Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6058 K.2025/11927

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6058 📋 K. 2025/11927 📅 16.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/6058 E.  ,  2025/11927 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1880 E., 2024/3101 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/573 E., 2023/243 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkette 27.06.2013 tarihinde sigortalı çalışmaya başladığının tespiti ile sigortasının yapıldığı 21.08.2013 tarihine kadar bildirilmeyen çalışmalarının ve 21.08.2013 – 25.10.2014 tarihleri arasında eksik bildirilen sürelerde de ayda 30 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Feri Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde çalıştığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığını, davacı tarafından çalışıldığı iddia edilen hizmetlere ilişkin ücret bordrosu prim bildirge ve bordrolar gibi belgelerin bugüne kadar işveren tarafından kuruma intikal ettirilmediğini, bu durum nedeniyle çalışmaların varlığından söz edilemeyeceğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette 21.08.2013 tarihi itibariyle çalışmaya başladığını, prim gün sayısının 30 tam gün olmamasının tek nedeninin işe gelmemekten kaynaklanan devamsızlıklar olduğunu, yapılan çalışmaların karşılığının hak edişlere uygun olarak ödendiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süre yönünden itirazları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, davacının çalışmasının salt tanık beyanlarına göre ispatlanmasının hatalı olduğunu, yazlı belge bulunmadığını, hükme esas alınan tanık beyanlarının soyut nitelikte ve taraflı olduğunu, çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, Kurum yasa gereği feri müdahil olup, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden de kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve bu davada dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği göz önünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
2.İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı ... San. ve Tic. A.Ş. iş yerinde 27.06.2013 - 21.08.2013 tarihleri arasında bildirilmeyen çalışmalarının ve 21.08.2013 – 25.10.2014 tarihleri arasında eksik bildirilen sürelerde de ayda 30 gün sigortalı olarak çalışma iddiası hakkında Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; uyuşmazlık konusu dönemde davalı iş yerinde çalışma iddiasına yönelik araştırma yeterli olmayıp, Mahkemece sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir.
3.Somut olayda, davacının 21.08.2013 tarihinde ilk İşe Giriş Bildirgesi ile davalı iş yerinde çalışmaya başladığı, 25.10.2014 tarihine kadar davacının feri müdahil Kuruma kısmi çalışmalarının bildirildiği, davacının kısmi çalışmaları ile ilgili olarak imzalı ücretsiz izin belgesi ve puantaj kayıtlarının dosyada mevcut olduğu, bu belgeler üzerinde yapılan imza incelenmesinde imzaların davacının eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, ayrıca bu belgelerde bulunan imzalar ile ilgili davacı tarafından irade fesadı hallerinin ileri sürülüp ispat edilemediği, davacının 26.06.2013 tarihinde işe başladığına ilişkin yazılı bir belgenin bulunmadığı halde soyut tanık beyanlarına itibar edilerek davanın reddi yerine Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.