Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6015 K.2025/11671

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/6015 📋 K. 2025/11671 📅 11.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/6015 E.  ,  2025/11671 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1429 E., 2024/1173 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/106 E., 2021/281 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin konfeksiyon atölyesi iş yerinde Eylül 2010-25.11.2015 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, ancak davalı şirket tarafından bu çalışmaları devamlı girdi çıktı yapılmak suretiyle davalı Kuruma eksik bildirildiğini belirterek, bu nedenlerle müvekkilinin davalı işveren yanında aralıksız ve kesintisiz bildirimsiz geçen sigortalılık sürelerinin tespitine, tespit edilecek bildirimsiz sigortalılık sürelerinin, müvekkilinin diğer sigortalılık süreleriyle birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette 18.03.2015-30.06.2015 tarihleri arasında çalıştığını, davacının çalışmış olduğu sürelere ilişkin sigorta primlerinin düzenli olarak yatırıldığını, ayrıca zamanaşımı süresinin de dolduğunu, davacının bildirmiş olduğu tanıklara itibar edilemeyeceğini, çünkü hasımlık ve hemşerilik ilişkisine sahip olduklarını, haksız kazanç elde etme gayesiyle dava açıldığını bu nedenlerle öncelikle zamanaşımı itirazlarının kabulü ile haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin yerleşik yargıtay içtihatlarına göre yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen her bir bordro tanığının davalı işveren nezdinde geçen sigortalı çalışmaları değerlendirildiğinde davacı asilin, tekstil fabrikası iş yerinde davalı işverenin gözetim ve denetimi altında, bağımlılık ve zaman unsurlarının bulunduğu koşullar altında çalıştığı, ancak ilgili oda kaydı ve tanık beyanlarına göre davalı şirketin mevsimlik olarak faaliyet gösterdiği, davalı ve fer'i müdahil vekili hak düşürücü süre itirazında bulunmuş ise de, mevsimlik dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği (Bu yönde bkz. Yrg. 10. HD., E: 2021/1911, K: 2021/12389), davalı işveren tarafından davacı işçi lehine 18.03.2015 tarihinde işe giriş bildirgesinin sunulduğu, 23.11.2015 tarihinde de iş akdinin sona erdiği, blok çalışma iddiasında bulunulduğundan 31.12.2015 tarihinden itibaren dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin geçmediği, dolayısıyla işe giriş bildirgesinin, 05.11.2011 tarihinden önceki dava konusu süreleri de kurtardığı, ayrıca davacı vekili her ne kadar Eylül 2010 tarihinden itibaren müvekkilinin çalışmaya başladığını iddia etmiş ise de, bordro tanığı ...'ın beyanları ve sigortalılık tarihleri gözetilerek 05.01.2011 tarihinden itibaren davacının çalışmaya başladığının kabulünün gerektiği, bu tarihten önce davacının çalışmaya başladığına dair bordro tanıklarının somut beyanlarının bulunmadığı, davacının hizmet bildirimlerinin iş yerini devralan dava dışı ... tarafından bildirilmeye başlandığı 26.11.2015 tarihine kadar davacının aralıksız çalıştığının tüm bordro tanıklarının beyanlarıyla sübut bulduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin kesintisiz çalışıldığı iddiasında olduğu gözetilerek davanın kısmen kabulü ile davacının 05.01.2011-25.11.2015 tarihleri arasında SGK'ya bildirilen süreler dışlanmak suretiyle 16 Ocak-31 Mayıs ve 1 Temmuz-15 Kasım (başlangıç ve bitiş tarihleri de dahil olmak üzere) tarih aralıklarında eksik bildirilen dönemlerde davalı şirkete ait iş yerinde hizmet akdine tabi olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının 18.03.2015-30.06.2015 tarihleri arasında ... sicil numaralı davalıya ait iş yerinden bildirimlerinin kısmi olarak yapıldığı, bu tarihten önce bildirilen hizmetinin olmadığı, davacının 01.12.2018-22.12.2018 tarihleri arasında vatani görevini yerine getirdiği, davalıya ait .... sicil numaralı iş yerinin 01.06.2006-31.12.2015 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, tanık beyanlarının davacının çalışmasını doğruladıkları, ... Terziler Konfeksiyoncular ve Giyim Sanatkarları Esnaf Odası tarafından gönderilen yazı içeriğine göre, tekstil ve konfeksiyon sektöründe hizmet veren iş yerlerinde sezonluk (yazlık-kışlık) çalışma yapıldığının, iç piyasaya çalışan fabrika ve atölyelerin yaz sezonu 1. ay ve 4. ay ya da 5. ayın 15’i ile sonuna kadar, kış sezonunun ise 7. ay ve 11. ay arasında olduğunu bildirdiği, tanık beyanlarının mevsimlik çalışmayı ve davacının çalışmasını doğruladıkları, davacının Mahkemece kabul edilen mevsimlik dönemlerde davalı iş yerinde çalışmalarının bulunduğu, mevsimlik çalışma nedeniyle çalışmaların hak düşürücü süreye uğramadığı anlaşıldığından dosya kapsamı ve mevcut delil durumu dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde hata bulunmadığı kanaatine varılmış, tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK.'nın 355. maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan Mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf taleplerinin, HMK.'nın 353/1 –b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili, eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili, tereddüte yer bırakmayacak şekilde ispatlanamayan davanın tamamen reddi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.