Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/7211 K.2025/11435

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/7211 📋 K. 2025/11435 📅 08.09.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/7211 E.  ,  2025/11435 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/185 E., 2022/175 K.
Taraflar arasındaki ödeme emirlerinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararının taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.02.2019 tarihli, 2016/14489 Esas ve 2019/1068 Karar sayılı kararıyla kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.11.2022 tarihli, 2022/11855 Esas ve 2022/13862 Karar sayılı kararıyla kararının temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinde; Daire kararının kaldırılmasını ve dilekçede belirtilen sebeplerden kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline aynı tebliğ zarfı içerisinde 2006/22623 ve 2006/22624 Esas sayılı ödeme emirlerinin 31.01.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin .... Ltd. Şti.'nde 23.07.2003 tarihinde bordrolu ve sigortalı işçi olarak şirkette müdür olarak atandığını, 04.01.2005 tarihinde emekli olarak işine son verildiğini, bu tarihten sonra şirketin ödenmeyen primlerin sorumlu olmasının yasal olmadığını, müdürlük görevine 04.01.2005 tarihiden itibaren ortaklar kurulu kararı ile ...'ın atandığını, Kurumun benzer bir şekilde yaptığı takip ve ödeme emirlerinin Bakırköy 8. İş Mahkemesinin 2009/521 E., 2011/314 K. sayılı kararı ile iptal edildiğini, alacaklı kurumun şirket ve ortakları hakkında takip yaparak alacağı tahsil etmesi mümkün iken şirket müdürü hakkında ve sorumlu olmadığı dönemler bakımından takip yapmasının yasal olmadığını belirterek müvekkilinin 04.01.2005 sonrası dönem için sorumlu olmadığını tespiti ve borçlu .... San. Tic. Ltd. Şti.'nin borçlarından dolayı 2006/22623 ve 2006/22624 sayılı takiplerin durdurulması ile takip ve ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, ödeme emrinin 31.01.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde belirtilen 7 günlük süre geçtikten sonra 09.02.2015 tarihinde açıldığını, ödeme emirlerine karşı ileri sürülen itirazların yasal dayanağı bulunmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesindeki belirtilen şekilde işveren tüzel kişiliği haiz şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil muhasebe üst düzey ve kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve yönetim yetkililerinin müşterkeken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davacının 2003 yılından itibaren sürekli olarak şirketi temsile yetkili olarak müdür olduğunu, 506 sayılı Kanun'un 80. maddesi gereğince sorumlu olduğunu, Bakırköy 9. İş Mahkemesinin 2009/522 E. sayılı dosyasından verilen kararda davacının şirket müdürü olarak sorumlu olduğunun kesinleştiğini beyanla açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 12.02.2019 tarihli, 2016/14489 Esas ve 2019/106 Karar sayılı kararıyla "davacının ... Ltd. Şti.’nin 2003 yılında 5 yıllığına şirket Yetkili Müdürü olarak görevlendirilip ilan edildiği 2005 ve 2006 yıllarına ait prim borçlarından dolayı davacı ...’e ödeme emri tebliğ edildiği, davacının 04.01.2005 tarihinde istifa keyfiyetinin resmiyetine ilişkin Ticaret sicil kayıtları celp edilip sorumluluk bu kapsamda irdelenmeden karar verilmesi isabetsiz olduğu, ayrıca şirket müdürü ...'ın şirkete müdür olarak başladığı 04.01.2005 tarihli yönetim kurulu üyelerinin 2005/2 sayılı kararına ilişkin sicil kayıtları arasındaki çelişki de giderilip bu durumun davacıya etkisi irdelenmeli ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemece "ticaret sicili kayıtlarına göre davacının dava dışı şirkette 10/07/2003-07/07/2008 tarihleri arasında; dava dışı ...'ın ise 10/04/2006- 10/04/2011 tarihleri arasında yetkili olduğu; davacının dava dışı şirketteki çalışmalarına ilişkin giriş çıkış kayıtları ve 04.01.2005 tarihinde emeklilik suretiyle işten çıktığına ve bu tarihten itibaren şirket müdürlüğünün sona erdiğine ilişkin her hangi kayıt veya bilginin bulunmadığı, davacının şirket yetkili müdürlüğünden istifasına ve şirket yönetim kurulunca davacının istifasına, şirket yetkili müdürlüğünün sona ermesine, yerine bir başka kişinin müdür olarak tayin edildiğine ilişkin usulüne uygun şekilde alınmış bir kararın bulunmadığı, davacının yetkili müdürlüğünün başladığı 10.07.2003 tarihinden itibaren beş yıl süre ile 09.07.2008 tarihine kadar olan dönemde dava dışı şirketin kuruma olan borçlarından dolayı, şirket ortağı olmaları dolayısıyla dava dışı şirketin kuruma olan borçlarından sermaye hisseleri oranında müştereken sorumlu olan şirket müdürleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
4-Kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.11.2022 tarihli, 2022/11855 Esas ve 2022/13862 Karar sayılı kararıyla kararının temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar
Dairemiz bozma kararına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili dilekçesinde özetle; kararı süresinde temyiz ettiği maddi hata yapıldığını belirterek karar düzeltmesini ve esas yönden kararın bozulması talebinde bulunmuştur.
C. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369.maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. ve 6183 sayılı Kanun'un 35, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanun'un 80. ve bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 88. maddeleridir.
2. Değerlendirme
A)25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) kanun yollarına ilişkin hükümleri, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanır. 6100 sayılı Kanun’da ise karar düzeltme kanun yolu düzenlemesine yer verilmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından süresi içerisinde temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmakta olup Dairemiz kararında maddi hata bulunduğu maddi hata dilekçesi şeklindeki karar düzeltme istemi niteliğini taşıyan başvurunun kabulune karar vermek gerekmiştir.
B)Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Davacı vekilinin maddi hata şeklinde karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 09.11.2022 tarihli, 2022/11855 Esas ve 2022/13862 Karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Peşin yatırılan karar düzeltme harcının istek halinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 gününde oybirliğiyle karar verildi.