Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3855 K.2025/11257

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3855 📋 K. 2025/11257 📅 03.07.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/3855 E.  ,  2025/11257 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/214 E., 2024/305 K.
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin geçirmiş olduğu iş kazası nedeni ile malül kaldığını ileri sürerek; maddi ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı...vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Dairece özetle; “...bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması hâlinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceğinin kabul edilmiş olması karşısında birleşen davada hüküm altına alınan maddi tazminat alacaklarına dava dilekçelerinde talep edildiği gibi kaza tarihinden faiz işletilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde dava dilekçesinde istenen miktara dava tarihinden, artırılan miktarlara ise artırım tarihlerinden itibaren faiz işletilmesine dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur...” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Kararda özetle: “...davanın açılmamış sayılmasına,” dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Eldeki dava dosyası incelendiğinde davanın taraftarca takip edilmemesi sebebiyle dosyanın bir kez işlemden kaldırıldığı ve akabinde davacının yenileme talebinde bulunması üzerine dosyanın kaldığı yerden devam ettiği ve Mahkemece 21.11.2024 tarihinde davacının davayı takipsiz bıraktığı gerekçesiyle HMK m. 320/4'e göre davanın anlaşılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir. Dosya içindeki belgelere göre 30.04.2024 tarihinde Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından bozulan karar üzerine, mahkemece tensip tutanağı ile 21.11.2024 tarihine duruşma günü verildiği ve ilgili tensip tutanağının davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekilinin ise 17.09.2024 tarihli dilekçe ile davacı vekilliğinden istifa ettiğini ve ilgili durumun davacı asile bildirilmesini Mahkemeye iletmesine karşın, Mahkemece anılan hususun davacıya bildirilmeksizin yapılan ilk duruşmaya davacının katılmadığından ve dosyayı takip etmediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de Mahkemece davacı vekilinin çekilme dilekçesi ve yeni duruşma tarihinin davacıya bildirilmesi sonrasında davaya devam edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1.Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
2.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
3.Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.