Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/8251 K.2025/11116

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/8251 📋 K. 2025/11116 📅 02.07.2025

10. Hukuk Dairesi         2025/8251 E.  ,  2025/11116 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/445 E., 2024/586 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacıya ait erkek kuaförü işyerinde 08.01.2019 tarihinde Kurum tarafından yapılan denetimde ...'nın fiilen çalıştığının tespit edildiğini, bu tespitte sadece ...'nın beyanına başvurulduğunu, çırak olduğunu ve 6 yıllık kesintisiz çalışmasının söz konusu olmadığını beyanla Kurum tarafından tahakkuk ettirilen 24.456,72 TL prim borcunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dahili davalı davaya cevap vermemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. 10. Hukuk Dairesinin bozma ilamında; davacı işyerinde çalışmadığı iddia edilen sigortalıya husumet yöneltilmesi ve bu kapsamda davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; Kurum işleminde çalışmaları iptale konu edilen sigortalının davaya dahili sağlanmaksızın yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozmayı gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B- İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, ...'nın 2016 Eyül ayı itibari ile kalfalık belgesi aldığı, bu hali ile 2016/9. ay ve sonrasında çırak sayılamayacağı, emniyet araştırması ile de ...'nın 2016, 2017 ve 2018 yılında davalı yanında çalıştığının sabit olduğu, ...'da, bozma ilamı öncesi alınan beyanında çalışma iddiasını kabul etmiş olup, davacı tarafından aksini ispatlar delil de sunulmadığı,emniyet araştırma sonucu ile çelişen davacı tanık anlatımlarının tek başına çalışma iddiasını, bu hali ile davacının belirtilen dönemde başkaca çalışanının olmaması da gözetildiğinde, ...'nın kalfalıktan sonra 2019 yılı başına dek davalı yanında çalıştığının anlaşıldığı ve davalı Kurumun Ekim/2016 ile Aralık/2018 arası prim borcu ve gecikme zammına ilişkin borç tahakkukunda hukuka aykırılık olmadığı tespit edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davanın kabulünün gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 391/1., 370 ve 371. maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86. ve 59. maddesi hükümleri
2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.