Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/12589 K.2025/11438
10. Hukuk Dairesi 2024/12589 E. , 2025/11438 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/46 E., 2024/199 K.
Taraflar arasındaki asıl davada, bir kısım sigortalı hizmetlerin sahte olduğu gerekçesiyle iptal edilerek yaşlılık aylılığının kesilmesine ve yersiz ödenen aylıkların faiziyle iadesine dair Kurum işleminin iptali ile hizmetlerin gerçek ve fiili olduğunun tespiti, birleşen davada yersiz sağlık giderlerinin iadesine ilişkin Kurum işlemlerinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 19.12.2023 tarihli ve 2023/10645 Esas, 2023/13033 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373. maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
Dairemizin 19.12.2023 tarihli ve 2023/10645 Esas, 2023/13033 Karar sayılı kararına karşı direnilmiş ise de sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Davacı, dava dışı .... San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinden 03.09.2008 – 02.07.2009 tarihleri arasında Kuruma bildirilen hizmetlerinin fiili olmadığı gerekçesiyle iptali üzerine yaşlılık aylığının kesildiğini ve tarafına yersiz ödenen aylıklar ile sağlık giderlerinin borç tahakkuk ettirildiğini, oysa ki iptal edilen dönemde anılan işyerinde bilfiil çalıştığını belirterek, hakkında tesis edilen işlemin iptali ile iptal edilen çalışma sürelerinin geçerliliğinin tespitine ve Kuruma borçlu olmadığına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iş yerinin faal olup olmadığı konusunda bir araştırma yapılmadığı, ayrıca dinlenen tanıkların dava konusu dönemde bordro tanığı olmadıkları, eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmakta olup Mahkemece, dava dışı .... San. Tic. Ltd. Şti. iş yerine ait vergi kaydının 30.11.2013 tarihi itibariyle resen terkin edildiği bildirildiğinden, bu kapsamda şirketin faal olup olmadığı araştırılmalı, elektrik, su, telefon abonelikleri, işyeri açma-kapama, ruhsat kayıtları, vergi ve yoklama kayıtları araştırması yapılmalı, denetmen raporu ile çalışmaları iptal edilen sigortalıların dava açıp açmadıkları ve açmışlarsa o dosyalar da dosya arasına alınarak incelenmeli, dinlenen tanıklara ait hizmet döküm cetvelleri getirtilmeli, çalışmaları iptal edilmeyen bordro tanıkları tespit edilerek, davacının çalışma süresi, şekli ve tam olarak ne iş yaptığına dair ayrıntılı beyanları alınmalı, re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda, denetim raporunda beyanına başvurulan komşu ve işyerinin mülk sahibinin beyanına başvurulmalı, ihtilaf konusu dönemde dava dışı işveren ile aynı çevrede faaliyet yürüten veya işverenle iş ilişkisi içinde olan ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte komşu işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde direnme kararı verilmesi yerinde görülmediğinden ve Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple; dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.