Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/9542 K.2025/11273
10. Hukuk Dairesi 2025/9542 E. , 2025/11273 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/689 E., 2024/2800 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/278 E., 2022/325 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının, inşat mühendisi olup ekte sunulan .... Noterliğinin 17.12.2014 tarih ve 44012 yevmiye nolu “şantiye şefi sözleşmesi” gereği davalı işverenin müteahhitliğini yaptığı ...mahallesi 95191 ada 20 parselde kayıtlı arsa üzerinde inşa edilen villa inşaatında 2015 yılı ocak ayından 2018 yılının Ağustos ayına kadar aylık 2.800,00 TL brüt ücretle şantiye şefi olarak çalıştığını, bu hususun şantiye şefi sözleşmesi ile birlikte Pursaklar belediyesinden istenecek yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi ile ortaya çıkacağını, davalı işverenin çalışma süresi boyunca müvekkilinin sigorta primlerini ödemediği gibi belirlenen ücreti de ödemediğini, davalı işveren ile davacı aynı zamanda 2012 yılından 2018 yılına kadar kendilerine ait şirketleri üzerinden iş ortaklığı yaptıklarını, fakat davacının inşaat mühendisi olması sebebiyle davalı işverenin hem şahsına ait dava konusu işte hem de davalı işverene ait................ Taah. Nak. Gıda Day. Tük. Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin yaptığı inşaatlarda aylık 7.000 TL ücretle şantiye şefliği yaptığını, dava konusu işin diğerlerine nazaran daha küçük ve daha az mesai gerektiren bir iş olması ve haftada 1 gün mesai ayırması sebebiyle brüt 2.800 TL üzerinden anlaştıklarını, dava konusu iş ile ilgili işçilik alacakları davası açılacağından işbu hizmet tespiti davasının açma gereği doğduğunu beyanla, davacının davalı işverenin ...mahallesi 95191 ada 20 parselde kayıtlı arsa üzerinde inşa edilen villa inşaatında 2015 yılı Ocak ayından 2018 yılının Ağustos ayına kadar şantiye şefi olarak hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davalının yetkilisi olduğu .... Taah. Nak. Gıda Dayanıklı Tük. Malları Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı taraf arasında iş ortaklığı kurulduğunu, iş ortaklığı ile birlikte tarafların bir süre birlikte iş yaptıklarını, iş ortaklığı dışında herhangi bir işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, şantiye şefi sözleşmesinin varlığının da çalışma olgusunu göstermediğini, iddia edildiği gibi 2 yıl 8 ay gibi bir süre sigortasız çalıştırılma iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, şantiye şefinin haftada 1 kere şantiyeye uğramasının mümkün olmadığını, şantiye şefi sözleşmesinde işin süresinin 24 ay olmasına rağmen davacının farklı tarihler arasında çalışma iddiasında bulunduğunu, çelişkili olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili aşamalarda özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı, ....Noterliğinde düzenlenen 17.12.2014 tarihli, 95191 Ada 20 Parsel sayılı taşınmazda yapılacak inşaatta birinci yıl için 2.800,00 TL brüt ücret üzerinden 24 ay süre ile şantiye şefi olduğuna dair şantiye şefliği sözleşmesini sunmuştur.
Taraflar arasında her ne kadar şantiye şefliği sözleşmesi yapılmış ise de davacının inşaatta şantiye şefi olarak çalıştığına dair kanıt elde edilememiştir. Diğer yandan bordro tanığı ve komşu iş yeri tanığı da tespit edilememiştir. Davacının tespitini istediği dönemde birden fazla iş yerinde inşaat mühendisi ve şantiye şefi olarak çalıştığı hususu da gözetildiğinde dava konusu iş yerinde iş ortaklığı kapsamında çalıştığı kanaati Mahkememizde oluşmuş ve kanıtlanamayan davanın reddine ilişkin hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre somut olayda, Ankara 36. İş Mahkemesinin 2019/477 sayılı dosyasında ve Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/588 sayılı dosyasında dinlenen tanık beyanlarından ve davacının çalışma iddiasını doğrulayan başkaca resmi belgeye rastlanmadığından, ispatlanamayan davanın reddine dair kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı " gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle,
1. Taraflar arasındaki ortaklığın davalıya ait .... Taah. Nak. Day. Tük. Ltd. Şti üzerinden olup, huzurdaki davanın konusunun ise davalının kendi şahsı adına yaptığı ayrı bir iş olan ve müvekkilinin şantiye şefi olduğu inşaata ilişkin olup müvekkilinin ortaklık yaptığı davalıya ait inşaat şirketi ile bir ilgisinin olmadığını, hal böyle iken, davalının şahsına ait bir inşaatta şantiye şefi olarak çalıştığı ispatlandığı halde salt aralarındaki ortaklık gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,
2. Mahkemenin red kararına gerekçe olarak müvekkilinin aynı anda birden fazla inşaatta şantiye şefi olarak çalışmasını gösterdiğini, ancak Resmi Gazete yayımlanan 02.03.2019 tarih ve 30702 sayılı "Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik" in 7/3. maddesi uyarınca "(3) Şantiye şefi aynı anda en fazla beş ayrı yapım işinin şantiye şefliğini üstlenebilir." hükmü gereği yasal olarak bu duruma cevaz verildiğini,
3. İlk Derece Mahkemesince 2014-2019 yılları arasındaki Yapı Kullanım İzin Belgelerinin ilgili Belediyeden istenilmesi gerekirken bu yapılmadan eksik araştırma ve inceleme ile hatalı şekilde hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.