Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/9008 K.2025/11391
10. Hukuk Dairesi 2024/9008 E. , 2025/11391 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2120 E., 2023/2404 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/732 E., 2023/235 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 21.11.2019 tarihinden itibaren Manavgat Devlet Hastanesinde "Temizlik Görevlisi" SGK ünvanı ile işe başladığını, 21.11.2019 tarihinde "Temizlik Görevlisi" SGK ünvanı ile işe başlamış olsa da hiçbir zaman temizlik elemanı olarak çalışmadığını, işe başladığı ilk gün olan 22.11.2019 tarihinde yapılan görevlendirme ile "Kat Sekreterliği" görevine çekildiğini, işe başladığı tarihten itibaren çalıştığı süre boyunca ''Kat Sekreteri'' adı altında, sürekli işçi olarak ''Veri Giriş Elemanının'' yaptığı görevleri yerine getirdiğini, bu nedenle meslek kodunun gerçeği yansıtmadığını, hastane adına alım-satımlarda "teslim alan" sıfatıyla bir çok evrakta ismi ve imzası bulunduğunu, Hastane Bilgi Yönetim Sisteminde hastaların yatış ve taburcu işlemlerini yaptığına ilişkin kayıtların mevcut olduğunu, başhekimlik tarafından müvekkiline bezdiri (mobbing) uygulamak adına kat sekreterliği pozisyonundan alınarak temizlik görevlisi olarak görevlendirildiğini, oysa müvekkilinin görevini yapmak için çeşitli eğitimler aldığını, Hastane Bilgi Yönetim Sisteminde verilen eğitimlerde Veri Giriş Elemanlarına verilen eğitimleri aldığını, bu nedenle 'Temizlik Görevlisi' olarak yapılan görevlendirmeyi kabul etmediğine ilişkin Manavgat 8. Noterliği 12542 yevmiye numaralı ve 15.08.2022 tarihli ihtarname ile bildirdiğini beyanla, müvekkilin SGK kodunun "Veri Giriş" olarak değiştirilmesine, eski görevine iadesine karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
1- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; talep konusu iş kolunun veri giriş elemanı olarak tespiti ve iş kolu kodunun değiştirilmesine yönelik olup işbu davanın muhatabı ... olduğunu, ayrıca zamanaşımı/hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, meslek adı ve kodu değişikliği ile ilgili öncelikli olarak SGK'ya bir düzeltme talebi başvurusu yapılmaksızın açılmış olan davanın reddi gerektiğini, ...Hastanesinin 02.12.2022 tarih ve 4950 sayılı yazısında "...., 2022 yılı Haziran dönem tayini ile Kütahya Sosyalleştirme Bölgesine naklen tayin edilmiş olup 25.11.2022 tarihinde kurumumuzdaki görevinden ayrılmıştır." denildiğini, sosyalleştirme bölgesine yapılan atamaların İl Sağlık Müdürlüğüne yapılan atamalar olduğunu, İl Sağlık Müdürlüğünün, kadro ihtiyacına göre Sosyalleştirme Bölgesine atanan personelini ihtiyacın olduğu yere görevlendirdiğini, dolayısıyla bu noktada davacının tayin talebi doğrultusunda ...Hastanesindeki görevinin sona ererek Kütahya İl Sağlık Müdürlüğünce davacının hangi görev ile görevlendirildiğinin Kütahya İl Sağlık Müdürlüğünden sorulması gerektiğini, 696 sayılı KHK'nın 127. Maddesinde "Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden, geçiş işlemi yapılırken mevcut iş yerinin girdiği iş kolunda kurulu iş yerinden bildirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu iş sözleşmesinin uygulanması suretiyle oluşan ücret ile diğer mali ve sosyal haklardan fazla olamaz. Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden; geçişten önce toplu iş sözleşmesi bulunmadığından kadroya geçirildiği tarihte yürürlükte olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerinin geçerli olduğu işçiler ile geçiş işleminden önce yapılan ve geçişten sonra yararlanmaya devam ettiği toplu iş sözleşmesi bulunmakla birlikte bu madde kapsamındaki idarelerde alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitiminden önce toplu iş sözleşmesi sona eren işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesine göre belirlenir. Bu madde kapsamındaki idarelerde; 6356 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde belirtilen mevcut iş yerleri bakımından anılan Kanun'a uygun olarak yetki başvurusunda bulunulabilir, ancak geçişi yapılan işçiler için yeni tescil edilen iş yerlerinde, geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin sona erme tarihinden sonra yetki başvurusunda bulunulabilir." hükmüne; aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 113. maddesinde 6356 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklendiğini, “Geçici