Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6019 K.2025/11870
10. Hukuk Dairesi 2025/6019 E. , 2025/11870 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2251 E., 2025/163 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/352 E., 2023/219 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'de bir dönem hissedar olduğunu ve burada bir süre müdürlük faaliyetlerini sürdürdüğünü, dava dışı diğer ortak ...'ün de mezkur şirkette kuruluş anından itibaren şirketi temsile yetkili müdür olarak görev yaptığını, davacının 04/07/2014 tarihli ticaret sicilde yayınlanan karar ile şirketteki hisselerini devrettiğini, SGK Bursa İl Müdürlüğünce; ortak olduğu şirketin Kuruma olan borçları nedeniyle 2019/.... sayılı takip dosyalarından ödeme emirleri tanzim edilerek davacı ile dava dışı ...'ün banka hesaplarına ve üzerlerine kayıtlı taşınırlara haciz konulduğunu, dava dışı ...'ün mal varlığına konulan hacizlerin kaldırılmasına ilişkin olarak Kurum aleyhine evvelce açılan davanın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2022/3997 E. 2022/6226 K. sayılı kararı ile son bulduğunu ve ...'ün malvarlığına konulan hacizlerin kaldırıldığını, tıpkı ... aleyhine konulan hacizler gibi davacı aleyhine konulan hacizlerin de haksız olduğunu, bu konuda Kuruma yaptığı başvurunun da 31.10.2022 tarih ve .... sayılı yazı ile reddedildiğini, bahsi geçen amme alacağı bakımından Kurum tarafından konkordato dosyasına alacak kaydı yapılıp, alacağın tahsil imkanının araştırılması gerekirken, davacıya ödeme emri gönderilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı Kurumun hacizlerin kaldırılması yönündeki taleplerini reddeden 31.10.2022 tarih ve .... sayılı Kurum işleminin iptali ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan mal varlığı sorgulamasında, ..... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin herhangi bir kaydına rastlanılmadığını, şirket yetkililerinin de Kurum alacaklarını karşılayacak teminat sunmadıklarını, davacının sadece şirket hissedarı olmayıp aynı zamanda şirketin kanuni temsilcisi olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 88/20 maddesi gereği şirket ile birlikte hakkında ödenmeyen primlerin ve diğer alacakların tahsilini teminen 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre davacıya doğrudan takip başlatıldığını, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, ödeme emirlerinin 19.07.2019 tarihinde tebliğ edilmesi ve davacının itiraz etmemesi nedeniyle takiplerin de kesinleştiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının haciz kararına konu alacakların tahakkuk ve ödenmesi gereken tarihlerde asıl borçlu şirketin müdürü olarak görev yaptığı, özel kanun niteliğinde olduğu için uygulama önceliği bulunan 5510 sayılı Kanun'un 88/20. maddesine göre davacının hacze esas icra takibine konu borçlardan dolayı asıl borçlu şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu, 2019.... sayılı takip dosyaları üzerinden düzenlenen ödeme emirlerinin aynı tebligat zarfı içerisinde davacıya tebliğ edildiği ve itiraz da edilmediğinden takiplerin kesinleştiği, emsal olarak dayanılan ve davacı ile dava dışı ... vekili tarafından açılan başka takip dosyaları üzerinden konulan hacizlerin kaldırılmasına yönelik davanın kabulüne ilişkin olarak verilen ve istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek kesinleşen Bursa 13. İş Mahkemesinin 2020/786 E. 2020/187 K. sayılı kararındaki gerekçelerin; eldeki dava yönünden geçerli olmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının bir dönem hissedarı olduğu ve müdürlük yaptığı ..... San. ve Tic. Ltd. Şti.'deki hisselerini 04.07.2014 tarihli Ticaret Sicilde yayınlanan karar ile devrettiğini ve bu tarihten sonra müdürlük görevini dava dışı ...'ün devam ettirdiğini, kamu alacağı için “ödeme emri” çıkarılmadan ve icra takibi kesinleştirilmeden haciz uygulanamayacağını ve cebri tahsil yollarına başvurulamayacağını, 6183 sayılı Kanun'un 35 ve mükerrer 35. maddelerine göre birinci derecede sorumluluğun limited şirket tüzel kişiliğine ait bulunduğunu, borçlu şirketin halen aktif ve varlığını devam ettirmekte olduğunu bu nedenle şirketten tahsilat yapılmaksızın, doğrudan şirkete gönderilen ödeme emirleri ile davacının malvarlığının ve hesaplarının haczedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bir an için davacının sorumlu olduğu kabul edilse dahi, kendisinin şirket müdürü olarak görev yaptığı dönemin ve şirket sermaye paylarının da hesaba katılarak borç miktarlarının belirlenmesi gerekirken borcun tamamından davacının sorumlu tutulmasının ve borç meblağının hayli üstünde kıymete sahip gayrimenkullerin haczedilmesinin de davacı bakımından hak kaybına neden olduğunu, Bursa 13. İş Mahkemesinin 2020/786 E. 2020/287 K. sayılı kararı ile ödeme emri numarası farklı olan şirket eski ortaklarından ...'ün malvarlığına konulmuş olan hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini ve bahsi geçen amme alacağı bakımından Kurum tarafından konkordato dosyasına alacak kaydı yapıldığını, alacağın tahsil imkanının araştırılması gerekirken davacıya ödeme emri gönderilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile haczin kaldırılmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.