Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/3011 K.2025/11383
10. Hukuk Dairesi 2024/3011 E. , 2025/11383 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2206 E., 2022/2384 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/36 E., 2022/78 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı ...ve Savunma Sanayi A.Ş. yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... Loj. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Loj. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 21.11.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı .... adına Av. ... ile davacı adına Av. ... ve davalı ...ve ....San. A.Ş. adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkilinin iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığından bahisle 401.490,67 TL maddi, 19.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davalı...şirketi yönünden kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine, diğer davalı yönünden davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı ... şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin kusursuz olduğu dikkate alındığında hükmedilen tazminatlardan sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, davacının kullandığı makine ve ekipmanların kurulumu ve her türlü bakımından dava dışı ...Ziraat Makinaları A.Ş. ile bina maliki olması nedeniyle ...ve Savunma Sanayi A.Ş.’nin sorumlu olduğunu, davacının soruşturma aşamasında kendisine iş güvenliği eğitimi verildiğini beyan etmiş olmasına rağmen müvekkiline eğitim verilmediği ve denetim yapılmadığı gerekçesiyle kusur verilmesinin hatalı olduğunu, kazada alınması gereken güvenlik önlemlerine riayet etmeyen ve kendisine verilen koruyucu ekipmanları kullanmayan davacının asli kusurlu olduğunu, SGK Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet oranı tespitine ilişkin raporlardaki çelişkiler giderilmeksizin karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki maddi tazminat hesaplamalarının çelişkili olduğunu, kök ve ek raporlar arasında fahiş fark bulunduğunu, bu farkların özellikle iskonto oranındaki değişiklikten kaynaklandığını, Yargıtay içtihatlarına göre %5 olarak kabul edilen iskonto oranının ek raporda %10 olarak uygulanmasının pasif dönem zararında yaklaşık 70.000,00 TL’lik farka yol açtığını, bu çelişkilerin ancak yeniden bilirkişi raporu alınarak giderilmesi gerekirken ek rapora itibar edilmesinin ve istinaf itirazlarının bu yönde dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda TRH-2010 yaşam tablosuna göre yapılan bakiye ömür tespiti üzerinden hesaplama yapılmasının da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı ... şirketi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından, mahkemece alınan 16.07.2021 tarihli kök hesap raporunda davacının maddi zararı 341.888,92 TL olarak belirlendiği, kök hesap raporunun davacı vekiline 15.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça rapora itiraz edilmediği, davalıların itirazları üzerine 05.10.2021 tarihli ek hesap raporunun düzenlendiği, ek hesap raporunda davacının maddi zararının 401.490,67 TL olarak belirlendiği, mahkemece ek hesap raporuna itibar edilerek sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir Kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK'nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E., 2006/527 K., 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)
Somut olayda, davacı tarafça kök hesap raporuna karşı bir itiraz ileri sürülmemiş olmasına karşın ek hesap raporunda belirlenen tutar üzerinden, davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak aşılarak karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Davalı ... Ltd. Şti. avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.