madde 7- (1) 5018 sayılı Kanun'a ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idareler ile birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarına ait şirketler, anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 23. ve geçici 24. maddeleri uyarınca sürekli işçi kadrolarına, geçici işçi pozisyonlarına veya işçi statüsüne geçirilen işçilerinden; geçişten önce işçinin çalıştığı alt işveren iş yerinin girdiği iş kolu mevcut iş yerinin girdiği iş kolu ile aynı olanları o iş kolundaki mevcut iş yerinden, farklı olanları ise geçişten önce işçinin çalıştığı alt işveren iş yerinin girdiği iş kolunda yeni tescil edilecek iş yerlerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir. (2) Birinci fıkra kapsamındaki iş yerlerinin her biri bu Kanunun uygulanması bakımından bağımsız bir iş yeri sayılır. (3) Birinci fıkra kapsamında yeni tescil edilen iş yerlerinden bildirilen işçiler, bu madde kapsamındaki idarelerde geçiş işleminden önce alt işveren işçileri için Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve en son sona erecek olan toplu iş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte 4. maddeye uygun şekilde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilir. (4) Bu maddenin uygulanmasında bu Kanun'un bu maddeye aykırı diğer hükümleri uygulanmaz.” hükmüne yer verildiğini, ilgili mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere sürekli işçilerin kadroya geçtiği iş kolunda çalışmasının esas olduğunu, Manavgat İş Mahkemesinin 2022/667 E sayılı dava dosyasına sunulan cevap dilekçesi ekinde gönderilen ...Hastanesinin 19.10.2022 tarih ve 4275 sayılı yazısında da ifade edildiği üzere "... Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 11.11.2019 tarih ve 288/2 sayılı atama kararı ile ilimiz emrine, Antalya İl Sağlık Müdürlüğünün 19.11.2019 tarih ve 2067 sayılı atama kararı ile de hastanemiz emrine atanan Sürekli İşçi Eski Hükümlüler (Temizlik Görevlisi) ... atama kararına göre 21.11.2019 tarihinde hastanemizdeki görevine başlamıştır. Hastanemizin ihtiyacına binaen kat sekreterliğinde görevlendirilmiş, sonrasında adı geçenin asıl kadrosunun temizlik hizmetleri olması nedeniyle ihtiyaca binaen asıl kadrosunun olduğu temizlik hizmetlerine görevlendirmesi yapılmıştır. Personelin iş akdinin sonlandırılması söz konusu olmayıp sözleşmesi feshedilmemiştir. Halen Hastanemizde çalışmaya devam etmekte, maaş ve sosyal hakları kadro unvanına uygun olarak maaş dönemlerinde düzenli olarak ödenmektedir." denildiğini, görevlendirmenin ihtiyaca binaen olduğu ve ihtiyacın sona ermesi ile birlikte asıl kadroya görevlendirme yapıldığının önemle vurgulandığını beyanla davanın reddini istemiştir.
2-Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiaları doğrultusunda müvekkili Kurum kayıtlarında yapılan incelemede, ...Hastanesi iş yeri tarafından ................T.C kimlik numralı ...'nin 21.11.2019 tarihinde 9112.13 (temizlik görevlisi) olarak işe girişinin yapılmış olup 25.11.2022 tarihinde işten ayrılışının temizlik görevlisi koduyla nakil olarak yapıldığını, sigortalının 25.11.2022 tarihine kadar Aylık Prim Hizmet Belgesinde de aynı meslek adı ve kodu ile bildiriminin devam ettiğini, ilgili işverenin veya sigortalının meslek adı ve kodu değişkliği ile ilgili müvekkili Kurum Müdürlüğüne bir düzeltme talebi olmadığından Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 17.06.2021 tarih 26478601 sayılı yazılarında belirtilen hususlar ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını, 506 s. Kanun'un 2. ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere ve Yargıtayın yerleşmiş içtihatları ile sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça; hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, ayrıca çalışıldığı iddia edilen tarihlerde iş yerinin 506 s. Kanun kapsamında olup olmadığı, devamlılık arz edip etmediği ile çalışmanın sürekli olup olmadığı, işin başlangıç ve bitiş tarihleri, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, sigortalı sayılmayı gerektirecek işlerden olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, ayrıca müvekkili Kurumun herhangi bir kusur veya ihmalinin olmadığı aşikar olan işbu davada, davanın açılmasına müvekkil Kurumun sebebiyet vermemesi nedeniyle yargılama giderlerine de hükmedilmemesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesi ile 21.11.2019 tarihinden itibaren ...Hastanesinde "Temizlik Görevlisi" SGK ünvanı ile işe başladığını, 21.11.2019 tarihinde "Temizlik Görevlisi" SGK ünvanı ile işe başlamış olsa da hiçbir zaman temizlik elemanı olarak çalışmadığını, işe başladığı ilk gün olan 22.11.2019 tarihinde yapılan görevlendirme ile "Kat Sekreterliği" görevine çekildiğini, işe başladığı tarihten itibaren çalıştığı süre boyunca ''Kat Sekreteri'' adı altında, sürekli işçi olarak ''Veri Giriş Elemanının'' yaptığı görevleri yerine getirdiğini, bu nedenle meslek kodunun gerçeği yansıtmadığını, SGK kodunun "Veri Giriş" olarak değiştirilmesine karar verilmesini, eski görevine iadesine karar verilmesini talep etmiş olduğu, davacının işe başladığı ilk gün olan, 22.11.2019 tarihinde yapılan görevlendirme ile "Kat Sekreterliği" görevine çekildiği, bu tarihten itibaren çalıştığı süre boyunca ''Kat Sekreteri'' adı altında, sürekli işçi olarak hastaların yatış ve taburcu işlemlerini yaptığı, çalışma hayatı boyunca temizlik işi yaptırılmadığı hem davalı Kurum kayıtlarından hem de tanık beyanlarından anlaşılmakta olup sürekli işçi pozisyonundaki çalışanların meslek kodlarının bildirilmesinde, fiilen yaptıkları iş, mesleki bilgi ve yetenekleri, eğitim düzeyleri ve tecrübeleri ile iş yerinin kadro ve ihtiyaç durumunun dikkate alınması gerekmektedir. Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde davacının yaptığı iş ile SGK'ya bildirilen meslek kodunun farklı olduğu, kurula hukuka aykırı bildirimde bulunulduğu anlaşılmış olup meslek kodunun bilgi işlem ve veri giriş olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davalı Kurum temyiz dilekçesinde; yetersiz ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.
2-Davalı Bakanlık vekili; yetersiz ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının meslek kodunun fiili olarak yaptığı işe uygun şekilde düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı; Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla
10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Dava; meslek kodunun işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna yanlış bildirildiği, fiilen yapılan işe uygun olmadığı, bu hatanın düzeltilmesini talep ve dava etmiştir.
Temyiz edilen kararın meslek kodu uyuşmazlığının sosyal güvenlik mevzuatını ilgilendirdiği gerekçesiyle Dairemize gönderildiği, Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından da davanın gönderme kararındaki gibi sosyal güvenlik hukukunu ilgilendirdiği kabul edilmek sureyle işin esasının incelenmesi sonucu onama kararı verilmiş ise de aşağıdaki gerekçelerle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.
Meslek kodları Türkiye İş Kurumu tarafından Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’nün “Milli meslek sözlüklerinin hazırlanması ve kullanılması” yönündeki önerileri baz alınarak uluslararası mesleki sınıflama sistemi olan ISCO-88 (International Standard Classification of Occupational) ile uyumlu olarak belirlenen meslek unvanların sınıflandırılmasına yarayan kod sistemidir. Söz konusu kod sistemi ulusal iş gücü piyasasında yer alan mesleklere ilişkin verilerin etkin bir şekilde toplanabilmesi ve toplanan bu verilerden yola çıkarak ulusal meslek standartlarının oluşturulması, iş gücü piyasasının meslekler açısından ne şekilde bir yapıya sahip olduğunun belirlenmesi ve iş gücü piyasasına ilişkin politika üretiminde kullanılmaktadır.
İşverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilen sigortalı işe giriş bildirgelerinde ve aylık prim ve hizmet belgelerinde meslek kodunun girildiği bölümlere işverenler çalıştırdıkları sigortalı için geçerli olan kodu girilmekte ve sigortalılara ilişkin işverenlerce girilen meslek kodları Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kayıt altına alınmaktadır.
5510 sayılı Kanunun 102. maddesine 15.07.2016 tarih 6728 sayılı Kanunun 51. maddesi ile “ Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır” şeklinde düzenlenme yapılmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu işverenlerce yapılacak başvuru ile hatalı meslek kodu düzeltme işleminin gerçekleştirilebilmekte, fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanmaktadır. İdari para cezalarına itrazlar ise idari yargıda çözümlenmektedir.
