Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3349 K.2025/10774
10. Hukuk Dairesi 2025/3349 E. , 2025/10774 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 12.09.2018
SAYISI : 2024/1612 E., 2024/1384 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/746 E., 2024/215 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Haziran/2001'de davalıların yanında hamur kesme ustası olarak işe başladığını, 2011 yılının Eylül 14'üne kadar işyerinde kesintisiz ve aralıksız olarak çalıştığını, bu çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; vergi kayıtlarına göre müvekkili .. ... ... 01.04.1992 tarihinde fırın imalatı işin başladığını, 31.12.1996 tarihinde işi bıraktığını, daha sonra 24.12.2002 tarihinde işe başladığını, 31.12.2007 tarihinde işi bıraktığını ve daha sonra hiç çalışmadığını, diğer müvekkilinin ise 01.07.2010 tarihinde işe başladığını, anılan sebeplerle davacının 2001yılından itibaren müvekkiline ait işyerlerinde çalışmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın tespitini istemiş olduğu 2001 yılından bu yana çalıştığı iddiasının hiçbir belgeye ve delile dayanmadığını, ayrıca hizmet tespitini kabul etmemekle birlikte 5 yılı geçen sürelere ilişkin taleplerinin hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davacının müvekkillerinin yanında 01.08.2010- 05.09.2011 tarihleri arasında çalıştığını ve bu çalışmalarının sigortalı olarak gösterildiğini, alacak taleplerini kabul etmediklerini, davacının sigortalı çalıştığı sürelerde de 01.00-07.00 arası çalıştığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hizmet tespiti istenen dönemlerde bir başka sosyal güvenlik kurumuna bağlı sigortalı olabileceğinden bu sürelerde sigortalı olup olmadığının tespitinin gerektiğini, ayrıca işsiz olarak Devletten herhangi bir yardım alıp almadığının ve yeşil kartı ile sağlık yardımlarından faydalanıp faydalanmadığının da tespitinin gerektiğini, davacının 2001 yılı Haziran ayından 14.09.2011'e kadar diğer davalıya ait iş yerinde çalıştığını iddia ettiğini, davacının Kurum kayıtlarında bulunan ve işveren tarafından verilmiş işe giriş bildirgesi dışında daha öncesine ait başka bir çalışmasının olmadığını, davacının iddialarının delil oluşturacak kanıtlardan yoksun olduğunu, ayrıca SSK Kanunu gereği çalışmasının aynı işverene bağlı olarak devam etmediğinden 5 yılı geçen hizmet taleplerinin zamanaşımına uğradığını, işverenin kabulünün davanın ispatı için yeterli olmadığını, tespit talebine yönelik olarak gerekli araştırmaların yapılmasını, şikâyeti olmayan davacının bu davayı açmasında iyi niyetli olduğundan söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı yönündeki itirazların Mahkemece dikkate alınmadığını, talep edilen tarihlere ilişkin dönem bordrosu bulunmayan davacının fiili çalışmasının olmadığını, davacının hizmet tespiti istenen sürelerde bir başka sosyal güvenlik Kurumuna bağlı sigortalı olup olmadığının tespiti yönündeki itirazlarının da Mahkemece araştırılmadığını, bilirkişi raporunda davacı tanıklarının soyut beyanları esas alınırken, davalı taraf tanıklarının beyanı güvenilir olmadığı gerekçesi ile dikkate alınmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Kurum aleyhine 6552 sayılı Kanun uyarınca yargılama gider ve masrafları ile vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken müvekkil Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu kararın bu yönü ile de bozulması gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.