Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5096 K.2025/10280
10. Hukuk Dairesi 2024/5096 E. , 2025/10280 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1492 E., 2023/2519 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/92 E., 2022/159 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının TSK emrinde görev yapmakta iken Kara Kuvvetleri Komutanlığının 29.05.2017 tarihli genel atamalarıyla tercihleri arasında yer almayan ......Des. Bi. MEBS Tk. Tlis. ve Uydu İşlt. Ks. (Uydu Sis. İşltn.) Komutanlığı emrine atandığını, terörle mücadele bölgesinde bölücü terör örgütü mensuplarıyla girmiş olduğu terörle mücadele operasyonu ile bundan önce katıldığı 3 terör operasyonu, diğer asayiş görevleri, operasyonlar ve mesleki stresörlerin kendisinde yarattığı travma sebebiyle ... Hastanesi tarafından davacı hakkında organik olmayan psikoz tanısı konularak TSK'da görev yapamaz kararı verildiğini, adi malul olarak emekli edildiğini, askerlik görevinin sebep ve tesiri ile bu şekilde malul duruma düştüğünü, olayın ardından müvekkiline 3713 S.K. hükümlerine göre vazife malulü emekli aylığı bağlanması için yaptıkları 13.02.2019 tarihli başvurunun davalı Kurum tarafından 60 günlük yasal süre içerisinde herhangi bir cevap verilmeyerek zımnen reddedildiğini, dava konusu Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, Kurum işleminin iptalini, davacıya 3713 S.K. hükümlerine göre vazife malulü emekli aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, derdestlik, husumet, görev, zamanaşımı itirazlarında bulunmuş, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacının, Mu. Uzm. Çvş. ...'ın Mardin/... 4.Hd. A.2. Hd. Tb. Kh. ve Hiz. Bl. Mebs Tk. TlIs. İşlt. K.lığı emrinde görev yapmakta iken Kara Kuvvetleri Komutanlığının 29.05.2017 tarihli genel atamalarıyla tercihleri arasında yer almayan ... Tb. Kh. Des. Bi. MEBS Tk. Tlis. ve Uydu İşlt. Ks. (Uydu Sis. İşltn.) komutanlığı emrine atandığı, ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 12.07.2018 tarih ve 7185 sayılı raporda davacıya "Kronik Nitelik Kazanmış Karışık Anksiyete ve Depresif Bozukluk" tanısı konulduğu, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamayacağı ve silah kullanma ve bulundurmasında sakınca bulunduğunun belirtildiği, bu rapor Kurum Sağlık Kurulunca 20.10.2018 tarihinde incelenerek "7352 sayı ile 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesinin 1. fıkrası uyarınca malul olduğuna, başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olmadığına, 12.07.2019 tarihinde kontrol muayenesi gerektiğine" şeklinde rapor düzenlendiği, bu rapora istinaden davacının emekli edilerek 15.10.2018 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, 13.02.2019 tarihli dilekçesi ile vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması talebinde bulunması üzerine Kurum sağlık kurulunun 22.04.2019 tarihli kararı ile hastalığının vazifesinin neden ve etkisi ile meydana gelmediğine karar verilerek talebinin reddedildiği, davacının yeniden ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği, burada düzenlenen 19.04.2019 tarihli raporda davacının rahatsızlığı kronik nitelik kazanmış anksiyete ve depresif bozukluk olarak değerlendirildiği, bu rapora istinaden Kurum sağlık kurulunun 19.06.2019 tarihli sağlık kurulu kararı ile davacının 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesinin 1. fıkrası uyarınca malul olduğuna, kontrol muayenesi gerekmediğine, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığına karar verildiği Mahkemece davacının Adli Tıp Kurumuna sevk edildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun gerekçeli ve denetime elverişli şekilde düzenlenen 03.11.2021 tarihli raporunda, davacıda maluliyetine neden olacak mahiyette psikopatoloji tespit edilemediği, kronik nitelik kazanmış anksiyete ve depresif bozukluk rahatsızlığının oluşumunda biyopsiko sosyal etmenlerin rol oynadığının bilindiği, askerlik görevi sırasında başlayabileceği veya alevlenebileceği ancak askerliğin sebep ve tesiri altında ortaya çıktığının tıbben söylenemeyeceği, maluliyetinin bulunmadığı ve vazife malulü sayılamayacağının belirtildiği anlaşılmakla, bu rapor Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunarak davacıda tespit edilen anksiyete ve depresif bozukluk rahatsızlığının askerlik vazifesinin sebep ve tesiri altında ortaya çıktığı tespit edilemediğinden davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacıya tanısı konulan anksiyete ve depresif bozukluk rahatsızlığının askerlik vazifesinin sebep ve tesiriyle meydana geldiğinin kanıtlanamadığı, bu nedenle 3713 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesi gereğince vazife malullüğü hükümlerinden yararlanması mümkün olmadığından davanın reddine dair Mahkeme kararı yerinde olmuş, bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3713 sayılı Kanun hükümlerine göre vazife malüllüğü aylığı bağlanması talebini reddeden Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.