Bireysel iş hukuku açısından meslek kodu bildirimi işçinin yaptığı iş, çalışma koşulları, sendika açısından tabi olduğu iş kolu ve yetkili sendika tespiti için önemli olup; sosyal güvenlik hukuku açısından ise, prime esas kazanç tespiti ile fiili hizmet zammı konusunda önemlidir. Bu ayırımı doğru belirlemek uyuşmazlığın hangi mahkeme, hangi yargılama hukuku uygulanarak, hangi delillerle çözüleceği bakımından önemlidir. Sayın çoğunluk bu ayırımı yapmaksızın meslek kodunun yanlış bildirilmesinin 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinde idari para cezasına tabi tutulmasını sosyal güvenlik hukukunun uygulaması için yeterli görmüş, hizmet tespiti davalarından uygulanan re’sen araştırma ilkesini uygulama yoluna gitmiştir. İşveren tarafından eksik veya zamanında yapılmayan bir işleme, idari para cezası uygulanması onun sosyal güvenlik kapsamına alınmasını gerektirmez. İşverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı sorumluluklarının belirli zamanlarda ve belirli şekilde yerine getirilmesini amaçlamayan idari para cezasının iptaline yönelik davalar idari işlem olarak idari yargıda çözümlenmekte olup, bir işleme yaptırım uygulanması onun sosyal güvenlik davası olmasını gerektirecek bir sonuç doğurmayacaktır.
Bireysel iş hukukunu ilgilendiren davalarda; işçiye çalıştırılan işe uygun ücret ödenmediği, vasıflı işlerde çalışmasına karşın kadroyu alınırken meslek kodunun hatalı bildirildiği, vasıflı işlerde çalışmasına karşın toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak vasıfsız işte görevlendirdiği, toplu iş sözleşme hükümlerinin uygulanmadığı gibi gerekçeler ile yapılan işe uygun meslek kodunun düzeltilmesi talep edilmektedir. Bu uyuşmazlıklarda verilen kararların temyiz incelemesi Dairemizin görevinde olmayıp Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin görevindedir.
Sosyal güvenlik hukuku açısından, sadece eksik bildirilen prime esas kazançların veya fiili hizmet süresi zammı tespitini amaçlayan meslek kodu düzeltme taleplerine ilişkin davalarda, işveren yanında Sosyal Güvenlik Kurumun da davaya dahil edilmek suretiyle yargılama yapılacak, temyiz incelemesi de Dairemiz tarafından yerine getirilecektir. Prime esas kazancın tespiti davasında, işveren tarafından sigortalıya yapılan ücret ödemelerinin tamamının Kuruma prime esas kazanç olarak bildirilmediği, fiili olarak ödenen gerçek ücretin tespiti ile bu ücret üzerinden sigorta primi kesilmesi, dolayısıyla daha fazla aylık alınması amaçlanmaktadır. Fiili hizmet süresi zammına yönelik meslek kodu ise sigortalıya fazladan pirim ödeme gün sayısı kazandırmakta olup sigortalının sigortalılık durumlarını doğrudan etkilemektedir. 5510 sayılı Kanunda veya başkaca bir kanunda meslek koduna göre ücret belirleneceği ve buna bağlı olarak prime esas kazanç bildirileceğine yönelik hiçbir düzenleme bulunmamakta olup, sadece meslek kodunun değiştirilmesi prime esas kazancın değiştirilmesini sonucunu doğurmayacaktır.
Somut olayımızda davacı, davalı Bakanlık iş yerinden Kuruma bildirilen “temizlik görevlisi” meslek kodunun hatalı olduğunu belirterek yaptığı işe uygun olarak meslek kodunun değiştirilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık konusu tamamen bireysel iş hukukunu ilgilendirmektedir. Davacı, işverenin hasım gösterildiği bir davada bu iddialarını ispat ettiğinde, kesinleşen karar işveren veya davacı tarafından Kuruma intikal ettirildiğinde Kurum tarafından herhangi bir araştırma yapılmadan meslek kodu değiştirilecektir. Sosyal güvenlik hukukunu doğrudan ilgilendiren bir dava olmadığı açık olup davada Sosyal Güvenlik Kurumuna husumet yöneltilmesi hatalıdır. Temyiz incelemesinin de Dairemizce değil 9. Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerekmektedir. Sayın çoğunluk tarafından davanın sosyal güvenlikle ilgili kabul edilerek esası incelenip buna yönelik oluşturulan onama kararına bu nedenle katılamıyorum.