Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5142 K.2025/11819
10. Hukuk Dairesi 2025/5142 E. , 2025/11819 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1809 E., 2025/180 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/221 E., 2024/282 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı Şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 15.06.2011 - 01.12.2015 tarihleri arasında davalı iş yerinde sürekli ve aralıksız olarak çalıştığının tespiti ile 2.000,00 TL net maaş ile çalıştığının ve sigorta primlerinin tamamlattırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi özetle; Kurum kayıtlarındaki, ... sigorta sicil numaralı ...'nın hizmet tespitine ilişkin davalı iş yerine ait işe giriş ve çıkış tarihleri ile hizmet sürelerinin sunulduğunu, buna göre Kurum kayıtları ile açıkça çelişmekte olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı Şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin aleyhe verdiği diğer tüm görüş ve hesaplamaların usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkeme ve istinaf gerçek ücretin ortaya çıkması için dosyadaki bilgi ve belgeler ile yetinmiyor ise bu davanın kamu düzenine ilişkin dava olması dikkate alınarak gerekli inceleme ve araştırmayı yapmadan hatalı karar verdiğini, tüm bunlara rağmen Mahkemenin ve istinafın dosyadaki bilgi ve belgelere, tanık ifadelerine aykırı olarak verdiği kararın usul ve yasaya maddi gerçeklere açıkça aykırı olduğunu, Yargıtay yerleşik uygulamaları ışığında temyiz talebinin kabulü ile temyize konu kararın lehe olan hükümlerinin onanmasına, aleyhe olan kısımlarının yukarıda belirttiği nedenlerle bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; usul yönünden sakat olan işbu davanın esas incelemesine geçilmeden İlk Derece Mahkemesince reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın işbu sebeplerle usulden ve esastan reddine karar verilmesi gerekirken kısmi kabul kısmi ret şekilde karar verilmesi ve prim sürelerinin davacı lehine artırılarak karara çıkarılması açıkça usul ve esas kanunlarına aykırılık teşkil eden hukuka ve hakkaniyete aykırı bir karar olduğunu, bu sebeple İlk Derece ve aleyhe olan istinaf ret kararının bozularak lehe olacak şekilde davanın reddine karar verilmesi iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde özetle; davacının iddialarını ispatlayamadığını, davanın reddi gerekirken Mahkeme tarafından verilen davanın kısmen kabulü kararının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının, davalı iş yerindeki çalışmasının Kurum (SGK) kayıtları ile sabit olduğunu, Kurum kayıtlarındaki, davacının hizmet tespitine ilişkin davalı iş yerine ait işe giriş ve çıkış tarihleri ile hizmet sürelerinin belirtildiğini, davacının 15.06.2011 - 01.12.2015 tarihleri arasında davalılara ait iş yerinde çalıştığına dair resmi kayıt ve belgenin olmadığını, sadece tanık beyanları ile çalıştığının ifade edildiğini, halbuki bu çalışma olgusunun ve sigortalılık hakkının somut delillerle ispatı gerektiğini ve somut delil olmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, belgeler ile dinlenen tanık beyanları arasında çelişkiler mevcut olup dosya içerisinde yeterli sayıda tarafsız ve bağımsız tanık dinlenmediğini, 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiğini, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince, davalı Şirket vekilince ve fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.