Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6661 K.2025/11732

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6661 📋 K. 2025/11732 📅 11.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/6661 E.  ,  2025/11732 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/226 E., 2025/26 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 16.11.1967 doğumlu olduğu halde nüfus kaydına, 16.11.1973 olarak kaydedildiğini, yaşının düzeltilmesi için Çekerek Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/159 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, davacının doğum tarihinin 16.11.1967 olarak düzeltildiğini, davacının ilk sigortalı işe başlama tarihinin 16.06.1987 olduğunu, 23.11.2017 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinin işe giriş tarihinden sonra yaş tashihi yaptığı, bu nedenle emekliliğe hak kazanmadığı belirtilerek talebinin reddine karar verildiğini ileri sürerek Kurum işleminin iptali ile davacının emekliliğe hak kazandığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihten sonra, yaş tashihi yapılması nedeniyle prim gün sayısını doldurmaması ve yaş şartını taşımaması nedeniyle talebinin reddedilmesine ilişkin Kurum işleminin yerinde olduğunu, kanun hükümleri ve Yargıtay İçtihatlarına göre tescil edilen doğum tarihinin esas alınmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2021 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2023 tarihli kararıyla davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece; "Eldeki davada, ilk defa 16.06.1987 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında tescil edilen davacının 16.11.1973 olan doğum tarihinin Çekerek Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.10.1987 tarihli kararı ile 16.11.1967 olarak düzeltildiği, Çekerek Askerlik Şubesi Başkanlığı yazı cevabına göre davacının 29.02.1988 tarihinde askere sevk edildiği ve 29.08.1989 tarihinde terhis edildiği, Çekerek İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 07.02.2014 tarihli yazısında davacının ilkokuldan 18.05.1979 tarihinde mezun olduğunun bildirildiği, davacının doğum tarihindeki değişikliğin yaş tashihi değil, kayıt tashihi niteliğinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulü ile
a)Davalı Kurumun 16.01.2018 tarihli ve 14258487 sayılı davacının yaşlılık aylığı tahsis talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptaline,
b)Davacının tahsis talebinde bulunduğu 23.11.2017 tarihini takip eden ay başından (01.12.2017 tarihinden) itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle,
1.Müvekkiline EYT kapsamında başvuru yapması üzerine daha düşük emekli maaşı bağlandığını, şu halde dava konusu olan tahsis talebine binaen emekli olması halinde alacağı emekli maaşı ile hali hazırda aldığı (EYT ) emekli maaşının bilirkişi incelemesi ile karşılaştırılarak bakiye maaş ödemesinin hesap edilmesini ve alması gereken normal yaşlılık aylığının talep tarihinden itibaren yıllara göre tespit edilmesi gerekirken bu incelemeler yapılmadan ve bozma öncesinde 2 kere bilirkişi raporu alınmış olmasına rağmen bozmadan sonra hiçbir bilirkişi incelemesi yapılmadan tek celsede karar verildiğini, bu husustaki taleplerinin de reddedilmiş olup adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini,
2.Faiz yönünden karar verilmemiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca, Kuruma müracaat edilmeden önce davanın açılmış olduğunun tespiti halinde davanın usulden reddi gerektiğini,
2.Kurumun yasal mevzuata uygun hareket ettiği açık olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tahsis talep tarihi itibarıyla yaş şartını doldurmadığının açık olduğunu,
3.Kurum işleminin mevzuata uygun olup haksız davanın reddi gerektiğini, nihayetinde Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, aksi yöndeki Kurum işleminin iptali ile davacının emekliliğe hak kazandığının tespitini istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ile Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.