddia edilen fiili çalışmanın varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin dosyada mevcut delillerle örtüşmediğini, giriş bildirgesi ve tanık beyanları dikkate alınarak en azından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 14.09.2005-21.06.2006, 19.10.2006-10.02.2012 ve 23.12.2013-16.05.2017 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.